Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
124
 

Birlik beraberlik içinde nice bayramlara...

Birlik beraberlik içinde nice bayramlara...
 

23.09.2015

Yok böyle bir manzara tam karşımda çift kale tüm haşmetiyle duruyor. Sağında al yıldızlı bayrağım dalgalanıyor anlı şanlı bir şekilde…Solunda Halil İbrahim cami ve  dergah…Alt tarafta Hz. Halil İbrahim peygamberin atıldığı balıklı göl…Ay dede ışıl ışıl bu akşam şavkı yüreğimize vuruyor. Derin bir nefes alıyorum seyir tepeye doğru…Cafe de görevli  Emre Balıklıgöl’e özgü bir anekdotu anlatıyor. Rivayete göre, eskiden hayvanlar, insanlar birbirlerinin dillerinden anlarlarmış. Bir karınca bakıyorlar ağzında su getiriyor. Diyorlar ki, bu suyla bu koca ateş nasıl sönecek? Karınca diyor ki; biliyorum ağzımdaki su ateşi söndürmez ama tarafımız belli olsun. Geçmişe ait bir şehrin yaşanmışlıklarını bazen birçok kere dinlersiniz ama yine aynı coşkuyla ve zevkle dinlemek sizi mutlu eder. Balıklı gölün hikayesi de işte böyle özel bir hikaye.. 

Rehberimiz Müslüm Satıcı’nın dilinden; Nemrut’un zulmü ile çevresine korku ve dehşet saçar. Bu dönemde din adamlarına bir gece gördüğü rüyayı yorumlatır. Doğacak çocuklardan birisi onu öldürecektir. Bunu duyan Nemrut o yıl doğacak bütün çocukların öldürülmesini emreder.

İbrahim peygamberin annesi Sara Hatun kaçarak bir mağaraya gizlenir. Çocuğu bu mağarada doğurur, dallardan bir beşik yapar, çocuğu burada bırakıp tekrar döner. Çocuğu bir dişi ceylan emzirir. Aradan zaman geçer, askerler İbrahim Peygamber’i mağarada bulurlar. Nemrut’un huzuruna getirirler. Hiç çocuğu olmayan Nemrut ondan hoşlanır ve İbrahim Peygamber’i yanına alıp büyütür. Nemrut’un zulmü, haksızlığı ve putlara tapışı, halkında putlara tapmaya zorlanışını gören İbrahim Peygamber insanların kendi elleri ile yaptıkları bu putların Allah olmadığını söyler. Halka bu düşüncelerini anlatır. Halk korkudan ağzını açamaz. Nemrut’un evlat edindiği Zeliha ona inanır ama Nemrut’tan o da çok korkar. Hz.İbrahim ile Zeliha arasında bir sevgi bağı oluşur. Bir tören günü herkesin törene gittiği an Hz İbrahim sarayın putlar bölümüne girer. Bir baltayla bütün putları parçalar, baltayı da en büyük putun üstüne asar. Törenden dönenler endişeye kapılırlar. Nemrut’a haber verirler. Rahipler bunu Hz.İbrahim’in yapabileceğini öne sürerler. Nemrut bir kurulla onu yargılar. Hz.İbrahim: “Görüyorsunuz ya işte balta büyük putun omzunda. Balta kimdeyse bu işi o yapmıştır.” der. Öfkelenen Nemrut: “Bir taş parçası baltayı eline alıp bu işi nasıl yapar?” diye haykırınca Hz. İbrahim: “İşte benim anlatmak istediğim de budur. Siz kendi ellerinizle yaptığınız bu taş parçalarından medet umuyor, sizi kötülüklerden korumasını bekliyorsunuz. Tanrı diye ona tapıyor, adak adıyor, başınız daralınca ona koşuyorsunuz. Bu gerçekten tanrı ise neden diğerlerini kırmasın!” deyince şaşkınlık geçiren Nemrut ve çevresindekiler İbrahim’in üzerine yürürler. Nemrut Hz.İbrahim’in yakılmasını emreder. Her taraftan toplanan odunlar Halil-ürrahman Gölü’ nün bulunduğu yerde yığılır. Odunlarla kocaman bir dağ meydana getirilir. Nemrut’un kalesinin kuzeyinde iki büyük sütun yaptırılır. İbrahim Peygamber`in (AS) bu sütunlar arasına gerilerek halatla ateşe fırlatılması düşünülür. Zeliha gece gündüz babasına yalvarır ama Nemrut`un yüreği yumuşamaz.

İbrahim (AS) sütunlar arasına gerilen halattan ateşe fırlatılır. Odun yığınlarının ortasına düşer düşmez ateş yerine burası bir göl olur. Atılan odunlar balığa dönüşür. Hemen yanı başında küçük bir göl daha vardır. Balıklar yandıkları için üzerinde kara lekeler bulunur. Göle Halil-ürrahman Gölü adı verilir. Zeliha’nın gözyaşlarından oluşan küçük göle de Zeliha’nın gözyaşları anlamına gelen Aynızeliha adı verilmiştir.

Halk inanışında göl veya göldeki balıklar kutsal sayılmaktadır. Bu balıklara dokunanların öleceği yada başına bela geleceğine inanılır.

***

Memleketimin her karışını seviyorum. Geçmişi ile gurur duyuyorum. Urfa’mda gördüğüm bazı gelişmeler beni çok mutlu etti. Mutfak müzesi; eskiye ait kültürümüzü çok güzel organize etmişler. Bu ayrı bir yazı konusu. Türkiye’nin en büyük Arkeoloji müzesini, Arkeopark ve Edessa Mozaik Müzesini görmek de ayrıca gurur vericiydi.

Şehrimde gördüğüm bir başka güzellik de taksilerin ve taksi duraklarındaki güzel değişimdi. Göbeklitepe’yi simgeleyen taksi durakları, taksilerin artık güvenli ve konforlu olması da memnuniyet vericiydi.

Hepimizin birlik ve beraberlik içinde olduğu güzel yarınlar ve huzurlu bayramlar dilerim. Her şeyin başı sevgi, unutmayalım. Küslerin barıştığı, ziyaretlerin huzur verdiği kahvelerin 40 yıllık hatırı olduğu bir bayram olsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 417
Toplam yorum
: 64
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 488
Kayıt tarihi
: 04.02.09
 
 

Lisansını Anadolu Üniversitesi/ İşletme Bölümü ve Anadolu Üniversitesi/ Sosyoloji Bölümlerinde “O..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster