Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
621
 

Biriktirdiklerim...

Biriktirdiklerim...
 

Bir bana diyor ki:" söyle bakalım nelerin var?" Şaşkın şaşkın bakıyorum "Ne gibi?" diyorum. "Bilirsin" diyor "Bugüne kadar kazandıklarınla neler aldın?" Düşünüyorum pek kayda değer bir şeyim yok. İşin tuhafı bu umurumda da değil. Bir çokları gibi kocaman buzdolapları, çamaşır makineleri, bulaşık makineleri, aslında şu anda hiç de ihtiyacım olmayan bir dolu bardak çanak,çil çil altınlar, sürekli tamir isteyen, benzin isteyen, bakım isteyen arabalar, dört koca beton bloktan oluşan evler ya da mal mülk veya çeyiz olarak nitelenen hiç bir şey almadım. Bunlara gerek de duymadım. Gelecek için dolaplara, odalara bir şeyler yığan biri hiç olmadım, olanı da anlayamadım. Sadece saygı duydum. Baktıkça gelecek vaad eden eşyalar alanlara ve onları arada bir açıp okşayanlara, onların içinde bir gelecek yaratanlara saygı duydum. Hepsi bu...

İnsanız, çör çöp ne bulursak toplayan cinsteniz. Kimi değerli, kimi değersiz (başkalarına göre) herşeyi biriktiririz. Peçete koleksiyonu yaparız mesela ya da kart postal. Zamanı geçmiş ve artık değeri olmayan paralar biriktiririz. Kimimiz ise anılarını biriktirir. Mektuplar, eski resimler, bir tutam saç (hala bu kadar romantik olan kaldı mı?) ya da buna benzer birşeyler...Lise yıllarında defterimize karalanmış küçük muzip notlar, kurutulmuş bir çiçek, bebekliğimizden kalmış bir giysi, binlerce fotoğraf, eski kaset ya da plaklar, raflardan taşan kitaplar...

Ben daha farklı şeyler biriktirmişim düşünüyorum da. Kimsenin göremediği kafamın içinde gizleyip durduğum zaman zaman gün ışığında açıp baktığım pek çok şey. Mesele ailemin kahkahalarla geçirdiği bir akşam havadaki yanan odun kokusunu, çok sevdiğim biri ile yağmurlu bir günde içilen pencere önü kahvesini, defterimin arasında bulduğum ilk "seni seviyorum" heyecanını, deniz kıyısında güneşlenirken okuduğum Marquez kitaplarının tadını, sevdiğim yazarların kederli bakışlarını, bir şiirden bir kaç mısrayı, çocukluğumda çıktığım dut ağaçlarının yapraklarının kokusunu biriktirmişim...

Satsam beş para etmez değil mi? Hiç bir değerleri yok.Tüm sahip olabildiğimin hepsi bu. Bunları saysam bana "Ne aldın kazandıklarınla?" diyene, gülüp geçmez mi bana? Hiç değerleri yok. sahi yok mu?

RESİM: Sir Lawrence Alma-Tadema

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Seni maneviyatçı, gözü açık antikacı seni. :-)) bir çok insanın yapamadığından farklı, değeri kıyaslanamayacak hazineye sahip olmuşsun, bir de çıkıp ''değerleri var mı, yok mu?'' diyorsun. Aldıklarınla, şehrin en iyi muhitinde paha biçilmez değerlere sahip olacağın söyleniyor, mesai arkadaşların konuşurken duydum, bilgin olsun. Bu değerler,'' güvenilirlik, canayakınlık, dürüstlük, DOSTLUK''mu diye sıraladım, sen de aynı kafadanmışsın diye güldüler. Ben daha çok güldüm haberleri yok. Sevgiler.

Tuğba 
 28.10.2006 23:17
Cevap :
:)))) Antikacıyım vallahi doğru.Belki bir gün ikimiz bir araya gelir antikalarımızdan söz ederiz ne dersin? Sevgiler...  29.10.2006 0:50
 

Yazın kuzenim ısrarla fotoğraf makinelerine bakarken Halam ısrarla oğlum bak bunun yerine gel sana buzdolabı yada bulaşık makinesi alalım diyordu.. şimdi yazını görünce aklıma geldi.. Çektiği her karede sıkıntıları üzüntüleri geçecek , her kareyi hatırladığında gülümsetecek anıları olacaktı mutlaka. Şimdi ne mi yapıyor.. Gülen insan resimlerini çekiyor , özlediğin odun kokusunu görüntülüyor, dut ağaçlarının o güzel yeşilini, sıcak sohbetlerdeki o kocaman gülümsemeleri çektikçe çekiyor.. Bir araya geliyoruz hiç birimiz maddi anlamda bir birikim elde edememişiz. Olsun diyoruz dostumuz var diyoruz para etmese de güzel anılarımız , sevgiyle andığımız günlerimiz var. Hiçbir buzdolabı sıcak bir sohbetle kahve içip derdini sevincini dinleyebilir mi? Olsun Sevgili Fulyacığım para etmese de en büyük en güzel bikrimi yapmışsın.. Bunların değerleri zaten maddiyata bağlanamayacak kadar büyük. Sevgiler…

Hoşsada 
 28.10.2006 20:57
Cevap :
Sevgili Hoşsada, Sanırım pek çoğumuz bu tür birikimleri, hani şu beynimizin içinde minik tebessümler yaratanları, tercih ediyoruz. Güzel anılardan oluşan bir servet biriktiriyoruz. Sevgiler...Gülümsemelerimiz daim olsun...  28.10.2006 23:17
 

Dut yaprağı,odun kokusu dışında pek mal varlığın olmadığı,böylelikle açığa çıkmış bulunmaktadır.(Laf aramızda,sana laf yetiştirmeğe bayılıyorum.) Buna rağmen ''Bunları satsam,beş para etmez'' demektesin.Değerleri ''Yok'' derken de soruyorsun: ''Sahi,yok mu?'' diye..CEVABIM: '' Bir tutam saç getirdi,eski günleri geri../Bir deste alev mektup,o hatıra defteri../ Bilmem anıyor musun o eski günleri.. diyen şair,sence ''çuvallamış'' mı? Hep değerleri oldu ufak ''Çöpün'' dahi...Değerler her zaman değerli..Kurutulmuş çiçek..Bir tel saç...alev dolu mektuplar...Odun kokusu...Saman kokusu..dut yaprağı kokusu..Evet.Dediğin gibi,bunlar alınmaz,satılmaz..Ama! Herbiri değerlidir.Yerim kalsaydı,bir şiir daha döşenirdim...Selamlarımı sunarım...

Muzaffer Cellek 
 28.10.2006 16:43
Cevap :
Sevgili Muzaffer Bey, Belki de onların bu kadar değerli olma sebebi alınıp satılmamalarıdır ne dersiniz? Hepimizin böyle çok değerli servetleri var aslında. Ama dünya, hayat bazen öyle noktalara taşıyor ki bizleri gözümüz ancak alınıp-satılabilen şeyleri "servet" olarak görüyor. insan biraz ruhunun saraylarında gezinmeli ha? Ne dersiniz? Sevgiler...Şiir için çok teşekkür ederim...  28.10.2006 17:03
 

Sevgili Fulya, Eşyalarla, malla-mülkle ve o tutkuların insanı mahveden kötü yansımalarıyla alay eden, başkaldıran bir hayat sizin ki... Hayat da bu olsa gerek. Bana Çetin Altan'ın ''Aşk, Sanat ve Servet'' kitabındaki bir cümleyi hatırlattı; ''varlıklı olanlarla varolanlar...'' Siz varolmayı seçmişsiniz. Çok saygı duydum hayat doğruluğunuza... ''...dostlarla içilen kahveler, çocukluktaki dut ağaçları ve yaprakları, yazarların kederli bakışları, şiirlerden mısralar...'' daha ne olsun yüce duygulu Fulya?.. Varsın bardak, çanak, çil çil altınlar, sürekli tamir,bakım,benzin isteyen arabalar... olmasın!.. Koca bir kitabın, koca bir hayatın özeti gibi yazınız. Namerdi çoğalmasa dünyanın paraya bile gerek duymadan yaşayacağız; ancak bu zor bir beklenti. Bir tek insan dünyaya çok şey kazandırır; doğru yaşanmış hayatlara sahip insanlar yapar bunu, sizin gibi... Bu Milliyet blog yazılarında da sizin biriktirmiş olduğunuz ''farklı şeyler'' var; ne güzel değil mi?.. Bize böyle sevgiler gönderin..

Cemal Hüseyin Çağlar 
 28.10.2006 15:09
Cevap :
Sevgili Cemal Bey, Çok çok teşekkür ederim. Bana onur verdiniz. Dileyelim de dünya artık mal mülk üzerine değil insanca sevgiler üzerine kurulu olsun. Sevgiler...  28.10.2006 16:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1085
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster