Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '07

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
1635
 

Birlikte Ama Yalnız İki Yabancı

Birlikte Ama Yalnız İki Yabancı
 

Teoman, ' Birlikte Ama Yalnız İki Yabancı ' diyerek yalnız ve mutsuz insanların hikayesini onların içinde bulundukları acıtan durumu bir cümleyle nasıl da özetlemiş...

Evlerde bu durum hergün yaşanıyor. Ama yaşanılanların ne kadarının farkındayız o da ayrı bir konu. Herkes kendisiyle öyle yoğrulmuş ki kimsenin kimseyi gözü görmüyor. Kim haklı kim haksız bunun ne önemi var ki, ya da haklı olmak haksız olmak sonucu değiştirecek mi? Hayır.

Bugün elimde TV kumandası dellenmiş bir halde kanal kanal geziyorum, baktım olmuyor kendime çereze ve meyva suyuna verdim. Ben onları yiyeceğim diye cebelleşirken aman Allah’ ım bir kavga bir kıyamet. Kendi kendime n’ oluyor ya diye gözlerimi diktim TV ye.

60 küsur yaşında bir beyefendi-eşi-kızı ve oğlu

Kız, babasının annesiyle ve kendisiyle hiç ilgilenmediğini ortada başka bir kadın olduğunu ve bu kadın ortaya çıktıktan sonra adamın evi terkettiğini, kendilerine aile sıcaklığı yaşatmadığını anlatıyor, ‘ Babam ortadan kayboldu annemi çok ihmal etti ‘ diyor.

Baba çok sert bir adam, ‘ Kayıpsam beni istediğiniz zaman nasıl arayıp buluyorsunuz ve sen hiç onaylamadığım bir evlilik yaptın, benim senin gibi kızım yok artık. Ben kaza geçirdim, ameliyat oldum çamaşırımı mı yıkadınız, bir tas çorba mı yaptınız. Madem yoktum beni nasıl buldunuz da çağırıyorsunuz. Beni param için istiyorsunuz, bilmiyorsunuz ama olan paramı sizlerin üstüne yaptım ‘ diyor...

Konu uzadıkça herkes birbirini suçluyor. Ve bir canlı telefon bağlantısı. Adamın sevgilisi olduğu iddia edilen 28 yaşındaki genç kadın telefonda. Adama ismiyle hitap ediyor, herkes üstünü başını yırtıyor, ' nerden geliyor bu samimiyet ' diye. Ama kadın bu durumdan hiç etkilenmiyor ve, ‘ Ben onu seviyorum ‘ diyor...

Adamın söylediği cevap çok ilginç, ‘ Ben ikinci baharım yaşamak istiyorum ‘ diyor. Ve erkeklerin o hep güldüğüm komik bahanelerinden birini ortaya sunuyor, ‘ Eve geldiğimde karımın saçı başı darmadağan ‘...

Tam yerine rast gelmişken burdan beylere bir önerim olacak. Saça baş sizin için bu kadar önemliyse güzellik uzmanıyla falan evlenin. Yine tam yerine rast geldi, bu kadar laftan sonra bunu da artık pas geçmeyeceğim,

Sadece bakımsız kadın mı vardır, bakımsız yurdum erkeği yok mudur acaba?

Var ise hemen onun yedeğini mi bulmak gerekir?

Bulunur ise kadın haklı konuma geçer mi?

Yani hep kadınlara kızıyorum, eleştiriyorum ama siz erkeklerde kanatsız melek değilsiniz hani.

İşte konu dağıldı yine, ne anlatıyordum ben şimdi?

Programda jüri adında adamlar ve kadınlar da vardı. Kendi sorunlarını halletmişler gibi gelmişler orada insanlara akıl veriyorlar. Aldatılan kadın, ‘ Ben kocamı seviyorum, aramızda hiçbir problem yok ‘ diye acınacak bir halde son çırpınışlarını yaparken jüriden bir bey de ısrarla, ‘ Varmış demek ki ama bundan sizin haberiniz yokmuş ‘ diyordu.

Programda bir de dik yakalı, ak saçlarını topuz yapmış kadın hakimimiz var. Adamı bir dövmediği kaldı, ‘ Evli bir erkeksiniz, sizin bu yaptığınız , ‘ Etik ‘ mi ‘ diyerek adamı bayağı bir sıkıştırdı.

Sonrasında da benim kalbim sıkışmaya başladı ve can havliyle kanalı değiştirdim.

Birlikte ama yalnız yaşayanların hikayesiydi bu. Aynı evde yaşayıp aynı oksijeni solumak ( Tüketmek ) birlikte olmaya yetmiyor ne yazık ki.

Aslınca ne acı bir durum ve birçok evde yaşanan şeyler.

Acaba hep mi böyleydik yoksa zamanla değiştik mi ya da değiştirildik mi?

Herkes böyle yaşamaya katlanamaz. Ya şekilde görüldüğü üzere beyefendinin yaptığı gibi evi terkeder ya da ,‘ Etik ‘ kelimesinin anlamını bilenler de hayatlarına ikinci tekil şahsı katmadan önce evliliklerini ( Beraberliklerini ) sonlandırıp yeni bir ilişkiye öyle girerler.

Bir diğer grup da ortada Aile diye bir kavram kalmadığı halde, ‘ Ben eşimi seviyorum hiçbir problemimiz yok ‘diye ortalık yerde kendini paralar.

Gördüğünüz gibi, i

İnsanlar var birbirlerine yakın uzak illerde,

İnsanlar var birbirlerine uzak aynı evlerde

Siz hangisisiniz bilmiyorum ama zor, çok zor işler bunlar...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

benim bir arkadaşım da "Bir barta kulesi üstünde" derdi... hem de 17 yaşında olmasına rağmen ehehehe :)

anise 
 22.05.2007 23:00
Cevap :
:)Çok yaratıcı bir toplumuz. Kimbilir daha neler diyenler vardır :) Sevgiler  22.05.2007 23:19
 

Bu yazına yorumun başlığı Azgın Teke Sendromu idi.. Baktım gitmemiş. Bari değiştireyim dedim. Aslında sorunu kişiselleştirmeden ele almakta fayda var. Herkesin bardağı kendince dolu.. Anne, baba, kız veya sevgili... Kim haklı kim haksız. Bunun yargısı bize düşmez. Ama çoğu kez konu mankenlerine para vererek mizansen yaratan ve orada aykırı buldukları olayların belki katmerlisini yapan, kendilerini uzman olarak ortaya koyanların şarlatanlıklarına da aldanmamak lazım. Bu olay, sosyal sorunları belli anlamda çözmüş batı toplumlarında da var. Pek işlenmez ama. Çnkü kadın da erkek gibi belli anlamda ekonomik ve sosyal özgürlüğünün tadını biliyor, çünkü ona sahip. TV kanalları bir sosyal yarayı, allandıra ballandıra ve kafaları bulandırma pahasına harmanlayıp müptela izleyicinin önüne koyuyor. Koyuyor ki başka bişey düşünemez olsunlar. Hayatın gerçeklerinden kopsunlar. Kendilerine yabancılaşsınlar. Keşka herkesin baharı olsa diyorum.. Bir iki üç beş. Varmı bahar gibisi allahaşkına..

Birkan Can 
 22.05.2007 18:52
Cevap :
Amaç insanların gerçeklerden kopması ve kendilerine yabancılaşması ise bunu başarıyorlar. O programı biraz daha izleseydim sanırım dünyayla bağlantım kesilecekti. :) Etik kelimesinin anlamını bildikten sonra herkese bol ikinci baharlar :) Sevgiler  22.05.2007 21:35
 

Anlattığınız olaya benzer binlerce olay yaşanıyor ülkemizde. Bunların TV önünde sergilenmesinden açıkçası rahatsız oluyorum ben. Ülkemizde tartışılması gereken çok daha önemli konular var ama bu ayrı bir konu. Yazınızın ana temasına gelince. Ben 5 yıldır evliyim. Allah'ın bize hediyesi dünyalar güzeli bir de kızım var. Eşimle severek evlendik. Ruhen birbirimizi tamamladığımıza inanıyorum. Çok farklı yönlerimiz olmasına karşın, ortak paydada buluşuyor, farklılıklarımızı bütünleştiriyoruz. Artı ile eksiyi nötr hale getirmek gibi. Saç baş konusuna gelince. Erkeğinde kadının da bakımlı olması, güzel görünmesi önemli. Ama evliliklerde, eğer gerçekten sevgi varsa fiziksel görünümün çok önemli olmadığına inanıyorum. Örneğin eşimin hamilelik döneminde, bir çok kişi onun kilo aldığını söylüyordu. O da bunu sıkıntı yapıyordu. Ama eşim benim gözümde, kiloluykende zayıfkende hep aynı güzel. Ben bunu farkedemedim. Ona hep aynı sevgi gözlüğüyle bakmamdan olsa gerek...

Murat Yazmacı 
 22.05.2007 13:19
Cevap :
:) Sevgili Murat sefalar getirdin. Ben de ailelerin TV önünde sorunlarını paylaşmasına şiddetle karşıyım hatta onların neden orada olduğunu hala anlayabilmiş deyilim . Akıllara zarar bir olay. Eşler elbette ki birbirini bakımlı görmek ister bunda hemfikirim ve doğru olan da budur zaten ama bazı durumlar sudan bahanelerle ayrılık konusu yapılmamalı diye düşünüyorum. Terkedeceksen de adam gibi ' BİTTİ' diyebilmelisin. Bu kadın için de aynı tabi. Yani Türk filmi çevirmeye hiç gerek yok. Çevrilmişi zaten var... :)Sana ve ailene mutluluklar diliyorum ve minği de benim yerime kokla. Sevgiler  22.05.2007 14:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1928
Toplam yorum
: 7346
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 634
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster