Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
3835
 

Birlik felsefesi

Birlik felsefesi
 

“Kendisini her şeyden ayrı gören bu "ben" kimdir? Bütünden bu kadar ayrı mıdır?”

"Birlik" ezelden ebede varolan evrensel hakikatin adıdır. Hakikati arayanlar, evrensel Birliğin bilincine yaklaşmaya çalışırlar. Birliğe ulaşmak tasavvufi manada insan-ı kâmil olmak demektir. Kişinin kendini bilmesi, ölçülü olması nefsini terbiye etmesi, davranışlarında aşırılığa kaçmamasıdır. Mikro anlamda Tanrısallaşmadır, onunla bir olmaktır ve “O” her zaman dengelidir. O’nunla bir olmak, “Hakikate” ulaşmaktır. Vahdet-i vücut, yani Tanrı’nın varlığı ile bir olmaktır.

Vahdet-i vücut felsefesine göre “Birlik”, bütünleşmedir. Vahdet-i vücut anlayışı Hakk’ı insanda arar. Tasavvufi bakış açısına göre, Tanrı tek gerçek varlıktır, evren ise sadece Tanrı’nın bir suretidir. Birlik için “ölmeden önce ölmek” gereksinimi vurgulanır. “Tasavvuf günde bin kere ölüp yine dirilmektir” denir; yani kendi benliğini akıl, gönül ve nefs diye adlandırdığımız üçlü oluşumun bilincine vararak yaşarken yenileyebilmektir.

Bu yolu bir merdiven ile sembolize edersek, aydınlanma yolunda olan bireylerin işi hiçbir zaman bitmeyecektir. Her ulaşılan hedef yeni birini doğuracaktır. Basamaklar ağır ağır tırmanılır. Bu dinamik süreç sindirilir ve içselleştirilir. Bilgiye hazırlıktır zira hazır olunmadığı zaman kişiye kim ne aktarırsa aktarsın, birey ister inisiye olsun ister olmasın gerekli alımı, aydınlanmayı yaşayamayacaktır. Hareketsizlik ise bir çöküntüdür, sondur.

Bazı görüşlere göre: “Bir olmak daha üst bir düzeyde büyük bir yeni vahdet düzeyine çıkıştır. Biri idrak ediş, düaliteyi idrak ediş ve daha üst bir "Bir" düzeyinde yeni bir seviyeye ulaşmaktır.” Hz. Muhammed’in Miracında, Hz. Musa’nın dağa çıkışında, Hz. İsa’nın göğe yükselişinde hep basamakları çıkıp “bir olmak” sembolizması işlenir.

Süreçte bir son yoktur. “Kuyruğu ağzında halka oluşturan yılan” evrenin birliğini, vahdetini temsil eden eski bir devridaim sembolüdür. Ezelden ebede, kaostan düzene, dinamizmin ve evrenin ahenkli dengesinin formülüdür.

Pitagoras’a bir öğrencisi: “ Siz bir sofos’sunuz.” der...

“Hayır” der Pitagoras, birliğe ulaşmak için bilginin evrensel sevgi ile deneyimlenebileceğini vurgulamak isteyerek: “Ben philo-sofos’um.”. (philo: sevgi; sophia: bilgelik, hikmet)

“Vahdet-i vücut” veya Hint sistemine göre “Nirvana” aşamasına ulaşan varlığa “Hakiki insan”, “Kâmil insan” denir. Birlik felsefesi, yaşamını hakikati aramaya adamış olan ışığı arayanlar için önemli ipuçları sunar.

Birlik felsefesine göre evren sevgiden yaratılmıştır. Birlik aşamasına ulaşan Tanrı’yı kendi içinde bulur ve kendisinin O’ndan bir parça olduğunu algılar, O’nunla bütünleşir. Tanrı’yı insanın gönlünde arar.

Tanrı bütün varlıklarda kendini ortaya koyar. Aydınlanma yolunda olanlar için “Birlik” bilincine erişmek temel amaçtır.

Ezoterik bakış açısından amaç “Bir”’in içinde yok olmak, erimek değil; birlikte bir bütün oluşturmaktır; ying ve yang gibi. Bu evrensel birlik; zaman ve mekândan özgürdür, kozmik bir şuuru idrak ediştir, ilâhi sevgiyi içinde hissetmektir. Gönül gözünün açılmasıdır.

Berk Yüksel

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kendisini herşeyden ayrı gören bu ''ben'' kimdir? Bütünden bu kadar ayrımıdır? Can gerçekten kendini bilseydi, 'ben' dediği gerçeğin mahiyetini idrak edebilseydi, bütün canlılardaki can benim, bütün gözlerin arkasından bakan 'ben'im derdi.

metin KILINÇ 
 16.12.2012 16:45
 

Doğrusunuz. ama yaşama geçirip yansıtamıyoruz. sevgi ve selamlar.

Nariçi 
 17.08.2007 15:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 241
Toplam yorum
: 421
Toplam mesaj
: 122
Ort. okunma sayısı
: 30615
Kayıt tarihi
: 09.03.07
 
 

21 Aralık 1973, Ankara doğumludur. Lisans ve yüksek lisansını “İşletme” alanında yapmıştır. Araşt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster