Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
210
 

Bire bir yaşanmıştır

Dünyanın bin bir hali, vardır. Bugünün varlığına çok güvenen insanlar oluyor. Başına geleceklerden habersiz, bugün düşmüş olanın yarın yükseleceğine akıl erdiremiyor.

Çünkü hayatı gerçek anlamda -ağılayamıyor.

Kimileri hayatın akışında mutludur, etrafında çok insan vardır. Hürmet edilir. Hükmü geçmektedir. Kudretinin kaynağı devlet olmasına rağmen kendi özel imkânlarının sonucu gibi görür.

Devletin halka hizmet için verdiği imkânları nefsi için kullanır.

Kimi insan çalışkandır. Aynı zamanda başarılırdır da fakat çevresi yoktur. Varsa da umursamaz. Olursa kendi bileğimin gücüyle olsun der. Fakat hakkı olmayanlar haklıdan daha çok hak iddia ederler.

Garibime giden olaylardan birisi de Allah evlatsızlıkla imtihan ettiği kullarının daha menfaatperest, daha ezici, hak hukuk tanımayan fıtrata sahip olmalarıdır.

Tarihi kişilerde de bunu görüyoruz. Kişinin mirasçısı yok. Kendi malını kendi yiyemeyecek, harcayamayacak fakat on evladı olan kişiden daha hırslı, daha fütursuzlar.

Bazı kişilerinde sağlık bakımından şansları gülmeyebiliyor. Sıkıntı yaşanmaya başlayınca toplumun kulakları açılıyor. Kimse Allah’ dan ya rabbi beni hasta demez. Talihsiz insan çoktur. Hastalar için demiyorum.

Çalışanlardan birisi ilaç kullanmaktadır. Mesleğinde kalitelidir. Çalışkandır. Fakat Allah hediye olarak küçük rahatsızlık vermiştir.

Rahatsız olan memur kurum içi açılan sınavda başarılı olur. Hatta sağlıklı gözüyle bakılan kişilere fark atmıştır. Memurun başarılı olması yetmeyecektir. Memur sınavı kazandığına pişman olur.

Yaygara başlamıştır.

Adam rahatsız, idari mekanizmaya gelmemelidir. Bunu diyenlerde Müslüman olduklarını söyleyenlerdir. Müslümanlık sadece selamla olmadığını buradan da söyleyelim. Sendika kaydıyla da olmuyor.

Çünkü bizim peygamberimizin müezzinin birinin ama olduğunu bilmiyorsa kişi ne kadar müslümandır? Önemli vazifelere atananların engellerinin olduğunu bilmeyen kişi sözde müslümandır.

Müslüman olduğuna göre hayır ve şerrin Allah tarafından yaratıldığı bilmek zorundadır.

Günün birinde amiri hastalığından dolayı ilaç alan görevlisine der ki; arkadaş sen en yüksek puanı almışsın. Olabilir fakat ben senle çalışmam. Elimden geleni yaparak sana idari görev verdirmeyeceğim der.

Dediği gibi yapar idareci puan üstünlüğü yerle bir olur. Az puanlı kişi memur idari makama geçer.

Gecelerin ıssızlığında beyaz dualarla Allah’ım çalış kulum dedin çalıştım. Fakat verdiğin hediyeni aleyhte kullandılar sen bilirsin der.

Hastalık senden gelir, sağlık senden gelir. İnancım tamdır. Fakat müslümanım diyerek şu kişinin yaptığının muamelesini sana bırakıyorum der.

Makamdan inmiştir o idareciliği önleyen zat. Kısa zaman sonra da Allah o kişiye dermansız dert verir. Devletin verdiği hakkı kimse kullardan sakınmamalıdır.

Allah büyüktür. İmamı azam inanmayan birine demişti. Seni indiriyor, beni yüceltiyor diye.

Allah kullarını ayıplayanları, bilerek kul haklarına tecavüz edenlerin hesabını görür.

Allah adildir. Kimsenin ahını kimse de bırakmaz. Sadece süre verir.

Siz siz olun hak sahibinin hakkını gözetin.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 370
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 655
Kayıt tarihi
: 12.07.08
 
 

Mehmet Şener 1964 doğumluyum, Burdur-Gölhisar'da yaşıyorum. Doğum yerim Burdur/Atınyayla . Lisans..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster