Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mayıs '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
81
 

Birine Tutunma İsteği

Bir yaşam analizi, bir yalnızlık fobisinden süzülenlerden söz edelim bu defa.

“İnsanlar yalnız doğar, yalnız yaşar ve yalnız ölürler, sadece paylaşılan anlar vardır”

Şu çok kullandığım ve klasikleşen sözün ne kadar da doğru olduğunu deneyimliyorsunuz.  Ancak yine de paylaşılan anlar çoğaltmaya olan ihtiyacından kurtulamıyor bir türlü insanoğlu.

Yalnızlığın, vefalı tek gerçeği olduğunu yaşadıklarından öğrenen insanoğlu, yine yaşadıklarından öğrendiğince geçici kalabalıklara da meylediyor ister istemez.

Çünkü doğanın kanun olarak koyduğu, birleşme, bütünleşme, paylaşma paydalarına her dem duyulan ihtiyaç, yaşamın içindeki insana dair en zayıf halka. Çoğalmak isteği, yalnızlaşma özgürlüğüyle çatışıp duruyor nedende.

Kendi kendine yetebilmek, sanırım eksi artı kuramsalından dolayı, yeterli olamıyor yaşanılan hayatın içinde.

Kişiler, yalnızlıktan, yalnız kalmaktan korksalar da onu aldıkları her darbede yine taçlandırmışlardır. Bununla birlikte yalnızlığa ne kadar çok methiyeler düzülse de birine dokunmak, birine sığınmak ağır basmıştır sonunda mutlaka.

Aciz midir dersiniz kendine insanoğlu, sanılanın aksine.

Gerçekten, birine tutunmadan tek başına, neden yetemez insan kendine.

Birine, birilerine tutunma isteği, yalnızlıklarından korkanlar için gerekli ise de ilk görünüşte, bağlayıcı bir diğer yüzüyle de ihtiyaçtır bire bir yaşam döngüsünde.

Tek başına yapılabilen, başarılabilenlerin yanında, kabul edelim tutunmaya olan ihtiyacımız daha ağır basıyor. Başarılarında kişisel tatmin yaşıyor olanlarımız bile, işin kaymağında, başarı kutlamalarında paylaşımcı olarak sayısal çokluğa ihtiyaç duyabiliyorlar.

 Bu EGO sal bir ihtiyaç da olsa, gerek duyuluyor olmasıyla törpülüyor sivri uçlarını insanın. Tek başına hiçleşiyor bazı zamanlarda insan.

Kendindeki gücü keşfedebilenlerin, başarı çıtalarındaki kişisel paydalarında bile, sonrasında sığındığı, tutunduğu hadi olmadı diyelim, paylaştığı bir alternatifi bulunuyor insanın. Derdinizi ve hatta sevincinizi bir yere bırakmak istiyorsunuz, sevinçlerde hüzünlerde ağırlık yapabiliyor insan üzerinde ve hatta canlılar üzerinde. “Hayvanlar âleminde de durum pek farklı değil aslında, canlılar için birbirine benzerlikte bağlayıcı çok örnek bulabiliriz.”

Çünkü paylaşılan anlarda, varlığındaki anlamı daha iyi hissediyor insan. Sanırım işin püf noktası paylaştığınız anların kalitesi ve neyi kiminle ne kadar paylaşmalısınız noktasında ki ince çizgi.

Birine tutunma isteği her ne kadar kaçınılmaz da olsa, kendine tutunabilmeyi de iyi bilmek gerekiyor. Aksi halde tutunduğu yerden düşüyor insan zaman içinde.

Hayal kırıklıkları ters yüz ediyor insan zihnini. Yalnız bir başına mı yalnızlaşarak mı altından kalkılır tam manasıyla bilinemiyor.

İşte böyle anlarda yalnızlık çok daha asil geliyor nedense.

 

Profesyonel Koç Gizem EKİCİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 139
Kayıt tarihi
: 24.12.11
 
 

1965 Zonguldak doğumlu ve halen Zonguldak'ta yaşamaktayım.Yazarım ve çeşitli platformlarda sunucu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster