Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
531
 

Biri bizi montajlıyor

Biri bizi montajlıyor
 

Ha böyle olaydım da montajda atalardı beni!


Esasında duşa plastik bir sandalye atıp ılık suyun altında oturaraktan hayallere dalacaksın. İnceden “Odam kireç tutmuyor” türküsünü de mırıldanacaksın. Valla bunu ölmeden önce en az 7 kez yapacaksın ki geriye ölmeden önce yapacağın 93 şey kalacak.

Siyasetten zaten hazzetmezdim son gündemden sonra iyiden iyiye tiksinir oldum. Süpersonik komşum Bahattin amcanın gelecek seçimlerde apartman yöneticisi adayı olmasını ve beni de yönetici yardımcısı yazdırmasını dahi istemiyorum. Çok net söyleyim ki: kasetim filan çıkacak olursa kesinlikle montaj, komple komplo yani.

Balkondan duşa plastik sandalye taşırken aklıma geldi de; o türkünün bi yerinde: “sevda baştan gitmiyor, sarılıp yatmayınca” diyor. Bu noktada verilen mesaj: “her şey sarılıp yatana kadar ondan kelli aşk meşk biter, ilişkiye gösterilen özen sona erer” gibisinden bişey mi? Umarım öyle değildir, eğer öyleyse korkunç bişey dehşete kapıldım, lütfen öyle olmadığını söyleyin.

Dört yıldır taktığım güneş gözlüğünden bıktım usandım, yıldım hatta, ama bir türlü benden sıkılmadı. Zaman içinde 6 kez düşürmeme, 8 kez sağda solda unutmama hatta söylemesi ayıp 3 kez de üzerine oturmama rağmen hâlâ çiziği bile yok. Henüz çiziği bile olmayan güneş gözlüğümü bir ton verip değiştirmeye de vicdanen ve cüzdanen ikna olamıyorum. O değil de cep telefonu olarak da hâlâ antenli Ericsson A 1018 kullanan evrende kaç kişiyiz acaba. Benim tahminim: Kongo’da 6, Honduras’ta 5, başka gezegenlerde 7 ve Türkiye’de 1 olmak üzere toplam 19 kişiyiz. O arkadaşlarla da tanışıp kaynaşmak, icabında bira çakıp, halay çekmek boynumuzun borcudur. (Üşenmeyip yukarıdaki rakamları toplayaraktan sağlama alanları da çok ayrı takdir ediyorum.)

Eğer reenkarnasyon filan varsa ben yeniden gelme hakkımdan feragat ediyorum, isteyen gelsin yeniden doğma hakkımı noter huzurunda kendisine bedelsiz devredeyim. Bu denli kasvetli ve zor bir dünyaya bırakın yeniden gelmeyi, şuandaki daha uzun bir ömür gayretlerini bile anlayamıyorum. Aynı çileleri tekrar çekmektense kendi hiçliğimde sonsuza kadar kaybolmayı yeğlerim.

Şu hayatta makarna ve pilavla ekmek yiyen bir insan görürsem, yeminle söylüyorum o insanı anamdan babamdan ayrı tutmam mümkün değil. Onun tertemiz bir kalbi, pırıl pırıl iyi niyetleri var. Elbette çorapları gri, paltosu kapşonlu ve kuşkusuz en az 2 dişi altın kaplama. Canım benim köyünde yöresinde öyle alışmış bazlamadan vazgeçemiyo. Ben kendim çorbayla cacıkla ekmek yemeyi yeni bıraktım, 7 buçuk ay kadar oldu.

Bir süredir görüşmediğin bi arkadaşını arıyorsun kendi hayatındaki şok gelişmeleri anlatmak isterken onun hayatını allak pullak eden gelişmeleri dinliyorsun. Telefonu kapatırken hıçkırıklarınız birbirine karışıyor, onunki sesli ve ıslak gözlerinden çenesine doğru, seninki nemli ve yakıcı beyninden ciğerlerine doğru akıyor. İçin burkuluyor, içtiğin su bile acımtırak geliyorken sadece yalnızlık ve sessizliğine gömülüp kaybolasın geliyor.

Emin olun şu kasvetli dünyada en büyük kanserojen: ne sigara, ne radyasyon, ne ağır metaller, nede hormonlu gıdalardır. Bence en büyük kanserojen Fenerbahçedir. Gerçi nerde yüzümüz güldü de tuttuğumuz takımda gülsün o da var. Es-Es yada Buca Spor taraftarı olaydım bundan iyiydi. Başta Guiza olmak üzere bu hezimette emeği geçen tüm futbolcu ve teknik heyeti en içten en derin yerlerinden selamlıyorum. Bi de ne çok Bursalı arkadaşım varmış, zalımsonik hepsi de.

Sigara paketlerindeki yazılar FB bayraklarında da konsun: “FB taraftarı olmak size ve çevrenizdekilere ciddi zararlar verir. FB’yi bırakmak için en yakın sağlık kuruluşundan yardım alabilirsiniz. Çocukları koruyun FB’yi onlara dayatmayın. FB yavaş ve ağrılı bir ölüme sebebiyet verir. FB spermlere zarar vererek doğurganlığı azaltır.” Of of çok kederleniyorum, aşırı üzülüyorum.

Sonuçta ayak serçe parmağının tırnağı doğru düzgün olan bir hanımla tanışıp samimi olmak istiyorum. Şu kasvetli yeryüzünde ayak serçe parmağının tırnağı doğru düzgün olan hatun sayısı kanımca bir ayağın parmaklarını geçmez. (Bence, 3 memesi olan hatun sayısı bile daha fazladır.)

Eroir

Sen tanrıya inanıyorsun

Belki cennete gidiyorsun

Korkma tek başına ölmüyorsun

İçimden çok fazla şey götürüyorsun

Hiç anlamıyorum niye şükrediyorsun

Asi oldum aleve yürüyorum diye

Asabi oldum kafa tutuyorum diye

“Beterinden korusun” deyip üzülüyorsun

Benimle inatlaşıp kin tutuyorsa

Sadece acıtarak ders veriyorsa

Durduk yere göğsümü sıkıştırıyorsa

Bu haliyle senden benden ne farkı kalıyorsa

Hangi yanın beynimi kurcalar kalır

Hangi kadın gözlerimi kurular durur

Hangi teselli benliğimi oyalar bulur

Bilmiyorum

Üzerinden alacağım minik taşı düşünüyorum.

Ben Buldum

Özlü Laf: Varoluşunu anlamlandıramayan bizler, şehvetli bir gecenin fason artıkları olarak devam edemeyiz. En azından yaratıcıların iyi birer izleyicisi, dinleyicisi ve okuyucusu olmak zorundayız.

Ben Buldum

Hoşça kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şu kasvetli yeryüzünde…Ne kasveti yahu, kendimi zor tutum, kahkahalarımı yani …Tam da tutamadım ya…Bazen, ofiste, ekran başında, kendi kendime gülerken nasıl bir tablo oluşturduğumu merak ediyorum, sırf bu yüzden gizli kamera koydurmaya düşündüğüm oluyor... Nasıl gizli olacaksa...FB gelince, çok sevdiğim bir komşum var, Bursa Spor, şampiyon olunca ;”Biz sevinç çığcılıkları atarken, kim bilir ne çok üzülenler var” demiştim… Gerçi o da FB’li… Alex’in, eşinin göz yaşları hatırlayanınca, ben de anlık hüzünlendim, … Kadının, gözyaşları ve üzgün hali ekranlara yansıdı …Hoşça kalın.

Gül AYAN 
 28.05.2010 15:32
Cevap :
Atılacak kahkaha hırtlakta durmaz derler, "uydurma hiç öle bişi demezler" diyosanız beni bir miktar muzdarip ediyosunuz.."Komşusu hüzünlüyken kendisi sevinçlenen bizden değildir" de deseler iyi olurmuş...TŞKLER..  10.06.2010 15:08
 

Tekamül... Reenkarnasyona devam, mecburen. :)

Seyran Aksoy 
 28.05.2010 8:29
Cevap :
Teamül gereği de olsa tekamül etmek istemiyom ben, velev ki emrivakiye direnemeyip yeniden geldim, o vakit rus dili ve edebiyatı okumak istiyom en azından...  28.05.2010 10:31
 

şunu demeyi unutmuşum cincon'un acısı büyük ne yapsalar hafifletemezler acılarını:)))))

ela asa 
 26.05.2010 2:35
Cevap :
Beter olsunlar..  26.05.2010 14:30
 

katılmam mı sonuna kadar katılıyorum Allah onları bildiği gibi yapsın:)))

ela asa 
 25.05.2010 22:14
Cevap :
Yapmaz çünkü o da FB düşmanı :((  26.05.2010 14:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 291
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 811
Kayıt tarihi
: 27.01.10
 
 

En güzel hikayesini henüz yazmamış olan, Smyrna'da yaşayan, henüz yolun yarısında bulunan, kamu g..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster