Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Temmuz '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
602
 

Birinci mektup

Ankara, Eylül 2000

Recai Merhaba,

Mektubunu alınca çok sevindim. Aylardır, belki de yıllardır ilk olarak posta kutumda ödeme bildirimi, fatura ihbarnamesi dışında bir şey buldum.

Seni tanıdığımız günden beri ben ve arkadaşlarım senin için ne yapabiliriz diye düşünüyoruz. İyi bir yerde sergi açmanı, tanınmanı, para kazanmanı istiyoruz.

Kendi adıma, bir yandan da korkuyorum. Ya bunlar olduğunda Recai çok değişirse, başka bir adam olursa, ben bu sorumluluğu, bu ağır yükü nasıl taşırım, diye düşünmeden edemiyorum.

Beni korkutan ne?

Galeri sahiplerinin seni kandırması beni üzer.

Resimlerin sergilendiğinde, işi eleştirmek olan birileri resmini eleştirirse çizgin değişebilir.

Bir de büyük kentte çok farklılaşabilir, kaybolabilirsin.

Bunlar benim korkularım; yerli, yersiz, doğru, yanlış, haklı, haksız.

Değişik şekillerde değerlendirilebilir bütün bunlar.

Her şeye rağmen, resim öğretmeni arkadaşlarla, diğer ilgili kişilerle görüşmelerim sürüyor.

Olumlu sonuç aldığımda sana haber vereceğim.

Bir de, Safranbolu’yla ilgili fotoğraf sergisi açmayı düşünüyorum.

Bu olursa, sergide senin de resimlerinin bir kısmı sergilenebilir. Bunlar hep ihtimal.

Bakalım hangileri gerçekleşecek.

Epeydir sana yazamadım. Birinci nedeni çok yoğundum. İskilip, Kayseri, Adana, Mersin, Tarsus gibi birkaç yerde daha çalışmalarımız vardı.

İkinci ve asıl nedense, sana olumlu, güzel bir haber verebilmek, sözgelimi, şu salonda şu tarihler arasında sergi açabiliyorsun gibi bir haber verebilmek içindi.

Telefonda sesini duyunca, iyi bir haberi bekleyerek çok geciktiğimi fark ettim.

Bu yüzden sana yazıyorum. Festivalde neler olacak bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var: Arkadaşlarım seninle içtikleri çayın, söyleşinin tadını unutamadılar.

Safranbolu çalışmasında bizim en büyük kazancımızın seni tanımak olduğunu düşünüyorum.

Eğer, gerçekleştirme şansım olursa seninle kimi ortak işler yapmak gibi düşüncelerim var.

Bakarsın ben festivale gelemem. Eğer gidersen, bizim çalışmamızı, Safranbolu Kaybolmasın adlı filmi izle.

Orada senden çok şey var. İzleyebilirsen, diğer izleyenlerin ve senin onunla ilgili düşüncelerini bilmek isterim.

Haberleşelim, fırsat buldukça görüşelim istiyorum...

Her şeyin gönlünce olduğu güzel yarınlar dileğiyle...

Fuat OVAT

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 861
Kayıt tarihi
: 30.06.10
 
 

Kamu yönetimi alanında yüksek lisans yaptım. İletişim, medya sektöründe çalışıyorum... Yazmayı se..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster