Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '11

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
261
 

Birlikte yaşama dair

Birlikte yaşama dair
 

GEA Arama Kurtarma Ekibinin Van Operasyonundan bir kare


Geçtiğimiz hafta, aynı bölgede iki farklı olay ile sarsıldık. Biri 20 Ekim günü Hakkari Çukurca’da 24 askerimizi kaybettiğimiz çatışma ve diğeri 23 Ekim günü Van’da 279 (bugün itibari ile) vatandaşımızı kaybettiğimiz deprem felaketi.

 

Iki acı ama iki farklı tepki.

 

Aynı topraklar üzerinde birlikte yaşamaya çalışan insanlar arasında, biri iyi diğeri kötü bir örnek.

 

Eğer evde tek başımıza yaşıyorsak veya dağda münzevi bir hayat ise bizimkisi, o zaman çok uyumlu, barışsever, anlayışlı ve hoşgörülüyüzdür. Ama evimizi paylaşmaya başladığımızda veya toplum içinde yaşadığımızda aynı değerleri taşımakta zorlanırız. Oysaki gerçek yüzümüz tam da bir bütün olamadığımız, birleşemediğimiz durumlarda ortaya çıkar. Peki birleşmek çok mu zordur, bir bütün olmak, tek bir vücut gibi davranmak? Bir elde de hiçbir parmak birbirine benzemez veya başarılı bir futbol takımında hiçbir oyuncu diğeri ile aynı değildir, ne görevleri itibari ile ne de yetenekleri… Antik dönemde Grekler, birlikte yaşamı politika olarak adlandırırlar ve onun da gökyüzündeki uyumun, yeryüzünde tecellisi olduğunu söylerlerdi. Gökyüzünde hiçbir unsur aynı değil. Hatta kendi güneş sistemimizde, gezegenler, özellikleri birbirine benzemiyor ama onları bir arada tutan bir merkez var: Güneş.

 

Demek ki doğaya da aykırı olan aynılık, eşitlenmek mümkün değildir, mümkün olan BIRLEŞMEDİR.

 

“Birleştirme kelimesi latinceden “unus” ve “facere” “tek yapmak” kelimesinden geliyor. Yani uyumlu bir birlik oluşturmak için değişik farklı parçaları bitiştirmektir. Bir yakınlaşma davranışıdır, bir bağlantı eylemidir.” der güncel filozoflardan D.S.Guzman. Bir araba içerisindeki hiçbir parça birbirine benzemez ama bir parça bile eksik kalsa araba çalışmaz.

 

Kendi adıma ben, bu iki olaydan nasıl sonuç çıkartıyorum:

Bu topraklar üzerinde yaşayan insanlar, din, dil, ırk, cinsiyet, sosyal ayrım gözetmeksizin bir apartmanda, bir mahallede, çocukları oyun bahçesinde birlikte olabilirler, tarihlerinde ve kültürlerinde bu evrensel değer vardır.

 

Illa insanları ayırmak istiyorsanız, iyi insan-kötü insan diye ayırın diyorum. Manipülasyon, spekülasyonlara karşı uyanık olun diyorum. Unutmayın, bir parmağı bükmek kolaydır, ama bir bileğin tuttuğu eli yenmek daha zordur.

 

Son 2-3 yıldır, sinemalarda bir afet sonrasında birbirini tanımayan insanların bir şekilde biraraya geldiği ve içlerinden en iyisinin doğal bir şekilde lider olduğu ve sonrasında tüm ekibin birlikte mücadele ettiği filmler izliyoruz. Sadece doğal felaketlerde değil, her türlü zorlukda birleşelim.

 

Birleşmek, uyuşmaktır. Uyuşmak, anlaşmaktır. Anlaşmak, üst bir fikirde olmaktır.

 

Fikirleri geliştirmek, büyütmek, evrensel ve ebedi olanlara ulaşmak için çaba göstermek…Zeki olmak, seçmeyi bilmek.

 

Farklılıklarımızın zenginlik olduğunu, birbirimizden beslendiğimizi ve daha iyi, daha doğru, daha adil ve daha güzele ulaşılabileceğini göstermek için mücadeleye davet ediyorum. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 2582
Kayıt tarihi
: 27.05.11
 
 

Çoklu paydaş ortamında çalışma yeteneği, özellikle inovasyon ve kümelenmeyi teşvik etmek için kamu k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster