Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
517
 

Bireysel ve ulusal tekamülde ego’ nun önemi

Zaman zaman hepimiz söyle bir değerlendirme ile karsılaşmaktayız;

“Bir insanin Ego’ sunun Ulus ölçeğindeki eşdeğeri Milliyetçilik / Ulusçuluktur. Her ikisi de zararlı, kavgaya, çatışmaya götürücü, şeylerdir. Tekâmüle / gelişime (Evolüsyon) değil geri gidişe (Envolüsyon) hizmet ederler”

Bu sözü, Delf Tapınağı’nın girişindeki yazıyı hatırlamadan, aynen kabul etmek bizi yanlışa götürür;

“KENDİNİ BİL VE HİÇ BİR SEYDE ASIRILIGA KACMA”

Nasıl, canlı hücreleri yakarak öldüren Lazer isini için, “Lazer isini insanlar için zararlıdır” diyemezsek,

Ego ve Ulusçuluk için de “Zararlı şeylerdir” diyemeyiz.

Bu nedenle bazı yeniçağ ruhsal tebliğleri ve Hint öğretilerinde yer alan “EGO KÖTÜDÜR” TANIMLAMASI YANLISTIR.

Erdemler ve ilkeler dâhil, her şeyin iki yönü vardır.

Sadece bir yönde bilinçsizce, otomatik uygulamalar bizi tekâmül ettirmez.

Taraf tutmamak değil, dengeli, aşırılığa kaçmadan taraf tutmak gerekir.


Seni sen yapan, diğerlerinden ayıran, essiz benzersiz bir varlık yapan egondur.

Çünkü ego, benlik, kimlik demektir ve ruhumuzun ayrılmaz bir veçhesidir.

Her kötülüğün anası olarak takdim edilen bireysel egomuz olmasa, kendimizi her şeyle bir ve ayni görür ve üzerimize gelen Kamyondan bile kendimizi koruyamayız.

Kötü OLAN SEY, EGO’nun azgın isteklerinin emrine, aklini ve bedenini vermek, üstünlük duygusu sahibi bir megolaman olmaktır.

Kötü OLAN SEY, zayıf bir EGO’nun yol açtığı aşağılık duygusu sahibi bir sünepe olmak, Kendini paspas ettirmektir.

Bunların her ikisi hastalıklı bir egonun ürünüdür ve Psikoloji bilimince düşük özsaygı belirtisi olarak görülürler.

SAĞLIKLI GÜÇLÜ BİR EGO İSE iNSANI öZSAYGI SAHİBİ YAPAR.

Ayni şekilde bir halkı da Ulus haline getiren şey, milliyetçiliktir, Ulusalcılıktır.

Ulus olma bilinci zayıf olan halkları bekleyen şey sömürge olmak ve zamanla asimile olmaktır.

Kemalizm, ölçülü, tüm milletlere saygı duyan, “YURTTA BARIS, DUNYADA BARIS” diyen bir ulusalcılık olup, antiemperyalisttir.

Şoven milliyetçilik ise kendi ulusunu diğer milletlerden üstün görür, devleti saldırgan ve emperyalist yapar.

Dünyada savaşları çıkartan, ölçülü ve diğer uluslara saygılı Ulusalcılık akımları değil, şoven ve emperyalist Ulusalcı akımlardır.

Birey olarak, zaman zaman bir şekilde haksızlığa uğradığımızı, başkalarının söz ve davranışlarındaki hatalar/yanlışlar sebebiyle günahsız kurbanlar olduğumuzu düşünürüz. Üstelik bu tur düşünmekte bazen yüzde yüz HAKLIYIZDIR da. Ulusların başına da böyle şeyler gelir. Zaman zaman bir ulusun sahip olduğu topraklar, petrol, maden, su vb. zenginlikler, başka bir ulusun iştahını kabartır ve silahlı gücü veya finansal araçlarla diğer ülkeyi işgal eder. Mağdur ulus, emperyalist ulus kadar cesur olmaz, tepki göstermezse bu durumdan kurtulamaz

Adına ne dersek deyelim, hak, haklilik, haksizlik gibi durumlar olduğu surece, orta yerde bir "suç" ve "suçlu" da olacaktır.

Bunun sonucunda da hakkin hak edene verilmesini sağlayan "adalet" önemini koruyacaktır. Adaletin olmadığı yerde ise "zulüm" var olacaktır. Varlıkların ve ulusların kendilerine haksiz bir muameleyi layık görenleri, yargılamamaları, eleştirmemeleri, kendilerini savunmayarak zulme, işkenceye, sömürülmeye rıza göstermeleri, onların tekâmül ettikleri anlamına gelmez.

Direnmemek, gelişmişlik/tekâmül değil, "düşük özsaygı" belirtisidir.

Ezoterik bilgilere göre, obsede olmak, ışığının başka ışıklar tarafından örtülmesi, başka şuur alanlarında erimek, Tekâmül etmemek, demektir. Psikolojideki adıyla "aşağılık kompleksi" dir. Kaybetmeyi veya islerin daha da kötüye gitmesini göze alamamaktan kaynaklanır. Nihayetinde de ne kişisel, ne de ulusal bir gelişme söz konusu olamaz. Tam tersine, kişi olarak, kölelik veya ölüm, ulus için ise sömürgeleşme ve/veya asimilasyon (Başka bir ulus içinde eritilme) durumu ortaya çıkar.

Bu sebeple gerek bireysel gerekse Ulusal ölçekte, zulme, Haksızlığa karşı kişisel ve ulusal savunma haklarımız sonuna kadar kullanılmalıdır.

Sevgilerimle.

Tuncay Erciyes

Not: Bir Varlığın, bağımsız bir varlık olarak yaşamını sürdürebilmesi için egoya/(bireysel kişiliğe) sahip olmasını vazgeçilmezdir. “Kendini, haklarını ve fikirlerini, diğerlerine kıyasen çok önemsemek veya önemsememek” gibi aşırılıkları terbiye edilmiş bir ego/nefs, varlığın, yüksek özsaygıya sahip olmasını sağlar. Aşırılıklara sahip bir Ego ise, varlıkta düşük özsaygının oluşmasına sebep olur. Düşük özsaygı da iki türlüdür "Saldırgan tip" (Üstünlük Duygusuna, Megolamaniye dayanan) ve Pasif Tip (Aşağılık duygusuna dayanan) olmak üzere. (Bu konunun ayrıntıları “Özsaygı” isimli yazımda açıklanmıştır)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 4290
Kayıt tarihi
: 11.12.06
 
 

Ayrik otu tohumu ekip, buğday imajinasyonu yaparak, Buğday  hasatı yapabilir misiniz? Her ne ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster