Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '08

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
430
 

Bireysel silahlanmaya hayır!

Bireysel silahlanmaya hayır!
 

Bireysel silahlanma alarm verecek boyutta. Bazı düğünlerde otomatik silahlar ateşlenmekte, bazı maçlardan sonra ''maganda'' kurşunları masum hayatlara mal olmakta. Hayat pahalılığı, geçim sorunları, işsizlik ve adaletsizlikler, zaten toplumun ruhsal dengesini ''patlatacak'' kertede germiş bulunmakta.

Kentlerimizde adeta suç patlamasının yaşanıyor olması kuşkusuz güvenliğin kişiselleştirilmesine dönük arayışları da zorluyor. Ama bu yol bir yerlere çıkmıyor!

Gerçekte, bir toplumdaki her türlü yetersizliğin, yetmezliğin, örselenmişliğin, itilmişliğin barut fıçısı haline getirdiği vahşi dürtüler, gerçek hedefi şaşmış yıkıcı bir saldırganlıkla birleşiyor; çekiyor silahı; “vuruyor” ! Sonra da çoklukla ''oturup ağlıyor''.

Namlunun ağzına sürülen öfke, ateşini kusarak masum hayatları almakta…

Rol modellere bakın; bir adım ileri gidilmemiş senaryolara, beyaz cama yansıyan dizilere bakın; sözde sanatçılara bakın; hatta kimi milletvekillerine; nasıl örnek oldukları besbelli!

Oysa, normal koşullarda hasta olsa tanımadığı insana kan verecek derecede sıcak kanlı insanların ülkesinde böyle ''kanlı'' tablolar sergilenmesinin nedenlerinin başında eğitim eksikliği gelir.

Ve acaba Türkiye’nin bu noktaya getirilmesinden sorumlu olanlar rahat uyuyabiliyorlar mıdır?

Bireysel silahlanmanın birkaç avcılık yoğun bölgedeki küçük üretim tesisinin dışında genel ekonomiye katkısı da yok. Bu anlamda silahlanma, ithalat kalemi yükleri arasında kayıtlanmakta. Daha da kışkırtıcı bir şekilde kaçakçılığa ivme katmakta, bu işin tüccarına katma değer, kullanıcısına hapishane, mağduruna kefen olarak geri dönen bir çevrimi dayatmakta.

Şimdi daha yerli yerine oturuyor o deyim: ''Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu'' Tıpkı bazı kimyasalların, eğilimi olan insanların doğasındaki sapkınlıkları artırması gibi...

Hayatında bir dilekçe yazmamış adamın, ayakkabısını bağlayamayan gencin, bir kadına bir çiçek almamış adamın, belinden eline, elinden parmağına tetiklenen mekanizma, en acı sonuçları doğuruyor.

Tabii bu noktaya gelişimizde yerli yersiz afların da yasal boşluklar kadar etkisi olabilir. Suçun cezasız kaldığının düşünülmesi ve suça karşılık gelen cezanın yoksunluğu kadar, düşmanlık yaratan çok az ortam vardır.

Türkiye mutlaka bireysel silahlanmayı alabildiğine sınırlandırmalıdır. Bunun için hangi önlem gerekiyorsa, o, alınmalı ve uygulanmalıdır.

Silaha yersiz sarılmak katillik, silaha sığınmak korkaklık ve silahtan medet ummak iradesizlik ve bunları ''seyretmek'' ise, iktidarsızlıktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet, dediğiniz gibi silaha sarılmak korkaklık. Yürekten katılıyorum size. Selamlar, saygılar. ŞEMSETTİN MURAT

ŞEMSETTİN MURAT 
 13.11.2008 20:32
Cevap :
cok tesekkur ederim. sozlerimiz var silahtan ustun ve "soz ola barışı kestire" diyen, o barışçıl gelenek bizim; Yunus'tan Mevlana'ya bu diyar, hepimizin. Bir gün gelecek, Afrika'da bebekler, tatbikatlara para harcanmadığı ve sağlığa ve aşıya ve annalara ve bebeklere kaynaklar aktarıldığı için, ölmeyecek; insanca yaşayacak... saygılarımla. rbk  13.11.2008 21:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 374
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 480
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Merhaba! Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel olgularla ulusal ve evrensel düzlemde ilgilenme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster