Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
529
 

Bireysel silahsızlanma

Bireysel silahsızlanma
 

BİREYSEL SİLAHSIZLANMA İÇİN UĞRAŞ VERENLER


"Silah öyle bir araçtır ki, tetiği çeken tabii ki parmaktır ama parmağı da tetik çekiyor"

Adana’da, 11 yaşındaki küçük kızın babasının tabancasıyla annesini öldürmesi çok dramatik bir olay.

Hala gazetelerin 1. sayfalarında yer alıyor.

Küçük kızın yaşam öyküsü ve olayın nedenleri irdelenmeye çalışılıyor.

MB de de bu konuda çok güzel iki blog yayımlandı.

Sevgili Ayrıntıda Gezinmek ve Sevgili Gülgün Karaoğlu yazılarında farklı bakış açılarıyla , fakat anne ve kadın olma duyarlılığı ile konuya dair görüşlerini yansıttılar .

Bu sayfanın okurlarından hala göz atmayan var ise mutlaka okumalarını öneririm.

Ben sadece bu son olay değil, tespih tanesi gibi peşpeşe dizilen şiddet olaylarının tümüne dair bir noktaya vurgu yapmak istiyorum.

Ülkemizde şiddet olaylarında gözle görülür bir artış yaşandığı kanımca açıkça ortada.

Son bir ayın olaylarını anımsamak bile bu yargıya varmak için yeterli görülüyor.

Gene çok bilinen ve çokça da yakınılan başka bir konu da toplumda yaygın silahlanma eğilimi.

Maçlardan sonra, asker uğurlamalarında, düğünlerde yaygın olarak “ maganda kurşunu “ denilen rastgele ateş etmelerle yaralanan ve ölenler de herkesçe bilinen bir başka yürek acısı.


İki ile ikiyi toplayalım ve sonucu söyleyelim :

“ Toplumda silahlanmanın bu denli yaygın olması, diğer etmenlerle birleştiğinde, kolaylaştırıcı olması bakımından, şiddetin artmasında önemli bir etkendir.

Çünkü silah, bu tür şiddet olaylarını kolaylaştıran ve çağıran bir araçtır.

Ortamda silah varsa bir gün mutlaka patlar.

Bu anlamda ateşli silah, mevcut yegane işlevini yerine getiriyor.

Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı’ nın sözleriyle vurgularsak,

“Silah öyle bir araç ki, tetiği çeken tabii ki parmaktır ama parmağı da tetik çekiyor.”

Araştırmalar açıkça gösteriyor ki, bir ortamda silah varsa orada cinayetin veya intiharın meydana gelmesi olasılığı oldukça yüksektir.

Bir ortamda en kolay ulaşılabilir durumda olan öldürücü araç ne ise suçlar ağırlıklı olarak onunla meydana gelmektedir. “ ( 1 )

“ Ateşli silahların suçu çağırdığına, suç işlemeyi ya da intiharı kolaylaştırdığına dair bir bilimsel kanıtı Prof. Kağıtçıbaşı şöyle anlatıyor:

“ Çok bilinen bir sosyal psikoloji laboratuar araştırması var. Berkovitz ’ in yaptığı tamamen kontrollü bir araştırma. Bir grup denek var, üniversite öğrencileri, genç yetişkinler...

Onları bir yerde bekletiyorlar. Öyle bir ortam var. Ve burada tek manipülasyon şu; odada tesadüfen bırakılmış gibi duran objeler var. Bir raket ve bir silah... Öylece, sanki deneyle alâkası yokmuş gibi, unutulmuş gibi duruyorlar. Tek manipülasyon bu; ya raket, ya silah! Bir süre sonra deneklerin beklemekten sinirleri bozuluyor. O durumda yanında raket duranlar saldırganlık göstermiyor, ama silah duranlar saldırganlık gösteriyor... Ki burada bekleyenlerin hepsi üniversite öğrencisi, çeşitli özellikler bakımından benzer insanlar.

Tek değişken durum; raket veya silaha yakınlık.

Başka değişen hiçbir şey yok. Bu da şunu gösteriyor ki; silah bir ipucu, bir işaret.

Yani silah bir şeyi çağrıştırıyor. Neyi çağrıştırıyor? Şiddeti. Çünkü silah kendisi bir şiddet aracı olduğu için bir yerde insanı şiddete doğru yönlendirici bir rol oynuyor.” ( 1 )

***

Bireysel silahlanmanın yollarının zorlaştırılması gereklidir.

Evde silah bulunduranlar bundan vazgeçemiyorsa bunları zor ulaşılabilir, ulaşıldığında kolayca kullanılamayacak şekilde muhafaza etmelidir. Ateşli silahların sahipleri, bu silahlar üzerindeki denetimlerini arttırdığında; yani ulaşılması zor yerlerde, kilitli kutularda, parçalara ayrılmış şekilde muhafaza ettiklerinde, kazaları, öldürme ve yaralama riskini en aza indirmiş olurlar.

***

Bilindiği üzere, silah sanayisinin en gelişmiş olduğu ülkelerden biri olan Amerika, bireysel silahlanmanın da, ateşli silahlarla suçların da oldukça yaygın olduğu bir ülkedir.

Bu ülkede, ‘Silah bulundurmak insan hakkıdır’ diyenler ve böylece silahlanmayı savunanlar genellikle bu üreticilerdir. Yani, silah satışından kâr sağlamayı ve para kazanmayı insan hayatından önemli görenler…

“ Silahlar serbestçe satılmalı mı, satılmamalı mı ? ” tartışması Amerika’ da yaygın bir tartışma . Sürüyor.

Silahlanmayı savunanlar ‘ Şiddeti yapan silahlar değil, insanlardır’ diyorlar.

Ama bu tümüyle doğru değil.

Prof. Kağıtçıbaşı “ Doğru ama silah öyle bir araç ki, tetiği çeken tabii ki parmaktır ama parmağı da tetik çekiyor. Onu da ortaya koyuyor sosyal psikologlar...

Yani Adana’ daki adamın elinde silah olmasaydı, sekiz kişiyi bu kadar kolay öldürebilir miydi?” diye soruyor.

Aynı soruyu, annesini ateşli silahla öldüren 11 yaşındaki küçük kız için de sorabiliriz:

Evde kolayca ulaşabildiği bir silah olmasaydı, annesini bu kadar kolay öldürebilir miydi ?

***


Ayrıntıda Gezinmek : http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=184763

Gülgün Karaoğlu : http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=184961



( 1 ) Umut Vakfı - http://www.umut.org.tr/

Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı : Koç Üniversitesi Psikoloji Profesörü

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 397
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 3330
Kayıt tarihi
: 25.12.08
 
 

İnşaat mühendisiyim. İTÜ mezunuyum.   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster