Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '13

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
162
 

Birisi Kariyer mi dedi?

Dedim ki, bu konuya işsiz kalmış biri olarak kesinlikle el atmalıyım. Hatta masaya yatırıp 'Kariyer' kelimesini lime lime etmek, neredeyse on yüz bin milyon tane iş arama sitesinde ''iş arıyorum'' diye feryat ettikten sonra bu kelimenin artık bir manasının olmadığının birinci dereceden şahidi olma unvanını taşıyorum diyecek kadar uzatılmış bir cümleyle konuya karşı olan ilgimin siz değerli okurlarımız tarafından fark edilmesini sağlamak niyetindeyim..

Hakikaten uzun bir cümle oldu..

Esasen böyle ciddi bir mevzuya el atmadan önce küçükken, büyüdüğümde ne olmak isteyeceğime dair her yaşta verdiğim farklı cevaplara şöyle bir göz atmak istiyorum da, avukat olmayı ilkokuldayken ne kadar isterdim, ortaokulda hep edebiyat öğretmeni, Lisede topuklu ayakkabılarıyla havalı bir Bankacı ve nihayet üniversitede belki bir yazar..

Şimdi mi ?

Yeni evlenmiş, mutfakla salon ve evin diğer bölümleri arasında gidip gelen, hatta geçtiğimiz perşembe Yapı Kredi'nin Kariyer basamaklarını şöyle bir çıkayım derken kendimi bulduğum o çok ciddi iş görüşmesinden sonra yine evde bulan ''ev kadınlığı'' kategorisinde standartları zorlayan ve bilhassa yaptığım milyon tane iş görüşmesinden genellikle hüsranla dönen sıradan hatta ultra sıradan biriyim artık.

Oysa hala çok güveniyorum kendime. Meziyetli insanımdır mütevazı olmak gerekirse. Güler yüzlüyüm, Türkiye standartlarının üzerinde fiziğimle her türlü tebdili kıyafeti taşıyacak endama sahibim çok şükür.

Akıllı insan anlatmazmış kendini, iş ararken anlatmak zorunda kaldığımda deli muamelesi mi görüyorum yoksa ?

Velhasılı kelam, kendimde bu kadar meziyeti görüyor ve bunu çeşitli çevrelerden duyuyorken neden heba oluyorum ev köşelerinde gerçekten anlamış değilim.

Bazılarınızın ''kardeşim, istikrarsız birisin. Sende bir mesleği seçip ona yönelse idin '' dediğini duyar gibiyim. Haklısın Üstat bende kendimle bunun savaşını veriyorum inan.

Ama bir de şu gerçeği görmek lazım; bazı insanlar vardır hani kendinde bir çok şeyi yapabilecek gücü bulan, zamanın birinde bir kot dükkanı açıp ticarete atılan fakat bu işin ona göre olmadığının farkına vararak muhabirlikten prodüksiyon şirketine uzanan yolda Acun Ilıcalı'nın o türlü türlü meslek yaşantısından ve aynı anda çok şey yapabilen kıvrak zekasından esinlenmemek mümkün mü?

Üstelik o kadar da sıkıntı yaşanırken bir kenarda kendine başka bir hayat inşa etmek hem zevk hem zeka hem de ''insanin içinde olacak'' kardeşim dedirten o içteki şey işte.

Bazıları tek düzeliği sever, öyle de yaşar. Bazıları ise bu adamın yaptığı gibi zaman zaman kalemini bazen de zekasını kullanarak risk alır ve bir bakmışsın ki göremediğin kadar uzaklarda bir sürü başka hayatın içinde ''Acun '' olarak yer eder.

Sadece bir örnekti, Şahsımın örnek aldığı. Kariyer denen şey bazen on tane üniversite okumuş adamın uzanamadığı bir şey olabiliyor. Bence bunun en çok potansiyelle alakası var, kendinde bir şeyleri görüp - görememeyle alakalı. Sen de o ışık yoksa daha bir topluluğun karşısında konuşamadan düşüp bayılıyorsan şansın yok. Bahsi geçmişken en önemli unsurumuz '' Şans '' . O olmadan istersen Kralın veliahdı ol ( ki bu da anadan doğma bir şanstır) yaver gitmez işlerin.

Birilerinin sana vereceği bir tek şans değiştirebilir hayatını. Tabi kim işiyle ilgili konuları profesyonel gözüken bir çaylağa güvenerek emanet etmek ister o tartışılır işte. Biraz da insan sarrafı olur bu insanlar, şöyle bir baktı mı anlar kimden ne olur ya da olmaz. Kumaştan anlayan terzi misali hangi malzemeden sağlam bir takım elbise çıkacak bilmeli..

İşsizliğim karşısında hüsrana düştüğüm şu günlerde bir Allah' ın kulu da bana güvenip bir iş verse yüzünü kara çıkarmayacağım. Bir tek şans bazen bir çok insanın yaşamını değiştirir. Kendime olan inancım kırılmadan ve hala bir şeyler yapabilecek potansiyele sahipken evde günler günleri kovalasın, ben akreple yelkovan arasına sıkışıp kalayım, bir de zaman akıp geçsin yaş 35 i bulsun istemiyorum..

Yaş 35 yolun yarısı eder. Bari yolun yarısına kadar taşıyacak yüküm olsun...

 

 

 

Zeynep Türkmenoğlu

Mart 2012 Tarihli Yazım

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 177
Kayıt tarihi
: 01.04.12
 
 

Yazmayı seviyorum ve sanırım en güçlü savunma silahım parmaklarım... En çaresiz, yalnız, savunmas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster