Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
968
 

Birşeyler Yapıyorum Kendi Kendime... Kendime...

Birşeyler Yapıyorum Kendi Kendime... Kendime...
 

Yıllarca büyümek istedim ve işte büyüdüm sonunda... Zannettiklerim hayatımdan uzaklar ama... Zannettiğim gibi bir şey değilmiş büyümek, o kadar kolay da değilmiş. Eline valizini alıp, çarpıp kapıyı çıkmak zannederdim küçükken, büyümeyi. Evet, eline valizi alıp çarpıp kapıyı çıkabilmeyi bilebilmişim ama geride bıraktıklarına daha çok üzülüyormuş insanlar büyüdükçe, bunu hesap edememişim. Mutlulukları daha kısa, üzüntüleri daha uzun sürüyormuş bunu unutmuşum; küçük şeylere sevinmek için önce onları büyütmeleri gerekirmiş, elindekilerin değerini kaybedince anlarlarmış, bir çikolataya gülmezlermiş mesela onlar... Oyuncaklarını paylaşmazlarmış büyükler...

Küçükken yemek yeme bahanemdi büyümek, yemezsem büyüyemezdim çünkü, büyüyemezsem de elime valizimi alıp çarpıp kapıyı çıkamazdım. Hem ben onları hep ağlıyor zannettim, tabakta bıraktım diye. Büyüdükçe anladım ki, bir insan kandırılmaya küçükken başlıyormuş.

Küçükken uyuma bahanemdi büyümek... Uyununca çabuk büyünür zannettiğimdendi tüm uyuma çabalarım. Büyüdükçe zaman kaybı oluyor artık uyumak. Biz büyümeye "abla" olmak derken, onlar "yaşlanmak" diyorlarmış. Oysa ki ben, valizimi elime alıp, çarpıp kapıyı çıkabilmek için büyümüştüm.

Şimdi nereye ait olduğunu bilmediğim, iki şehrin arasına sıkışmış, nereye gitsem öbür şehri özlediğim, valizlerden ve yollardan ve çarpıp kapıyı çıkmalardan nefret ettiğim bir hayatım var. Göz açıp kapayıncaya kadar geçer dediler bu karmaşa, bilmiyorum ben nerde gözümü açmayı unuttum?

Eline sıkıştırılan her mutluluğu "balon", her maviyi "deniz", her dondurma yemeyi "büyümek" zanneden; bir bardaktan fazla çay içemeyen, karşıdan karşıya tek başına geçemeyen, elleri küçücük ama mutlu olmak için tek ellerinin bile kocaman kaldığı insanların olduğu bir yer var...

-Oraya tekrar nerden dönebilirim acaba? Diye sordum, yanında eşiyle yürüyen, dalgın ama hala söylenenleri anlayabilen bir amcaya.

Bu hayatın “U” dönüşü yokmuş…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Ebru hanım yazılarınızdan anladığım kadarıyla eskiye özlem gerçek. Çevremdeki insanların hemen hemen hepsi bu şekilde yaşamayı kendilerine yaşam tarzı olarak seçmişler. Belkide bunu farkında olmadan yapıyorlar. Ama sonuçta ortada bir gerçek var. Sadece bir örnek sabah kalkınca ilk olarak ne yaparsınız?? Dağınık bir surat ve uykulu gözlerle hayattan bezmiş bir halde güne mi başlarsınız? veya ??

umutheart 
 25.01.2011 11:22
Cevap :
tüm günümü size burdan anlatmam beklenemez sanırım:) ben biraz kendimi size anlatmaya çalıştım aslında çok neşeli ve günümü yaşamaya bayılan bir insanım. ve eskiye inanın sadece yazılarımda yer veriyorum. belki de benim de günlük yaşamda aklıma gelmeyen bir şey bu geçmiş ve ona, yazılarımda yer vererek bir rahatlama yaşıyorum...  25.01.2011 15:12
 

size katılıyorum bunlar hepimizin sorunları. Yalnız hep ya geçmişle yada gelecekle yaşıyoruz. Size hiç şu anın keyfini nasıl çıkaracagınız söyleyen birileri oldu mu?? ne demiş geçmiş dündü gelecek mechul yaşanacak tek bir gün vardır oda bugündür.

umutheart 
 24.01.2011 13:29
Cevap :
ben günü yaşamayı seven bir insanımdır aslında ve hatta öyle geçmişi sadece yazı yazarken düşünüyorum ya da gelecekle ilgili endişeler hiç barındırmadım hep umutlu ve aşırı mutluyumdur gelecekle alakalı olarak. sadece yazdıklarımla beni değerlendirmek ve bu sonuca ulaşmak acımasızlık olur:))))  25.01.2011 10:04
 

Belki de bu özlemimizin arkasında çocukluğumuzu çocuk olmanın o anını doya doya yaşamadığımızdan ileri geliryordur. Yetişkinler sürekli bir an önce büyü diye sanki emrivaki de bulunmuyorlar mı! Hayatın her döneminde bunları yaşamıyor muyuz?

umutheart 
 23.01.2011 12:53
Cevap :
bu yazdıklarım sadece benim yaşadıklarım değil, hepimizin yaşadıkları. çalışan bir annem vardı ve çabuk büyümek zorunda kaldığım doğrudur ama aslında bu sorun, birçoğumuzun sorunu değil mi?  24.01.2011 9:39
 

S.EBRU hanım... Yazınız çok güzel... Ancak yorumlarda dikkatimi çekti... ENGİN/73 ... arkadaşımız bir bey değil, bir bayandır... Bunu hatırlatmak istedim.. Elbetde sizde haklısınız, çünkü aramıza yeni gelmişsiniz... Bu arada HOŞ GELDİNİZ... ! :-)) NECİP KÖNİ - ADANA / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 20.01.2011 18:33
Cevap :
uyarınız için çok teşekkür ederim Necip Bey, ben kullanıcı isminden hareketle böyle bir hata yaptım sanırım, buradan da kendisinden sizin aracılığınızla özür dilemek isterim...  20.01.2011 20:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 93
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 838
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

1985 doğumluyum ve geçmişte yaptığım işlerle ilgili her bilgiyi önceki adımlarda sizlerle paylaşt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster