Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '13

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
8229
 

Birinci Sınıf uygulamalarında dikkat edilecek hususlar

Birinci Sınıf uygulamalarında dikkat edilecek hususlar
 

1.sınıflarda uyum eğitim çalışmalarının üç ay sürdürülmesi ile ilgili olarak kesin bir süre sınırı konulması doğru değil. Öğrencinin hazırbulunuşluk düzeyine göre bu süre değiştirilebilir. Ancak bu uyum eğitim sürecindeki faaliyetleri yapmaksızın geçme anlamına gelmiyor. Öğretmen kılavuz kitabındaki açıklamalar mutlaka öğretmenler tarafından dikkatle incelenmesi gerekiyor. Kitaptaki renkli sayfalar ile dersler arasındaki ilişkinin mutlaka farkına varılması gerekiyor. Renklerin ilişkili olduğu derslere göre tüm etkinliklerin öğrencilere yaptırılması gerekiyor. Öğrencinin hazır bulunuşluk durumuna göre bazı öğrenciler etkinlikleri daha kısa sürede tamamlarken diğerleri daha uzun sürede tamamlayabilir.

Öğretmen birleştirilmiş sınıflı uygulamanın benzeri öğretmenli-öğretmensiz uygulamaları planlamalı, alternatif etkinlik yaprakları, etkinlik çalışmaları ile faaliyeti önce bitiren öğrencilere bu ek çalışmaları kendi başına yapma ödevi vererek çalıştırırken kendisi desteğe ihtiyaç duyan öğrencilerle ilgilenmelidir.

Uyum eğitimindeki etkinlikleri sadece yırtma, yapıştırma, boyama faaliyeti olarak görülmemelidir. Bu etkinliklerin planlanması sürecini ve açıklamaları ayrıntılı ve dikkatli bir şekilde inceleyip etkinliğin amacına uygun faaliyetleri yapmalıdır. Dikkati yoğunlaştırma, anlama, görsel okuma, doğru telaffuz, anlatma, soru sorma, kalemi ve defteri doğru tutma ve ilkokuma yazmaya hazırlık anlamında doğru çizgileri doğru bir teknikle çizmeli, boyamalar çizgi çalışmalarına hazırlık anlamında dairesel hareketler ve yönler dikkate alınarak yaptırılmalı. Bu çalışmalardaki küçük kasların geliştirilmesine yönelik hedefin mutlaka farkına varılmalı.

Okuma yazmaya geçiş döneminde Okuma Yazma Öğreniyorum Kitaplarının mutlaka etkin bir şekilde kullanılması gerekmektedir. Bu kitapları sadece sesleri tanıma ve okuma, seslerin birleştirilmesini kavratma düzeyinde değil tüm aşamalarda kullanılmalıdır. Kitaplardaki görsel sayfalar, varlıklar üzerinde durulmalı, üzerinde konuşmalar yapılmalı, öğrencilerin görselleri doğru tanıma, doğru isimlendirme, doğru telaffuz etme becerileri üzerinde mutlaka durulmalı. Görsellerdeki insanlar ilgili sesle ilişkilendirilerek isimlendirilmeli, zaman zaman görseller öğrencilere anlattırılmalı, tekrarlar ve pekiştirmeler yaptırılarak anlatma, görsel okuma, doğru telaffuz, doğru anlatma, sorular sorma, günlük hayatla bağlantı kurma gibi becerilerin geliştirilmesinde kitaplar etkin bir şekilde kullanılmalıdır. Öğrenci bu kitaplardaki her bir sayfa, görsel, metin üzerinde durarak ilerlemelidir.

Kitaptaki ses, hece, kelime ve cümlelerin her biri mutlaka doğru bir telaffuzla okutulmalı, hızlı, vurgulama ve tonlamaya dikkat ederek akıcı okuma çalışmalarında kitaptaki ses, hece, kelime, cümle ve metinler kullanılmalıdır.

Özellikle kelime, cümle ve metinlerin önceleri parmakla takip edilmesine göz yumulsa bile en sonunda parmakla takip etmeden ve vurgulama, tonlamaya dikkat ederek okunması öğrenciden istenmelidir.

Kelime, cümle ve metinler her gün eve gidince ilk baştan gelindiği yere kadar öğrenciler tarafından okunması istenmeli, öğretmen kendisi örnek okumalarla ve iyi okuyan öğrencilerin okumalarıyla öğrencilere iyi örneği göstermelidir.

Öğrenci özellikle metinleri bir süre okuduktan sonra sıkılıyor olabilir. Bu durumda öğrencinin her okuyuş aşamasını görüp değerlendirme adına yıldız, çıkartma veya farklı araçlar, değerlendirme yöntemleri kullanılabilir. Öğrenci bir metni heceleyerek ve parmağıyla takip ederek okuduğunda öğretmen öğrenciyi teşvik etme adına “aferin, güzel okudun, sana bu metinle ilgili olarak bir yıldız veriyorum, ancak bunu daha iyi okuduğun takdirde ikinci bir yıldız daha vereceğim”diyerek nasıl okumasını istendiği gösterildikten sonra bir başka metne, çalışmaya geçirilebilir. Ama daha sonraki zamanlarda bu metnin okunuşunun tekrar kontrol edilip değerlendirileceği öğrenciye anlattırılır. Böylece öğrenci her metinde hangi seviyede olduğunu, daha ne kadar okuması gerektiğini görür. İkinci okuyuşta ikinci bir yıldız, gerekirse üçüncü bir yıldız koyarak öğrencinin en güzel şekilde okuması sağlanabilir. En üst düzeyde okuma becerisini kazanan öğrenciye benzer düzeydeki metinler verilip okutulabilir. Okunan her bir metin benzer bir yöntemle değerlendirilmelidir. Okunan bu metinler öğrencinin ürün dosyasına konulabilir. Ara ara bunlara tekrar dönüşler yapılabilir.

Öğrenci metinleri okurken metinde geçen kelime ve kavramların anlamlarını hissedebilmeli, okunan her kelime ve cümlenin bir anlamının olduğunun farkına varabilmeli ve buradan hareketle anlama becerisi geliştirilmeli, sorular sorma, sorgulama, metin analizi yapabilme becerileri OYÖK(Okuma Yazma Öğreniyorum Kitabı)daki metinler aracılığıyla geliştirilmelidir. Bu kitaplardaki çalışmalar ilerledikçe farklı destekleyici materyaller kullanılabilir. Ancak kitapları kullanmaksızın özel yayınevleri tarafından hazırlanmış, her bir harf için ayrı fasikül şeklinde satışa sunulmuş dergiler kullanılmamalıdır.

OYÖK’lar kolaydan zora, basitten karmaşığa bir anlayışla hazırlanmış metinleri içermektedir. Bu nedenle bu kitaplardaki metinlerin tümünün öğrenciler tarafından mutlaka istendik düzeyde okunmasının sağlanması gerekmektedir.

Seslerin yazılması ile ilgili çalışmalar yapılırken de öncelikle OYÖK’ları kullanılmalıdır. Sesin yazılışını gösteren slaytlar, film ve görseller kullanılabilir. Her sese ait harfin kendine özgü bir karakterinin bulunduğu unutulmamalı ve bu karaktere uygun yazma şeklinin öğrencilere öğretilmesi gerekmektedir. Bu konuda en çok yapılan hata öğrencilerin yeterince çalışma yapmaksızın doğrudan kılavuz çizgili defterlere geçilerek yazmaya başlanmasıdır. Çoğu öğretmen ilk sesten itibaren yazma çalışmalarını kılavuz çizgili defterlerden başlamaktadır. Üstelik bu defterlerde var olan üç çizgiden en ortadakinin arasına yazması istenmektedir. Hazırbulunuşluk düzeyi itibariyle bu tür çalışmalarda zorluk çekmeyen öğrenciler olabilir. Ancak genel olarak bu türdeki öğrencilerin sayıları çok azdır. Kılavuz çizgili defterde çizgiler arası yazma çalışmaları tamamen küçük kasların kullanılmasını gerektirmektedir. Gelişim psikologları bireyde önce büyük kasların kullanıldığı, zamanla küçük kasların geliştiğini kabul etmektedir. Bu nedenle öğrencinin gelişim özelliğine uygun yöntem ve çalışmaların yapılması gerekmektedir.

Bunun sağlanması için yazı çalışmalarına öncelikle sınırsız ortamdan sınırlıya doğru, büyükten küçüğe doğru bir sıra takip edilmesi gerekmektedir. Bunun okuma yazmada uygulanması çizgisiz kağıtlarda büyük ve sınırsız ortamdaki harf yazma çalışmaları ile olmalıdır. Öğrenci çizgisiz kağıtlarda büyük ve farklı renklerde harfin karakterine uygun çizgi ve yazma çalışmaları yapmalıdır. Her harfin yapılış şekli kağıt üzerinde yeterince çalıştırılarak harfin yapılışı sırasında çalıştırılması gereken kaslar doğru bir şekilde alıştırılmalıdır. İkinci aşamada 1,5-2cm. genişliğinde çizgilerden oluşan çizgili kağıtlar üzerinde aynı harflerin yazılışı çalıştırtılmalıdır.

Öğretmenler çoğu zaman harflerin yazılışına başlarken harflerin yazılış yönlerini havada, sırada, tahtada, kum havuzunda yaptırırlar ve bundan sonra deftere geçerler. Bu tür çalışmaları harflerin yazılış sürecinde yeterli görürler. Ancak bu tür çalışmalar yapılsa bile çizgisiz kağıtlara yazma çalışmalarından vazgeçilmemelidir. Zira havada yazma, kum havuzunda yazma gibi çalışmalar öğrenciye katkı sunsa bile kağıda yazmanın yerini tutmaz. Her ortamın kendine özgü bir formu, şekli, karakteri vardır. Bu nedenle öğrencilerin özellikle ilk zamanlarda tahtada, havada ve kum havuzunda yazılsa bile kağıtlarda da yazma çalışması yapmalıdır. İmkanlar ölçüsünde bu tür farklı ortamlara yazma çalışmaları çeşitlendirilebilir. Asetat kalem kullanılabilen şeffaf kartonlar, yazılıp silinebilen ortamlar gibi farklı ortamlara yazma çalışmaları harflerin yazılmasının doğru bir şekilde kavranmasını sağlayacaktır. Öğrencilerin yaptığı kağıt üzerindeki yazma çalışmaları öğretmen tarafından ürün dosyalarında muhafaza edilmelidir.

Kağıt üzerinde yazma çalışmaları yeterince yapıldıktan sonra sıra kılavuz çizgili defterlere gelecektir. Ancak bu tür defterlere geçildiğinde dahi ilk andan itibaren ortadaki çizgilerin arasına yazma ile başlanmamalıdır. Öğrenci önce defter üzerindeki üç satırın tümünü kapsayacak şekilde harfleri yazmaya başlamalıdır. Bundan sonra sırayla iki satırlık çizgilere ve en sonunda en ortadaki tek satıra yazmaya geçmelidir. Bu uygulama öğrenciye defterdeki satırların farkına varmasını sağladığı gibi kademeli olarak harfleri küçültme, böylece küçük kaslarını daha doğru ve kontrollü kullanma alışkanlığı kazandıracaktır.

Harflerin tek tek yazılması sonrası aynı harfin ikili birleştirilmesine geçilmelidir. Aynı harfi birkaç sayfa yazma türü çalışmalar ve ödevler verilmesi doğru değildir. Tekli harfler yazıldıktan sonra ikili, üçlü birleştirmelere geçilmelidir. Üçlü birleştirme sonrası aynı harfi dörtlü birleştirme de yapılabilir. Ancak özellikle OYÖK’larında yer alan aynı harfin bir satır boyunca yazdırılması kesinlikle yaptırılmamalıdır. OYÖK’larında var olan bu örnekler ne yazık ki öğrencilerin gelişim özelliklerine uymayan yanlış örneklerdir. Bu yanlış örnekler özel yayınevlerinin yayınlarında da aynen kopya edilmektedir. Ancak bu örnekler öğrencilerin gelişimine uygun olmayan yanlış örneklerdir. OKÖK’larındaki kelime uzunluklarına bakıldığında satır başından sonuna kadar sürecek düzeyde yazmayı gerektiren kelime ve cümleler yoktur. İkişerli, üçerli, ve bazen dörderli harf birleştirmeleri yapılırken öğrencilere araya parmaklarını koyarak ayırmaları istenebilir. Bu uygulamalar öğrenciye kelimeler arası boşluk bırakma, kelime, cümle gibi temel dilbilgisi kurallarının kavranmasına hazırlık çalışmaları niteliğinde olacaktır. Bu tür yazma çalışmaları yapıldıktan sonra diğer harflerle birleştirmelere geçilebilir.

Harflerin yazımı aşamasında yapılması gereken çalışmalardan bir tanesi de harfin yazılışını kavrayan çocuklara farklı defterler kullanarak yazma çalışmaları yaptırılmasıdır. Öğrenci çizgisiz kağıtlar, çizgili kağıtlar ve kılavuz çizgili defterlere sınırsızdan sınırlıya, büyükten küçüğe doğru bir sırayla yazma çalışmalarını ve birleştirmeleri yeterince yaptıktan sonra normal çizgili defterler ve kareli defterleri kullanarak yazma çalışmaları yapabilir. Öğrenci harfleri yazma çalışmalarına başladığı andan itibaren çizgili ve kareli defterleri kullanmaya alıştırılabilir. Böylece öğrenci aynı anda kılavuz çizgili, çizgili ve kareli defter kullanmayı öğrenmiş olacaktır. Öğrenci bu tür çalışmalarla her tür defteri kullanmanın temel alışkanlıklarını kazanabilir.

OYÖK’larında yer alan boşlukların örnek kelime, cümle, hece ve metinlerle doldurulması da ayrıca üzerinde durulması gereken konulardan birisidir. Öğrenci öğretmeniyle birlikte yaptığı çalışmaları pekiştirme adına farklı ortamlardaki yazma ve okuma çalışmalarını yapabilmelidir.

Öğrencinin çizgisiz kağıtlarda başlayıp çizgiliye, sınırsızdan başlayıp sınırlıya doğru giden yazma çalışmalarını son sese kadar devam ettirmesine gerek olmayabilir. En azından birinci ve ikinci grup sesler bittikten sonra öğrenciler küçük kaslarını etkin bir şekilde kullanabilir hale geldikçe yavaş yavaş bazı çalışmaları bırakabilir. Her öğrencinin kitap baskısı gibi, adeta inci gibi bir yazı yazabilmesini beklemek doğru değildir. Ama her öğrencinin okunabilir bir yazı yazmasının sağlamak birinci hedefimiz olmalıdır. Her harfin kendine özgü bir karakteri vardır. Öğrenci yazma sürecinde harfleri karakterine uygun bir şekilde yazabilmelidir. Yazılan yazıları her öğrencinin mutlaka okuyabilmesi gerekir. Bunun sağlanması için öğrenciler birbirlerinin yazılarını okumaya alışmalıdır.

Seslerin yazılmasının öğrenilmesi, doğru yazma çalışmaları sonrası dikte çalışmalarına da yer verilmesi gerekiyor. Okullarımızda öğretmenlerin dikte çalışmalarını genel olarak ilk andan itibaren cümleleri söyleyerek yazdırma şeklinde yaptıkları görülmektedir. Cümlenin kelimeleri tek tek söylenerek yazdırılmaya çalışılmakta, daha sonra öğrencinin okuması ve anlaması istenmektedir. Bu tür çalışmalarda öncelikle kelimelerle yeterince çalışmak oldukça önemlidir. Eğitimin temel ilkelerinden olan kolaydan zora ilkesi gereği öğrenciler öncelikle basit kelimeleri doğru bir şekilde yazmaya alışmalıdır. Öğrenci her söylenen kelimeyi doğru bir şekilde yazdıkça duyduğunu yazma becerisi pekişecek, güçlenecek ve sonra diğer basamaklara geçebilecektir. Öncelikle üç-dört harfli kelimeler, kavramlar yazılarak başlanan çalışmalar zamanla daha uzun kelimelere yerini bırakmalıdır. Bu tür çalışmalarda yeterli beceriye kazanan öğrenci daha sonra basit cümlelere geçebilir. Kelimeleri yazdırırken somut varlıklar, resimler, görseller, sınıf içi araçlar kullanılabilir. Öğrenciye gösterilen varlığın adı telaffuz ettirilerek tekrar edildikten sonra yazmaya geçilebilir. Yazarken kelimeler arası boşluk bırakma, kelimeler arası virgül kullanma çalışmaları da yapılabilir. Böylece öğrenci dikte çalışmaları sırasında kelimeler arası boşluk bırakma, virgül kavramı, virgül kullanma çalışmalarına da girmiş olurlar. Yavaş yavaş dilbilgisi kurallarının temelleri öğrencilere hissettirilebilir. Yazmaları önce bitiren öğrencilere aynı kelimenin en fazla birkaç sıra yazma çalışması yaptırılabilir. Farklı defterlere yazma çalışmaları bu aşamada da kullanılabilir.

Öğrencilere yazma çalışmaları yaptırırken özellikle metinler için ayrı defterler kullanılabilir. Öğrenci harfleri, hece ve kelimeleri bir defteri kullandıkları gibi sadece metinleri yazdığı ayrı bir defter kullanabilir. Bu durum öğrenciye metin defteri tutma, defteri okuma alışkanlığı verirken adeta yıl boyunca kendine ait kitabı da yazdığı bilinci verebilir. Ayrıca okuma materyallerinin çeşitlendirilmesi de söz konusu olacaktır. Öğrenci eve gittiğinde OYÖK’yı okuyacağı gibi metin defterlerindeki metinleri de okuma çalışması yapabilecektir. Okuma materyallerini çoğaltma adına öğretmenler basit el kartlarına her sese ilişkin kelimeler, kelime listeleri yazarak kelime kartonları hazırlayabilir. Sınıf içine harfe özgü görsel resim, harf, hece, kelime ve örnek cümleleri bulunan kartonlar hazırlayıp asabilir. Kelime kartonu benzeri cümle kartonları, metin kartonları türü araçlar okuma yazmanın kökleşmesini sağlayan materyallerdir. Benzerlerini öğretmenlerin bol bol kullanması, geliştirmesi gerekiyor.

Okuma yazmanın ilerleyen aşamalarında öğrencilere kısa metinler, tek sayfalık okuma materyalleri hazırlanabilir. Aşamalı seri kitaplar da bu aşamada etkin bir şekilde kullanılmalıdır. Bakanlığımız tarafından okullara gönderilen okuma yazma sürecine ilişkin materyallere bakıldığında yetersizliklerin söz konusu olduğu görülmektedir. Okuma yazma öğretim sürecinde OYÖK’ları dışında ikinci kitap olarak Türkçe ders kitapları vardır. Bu nedenle bir çok öğretmen OYÖK’ları bitirdikten sonra Türkçe ders kitaplarındaki metinlere geçmektedir. Oysa öğrenciler için Türkçe ders kitapları oldukça ağır içeriğe sahiptir. Ne yazık ki kitap hazırlama konusunda bakanlığımız uzun yılların tecrübesine rağmen hala eğitsel bir anlayışla kitap hazırlama düzeyine gelememiştir. Hazırlanan kitaplar eğitsellikten çok ekonomik kaygılarla ve kopyala yapıştır mantığı ile hazırlanmakta ve bu kitaplara bakanlık tavsiye kararları alabilmektedir. Eğitsel anlayışla hazırlanan kitaplarda kolaydan zora, basitten karmaşığa bir anlayışın hakim olması gerekir. Bu nedenle sene başından itibaren sene sonuna doğru kademeli olarak zorlaşan bir anlayışla hazırlanan içeriklerin bulunduğu kitapların hazırlanması gerekiyor. Her sınıf için hazırlanan her tür kitap öncelikle bir önceki yılın temel becerilerini hatırlatıcı, pekiştirici bir anlayışla hazırlanmalı ve yıl boyunca gittikçe zorlaşmalıdır. Oysa kitaplara bu yönüyle bakıldığında kitaplarımızda böyle bir anlayışın olmadığı görülmektedir. Okuma yazmaya yeni başlayan öğrenci için hazırlanan kitaptaki ilk metinde zor ve uzun kelimeler, karmaşık olaylar, karmaşık kelimeler ve birkaç sayfadan oluşan metinler şeklinde hazırlandığı görülmektedir. Bu durum tüm sınıflara yönelik hazırlanan kitaplar için aynen söz konusudur.

Bu nedenle özellikle birinci sınıf öğretmenleri OYÖK’ları bitirdikten sonra veya kullanma aşamasında öğrencilere basit metinleri okutmalıdır. Sesler bittikten sonra da en fazla tek sayfalık, basit kelimelerden ve cümlelerden oluşan metinleri içeren kitaplar kullanmalıdır. Öğrenci Türkçe Ders Kitabındaki metinlere ilişkin çalışmalara geçmeden önce hızlı, anlamlı, vurgulama ve tonlamaya dikkat ederek okuma, metni anlama, anlamı analiz edebilme becerilerini kazanmalıdır. Türkçe ders kitabı bu temel becerileri kazanmadan kullanılmamalıdır.

Okuma yazma sürecinde dikkat edilecek bu tür çalışmalar kadar önemli bir diğer çalışma ise öğrencilerin kullandıkları araç gereç ve malzemeleri temiz, düzenli kullanmayı öğrenmeleridir. Bu nedenle öğrencilere kitaplarını kaplama, temiz kullanma, kenar çizgilerini çizme, satırı tamamen bitirmeden bir alta geçmeme, satırlar arası boşluk, kelimeleri sayfaya görsel olarak da düzenli yerleştirme, şekil ve şemalarla yazılar arasındaki uyuma dikkat ederek defterlerini kullanma alışkanlıkları üzerinde mutlaka durulmalıdır. Öğretmen bu konuda öğrencilerine örnek olmalı, olumlu örnekleri onore edip diğerlerini teşvik etmelidir.

Defter ve kitap kullanımında ilk andan itibaren farklı defterleri ve kitapları kullandırtma öğrencide algı, anlama, farkındalık oluşturma anlamında katkı sağlayacaktır. Bu nedenle defter ve kitaplar arasında ayrımı sağlamak adına defter ve kitaplar kaplatıldıktan sonra her kitap veya defterin üzerine bir resim veya çıkartma yapıştırıldıktan sonra öğrencilere kitap ve defterlerin ait oldukları derslerin isimleri ve resimler eşlenerek söylenmelidir. Çiçekli kitap veya defterlerinizi çıkarın, çiçekli kitap veya defterlerimiz matematik, yazı veya Türkçe defter veya kitabıdır türü tanımlamalarla çocuk hangi defteri veya kitabı çıkaracağının farkına vardığı gibi zamanla derslere ilişkin kavramları da doğru bir şekilde öğrenme, algılama becerisini kazanacaktır.

Eğitim öğretim sürecinde birinci sınıf en önemli basamaklardan birisidir. Bu yönüyle öğretmenlerin bu sınıfa ayrı bir önem vermesi gerekir. En temel beceriler, alışkanlıklar, davranışlar bu düzeyde edinilecektir. Bu yönüyle birinci sınıf avantaj ve dezavantajların bir arada olduğu bir sınıftır. Öğretmen bunun bilincinde olarak hareket ederse fazla zorluk çekmeyecektir. Öğrencilerin neredeyse fazla bir şey bilmedikleri, adeta boş bir kağıt gibi geldikleri, hemen her şeyin öğretmen tarafından oluşturulacağı hususu dikkate alındığında bu bir dezavantaj gibi görülebilir. Ama öğretmen eğer işini seven, işini bilen ve işini iyi yapmak için çaba gösteren birisi olursa verilecek davranışların basitliği, bilgi düzeyinin basitliği, temel alışkanlıkları ilk defa oturtma gibi durumlar dikkate alındığında da 1. Sınıf avantajlı bir sınıf haline dönüşür.

Sınıf öğretmenliğinin eğitim öğretim sürecindeki yeri ve önemi dikkate alındığında eğitim sistemi açısından en fazla önem verilmesi gereken bir alan olduğu da görülecektir. Temel davranışlar, beceriler öğrenciye doğru ve sağlam bir şekilde verildiğinde sonraki yılların nasıl şekillenebileceği de önceden görülecektir. Ne yazık ki milli eğitim bakanlığı bu konuda gereken hassasiyete henüz ulaşamamıştır.

 

Soru, Görüş ve Önerileriniz için….

Ali Hikmet DEMİR

                                                                                            

ahdemir35@gmail.com

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 141
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1115
Kayıt tarihi
: 26.09.08
 
 

Öğretmen olarak başladığım meslek hayatıma yönetim ve denetim konusunda aldığım yeni eğitimler so..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster