Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Nisan '08

 
Kategori
Doğa Sporları
Okunma Sayısı
3643
 

Bisiklet Dünyası

Bisiklet Dünyası
 

Lance Armstrong - 2004 Fransa Turu


Sevgili okuyucularım. Ben size bisiklet sporunu sevdirmeye çalışmaktayım. Gerçi şimdiye kadar burada başarılı olduğum söylenemez. Benim başarılı olabilmem için size bisiklet sporunu sevdirip bir kaçınızın da şimdiye kadar bisiklet alıp biniyor olmanız gerekirdi.

Acaba ben ne yapıyorum. Dost muyum sizce, yoksa insanlara karşı garezim var da sizlere kötülük mü yapıyorum. Burada bisikletin faydalarını anlatıyorum. Anlatmamalı mıydım yoksa.

Türk insanının yapısını inceliyorum. Kendisi araba almaya yatkın. Ama ne var ki dünya da benzin bakımından en pahalı ülke konumun da. Yıllık gelir bakımında dünyada Türk insanının kazancı diğer ülkelere nazaran çok düşük olmasına rağmen arabaya ve benzine harcamasını çok seviyor. Halbuki onlara vereceği parayı daha düşük maliyette elde edeceği bir bisiklet alabilir ve gittiği yerlere yol parası vermez. Zaman yönünde de kazancı da olur. Ben bunlara kaç defa dile getirdimse hiç biri kalkıp Ahmet Bey “Sizin öğüdünüzü dinledim ve bir bisiklet aldım. Hem bisiklete biniyor hem de spor yapıyor ve de paralarım cebimde kalıyor” diye bana mesaj geçen olurdu. Allahın bir kulu bana böyle bir mesaj gelmedi. O kadar çok bekledim ki. Neyse yine sizler bilirsiniz.

Küresel ısınma dedik ve milletin dikkatini çekmek için iki güzel insan İstanbul’dan Sydney’e yaklaşık yirmi beş bin kilometre pedal basıyorlar 9 Mart’tan bu yana. Türkiye’den çıkıncaya kadar da onlarla beraber olduk. Onlardan yine haberler geldikçe sizlerle paylaşmayı sürdüreceğim.

Evet, yaz mevsimi yaklaşıyor. Okullar tatile girecek. Çocuklarımızın sınıf geçme hediyesi olarak babaların biraz da cepleri yanacak çocuklarını sevindirmek adına. Bizler çocuklarımıza bisiklet almayı düşünelim. Halbuki bu yaz mevsimlerin de bisiklet dünyasın da değişik yerlerinde de bisiklet yarışları yapılmakta. Bisiklet yarışları demeyin. Teknik isteyen, nefes gerektiren, dayanıklı ve güçlü insanların yapabileceği bir iştir. O kadar da kolay değil anlaşılan. Mevsimi yaklaşmışken size bilgilendirmek amacıyla dünya da ünlü bisiklet yarışlarından kısaca bahsetmek istiyorum.

Bisiklet yarışları:

Bisiklet sporunun yüz yılı aşan bir geçmişi vardır. Bu spor özellikle Avrupa ülkelerinde çok sevilmekle birlikte, başka ülkelerde de ilgi sürekli artmaktadır. Dünyanın pek çok yerinde, amatör ve profesyonel bisikletçiler için çeşitli yarışlar yapılır. Bisiklet yarışları, yol yarışları, pist yarışları, bisikletli koşu yarışları, dağ bisikleti yarışları ve BMX yarışları olarak düzenlenir. Bisiklet yarışları Türkiye Bisklet Federasyonu ve Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) yönetmelikleri ile düzenlenir.

Bisiklet yarışları çeşitlidir: Pist Yarışları, Yol Yarışları, Zamana karşı, Tek Günlük Yol Yarışları, Turlar, Bisikletli Koşu Yarışları ve Dağ Bisiklet Yarışları’dır

Pist Yarışları

Oval biçimindeki pistlerde yapılan bisiklet yarışları kısa mesafeli yarışlardır. Pistin bir tur uzunluğu, katları 1000'i verecek şekilde, 500, 400, 333,3 ya da 250 metre olabilir. Bisiklet pistleri, dış kenarı yüksek olacak biçimde içe doğru eğimlidir ve bir fincan tabağını andırır. Bu eğim, yarışçıların köşeleri hızla dönerken savrulmalarını önler. 500-1.000 metre arasındaki kısa mesafeli yarışlar, sürat yarışlarıdır. Sürat yarışlarında, bitiş çizgisinde bisikletin hızı saatte 65 kilometreye kadar ulaşabilir. 4.000-5.000 metre yarışları takip yarışlarıdır. 5 km, 10 km ya da 20 km’lik orta mesafe yarışlarında ise, zamana karşı yarışılır. Bu yarışların tümü tek kişilik bisikletlerle yapılan yarışlardır. Aynı zamanda iki kişilik bisikletlerle yapılan yarışlar da vardır.

Yol Yarışları

Erkekler arası amatör bisiklet yarışları, 1896'dan beri Olimpiyat Oyunları’nda yer alır. Kadınlar arası yol yarışları ise 1984’te Olimpiyat Oyunları kapsamına alınmıştır. Bisiklet sporunda ayrıca amatör ve profesyonel dallarda dünya şampiyonaları düzenlenmektedir.

Zamana Karşı

Zamana (saate) karşı yol yarışlarında, her bisikletçi kısa aralarla peş peşe çıkış noktasından hareket eder. Takım ya da bireysel olarak yapılabilir

Tek Günlük Yol Yarışları

Yol yarışlarında, tüm sürücüler toplu biçimde aynı anda yarışa başlar. Bu tür yarışlarda bitiş çizgisine ilk ulaşan yarışı kazanır. Klasik yarışlar 250km mesafede yapılabilir.

Turlar

Çok etaplı yol yarışlarıdır. 3 gün ya da 21 gün olabilir. Etapların bazıları takım ya da bireysel zamana karşı olabilir. Bu yarışların en ünlüsü, Türkiye'de düzenlenen 8 günlük Cumhurbaşkanlığı Turunun 43.'sü 2007 yılında 12 ülkenin katılımı ile organize edilmiştir.

Bisikletli koşu Yarışları

Diğer bisiklet yarışları arasında, bisiklet yarışı ile krosun (kır koşusu) bir bileşimi olan bisiklet krosu vardır. Bisiklet krosu inişli çıkışlı ve bozuk yollarda yapılır. Yarışçıların bazen bisikletten inerek yürümeleri ve bisikletlerini omuzlarında taşımaları gerekir. Bisiklet krosu, genç sürücüler arasında çok ilgi görmektedir.

Dağ Bisikleti Yarışları

Dağ sürüşlerinde her türlü arazide yol alınır. Son zamanlarda yaygınlaşan bisiklet sporlarından biri de maratondur. (Maddenin geliştirilmesi gerek). İlk dağ bisikleti Dünya şampiyonası 1990 yılında düzenlenmiş, 1996 yılında ilk defa Atlanta Olimpiyat Oyunlarında yer almıştır.

Olimpik Dağ Bisikleti Yarışı

5-9km uzunluğunda parkurda düzenlenir. Parkurun asfalt kısımları %15'i geçemez. Yeterli miktarda tırmanma, patika ve teknik iniş içermelidir. Büyük erkekler yarışı yaklaşık 2 saate denk gelecek sayıda tur atılarak yapılır.

Dağ Bisikleti Maraton Yarışı

80km'den uzun parkurlarda yapılır.

Dağ Bisikleti İniş Yarışı

80km'den uzun parkurlarda yapılır.

Bunların en ünlüsü orijinal adıyla la Tour de France” Fransa Turu'dur ve Fransa’nın çeşitli yerlerinde 4.000 km dolayında bir yol boyunca yapılır. İlki 1903 tarihinde düzenlenen Fransa Turu birer günlük 21 etapta yapılır ve yaklaşık üç haftada tamamlanır. Bu etaplarda, Alpler'in ve Pireneler'in sarp yollarında yorucu tırmanışlar da yer alır. Benzer 21 günlük turlar İspanya ve İtalya'da da düzenlenmektedir. Bir başka deyimle Türk insanının ilgi duymayıp dünya da Dünya Kupası ve Olimpiyatların ardından en fazla izlenen ve merak edilen zorluk derecesi acısından en zor spor yarışmasıdır.

Fransa Turunu Eurosport’u izlemeye başladığım 2003 yılından bu yana takip etmekteyim. Beni bu yarışları bağlayanda Amerikalı ünlü bisikletçisi Lance Armstrong olmuştur. Bazen de kendi kendime sormuşumdur. Dünya’da bu kadar ilgi gören bir yarış neden Türkiye’de ilgi görmüyor diye. Ve gazetelerden yalnızca Fansa turu için köşeye sıkıştırılmış bir iki satırdan ibaret kısa olarak yazılmış haberdi.

Acaba Türkiye’de böyle yarışlar yapılıyor muydu? Benim bildiğim tek bir şey vardı. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet yarışı idi. Bunu da araştırdım.

Türkiye’de ilk kez 1928'de Ege Turu adı altında yarışma düzenlendi. Daha sonra, 1938, 1939, 1941 ve 1942'de İstanbul-Edirne-İstanbul bisiklet yarışları yapıldı. 1963'te de Marmara Turu adı altında bisiklet yarışları yapılmaya başlandı ve Marmara Turu 1966'da uluslararası nitelik kazandı. 1968'de de Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Bisiklet Turu adını aldı. 1970'de de ilk kez Esen Bisiklet Kulübü adıyla bir bayan bisiklet takımı kuruldu.

Türk bisikletçileri 1971'de İzmir'de düzenlenen Akdeniz Oyunları'nda dereceye girdiler. Başarılı sürücülerden biri olan Erol Küçükbakırcı 1973'te Balkan şampiyonu oldu; 1975'te de Libya ve Suudi Arabistan turlarını kazandı. Hasan Can 1977'de Fransa Tour L'avenir Ödülü'nü aldı. Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Bisiklet Turu’nda 1989’da ve 1993’te Türk takımı üçüncü oldu. Aynı turun bireysel dalında 1993’te Ayhan Aytekin, 1996’da Nadir Yavuz da üçüncülük elde etti. 1996’daki Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Bisiklet Turu’nda Türk bisikletçiler takım halinde ikinci oldular. 1998’de yapılan Balkan Yol Şampiyonası’nda Erdinç Doğan altın madalya kazandı.

Türk Dağ Bisikleti tarihi 1997'de ilki yapılan Uluslararası Alanya Dağ Bisiklet Kupası ile başlar. 2007 Avrupa Dağ Bisikleti Şampiyonası'na Türkiye 12-15 Temmuz tarihlerinde Ürgüp'de ev sahipliği yapmıştır.

2007 yılında Türkiye 3 adet uluslararası yol bisikleti turuna ve 12 adet uluslararası dağ bisikleti yarışmasına ev sahipliği yaptı. Bunların yanı sıra ulusal düzeyde tüm disiplinlerde yarışlar düzenlendiği gibi, Yol Bisikleti, Yol Bisikleti Zaman Karşı, Pist, Olimpik Dağ Bisikleti ve Dağ Bisikleti Maraton disiplinlerinde Türkiye Şampiyonaları organize edilmektedir.

Türkiye’de spor denilince futbol gelir. Türk Milleti futbolu öylesine önemsemiş ki sıra diğer spor dallarına gelmemiştir. Halbuki dünya da öyle sporlar var ki insanların daha sağlıklı yaşamaları için yapması gereken sporlardır. Futbol bir takım oyunu olmakla birlikte dayanışmayı ve arkadaşlığı gerektirir. Bununla birlikte bu sporu yapmak için karşımız da rakibin de olması gerekir.

Futbolu ben de seviyorum. Bununla birlikte daha sağlıklı yaşamak için herkesin spor yapması gerektiğine inanıyorum. Bunun en güzeli de koşmak ya da bisiklete binmektir. Ben bisikleti tercih edenlerdenim. Hem gideceğim yere daha çabuk gidiyorum hem de spor yapmış oluyorum.

TRT’ye bu konuda büyük görevler düşüyor. Nasıl ki yıllar önce Londra’da ki Wimbledon Tenis Turnuvasını ve Artistik Buz Dansını yayınları ile Türk halkını sevdirdiyse öyle zannediyorum bugünler de yapılmakta olan 44. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet yarışlarını TRT canlı yayınları ile Türk halkını sevdirecektir. Biraz geç kalınsa bile.

İki gündür bu yarışları takip ediyorum. Öyle mutluyum ki demek ki Türkiye’de bisiklet sporu yapılıyor diyebiliyorum. Yıllarca izlediğim Eurospot’tan yayınlanan Fransa Bisiklet Turundan farksız hem canlı bir helikopterden bir motosiklet üstünden yapılan çekimler müthiş güzellikteydi. Dün Bodrum-Marmaris etabını izlerken yeşil-mavi renkleri bir arada görme fırsatını bulduk. Hem Turizm açısından hem de ülkemizi tanıtımı bakımından bu görüntüler çok önemlidir diye düşünüyorum. Benim de TRT’den istediğim buydu.

Bisikletçiler daha henüz Muğla’yı geçmiş Ula kasabası yakınlarından geçerlerken yarışı anlatan TRTspikeri Levent Özçelik Ula kentinin özeliklerini anlattı. Efendin o küçüçük kasabada ki 5.000 nüfusunun 4.000 kadarının bisiklet sahibi olduğunu ve belediye başkanının bile makam aracı olarak bisikleti kullandığını söyledi.

İşte benim ve diğer bisikletçi dostlarımın beklediği özlem buydu.

Bundan sonra da bisiklet yarışları hakkında sizlerle birlikte olmak dileğiyle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

atls bisikletine çık Adıyaman'a doğru. Böylelikle bir ilki de sen gerçekleştir. Selamlar...

Yalnıztürk 
 19.04.2008 17:26
Cevap :
İnşallah bir gün olur.  20.04.2008 11:17
 

Yazınız da yerden göğe kadar haklısınız ama Türkiyede yada en azından Ankarada nerde binip de bisiklete keyif alacağız Ahmet Bey, ben çocuklarıma aldığım bisikletleri bile garajda çürümeye terkettim nerdeyse, sapık trafik sürücülerine kurban mı olalım. Saygısız bir toplumuz bir bayan olarak bisiklet sürmekten inanılmaz keyif alıyorum ama yollarda bisiklet süren kadına hiç rastlanmıyor artık bu koca ülkede bu koca başkentte. En son arkamdan çalınan kornalara dönüp cevap veriyim derken taşa takılıp düştüm bütün dizim kolum parçalandı çarpraz bağım koptu, eee bir daha cesaret zor..Vay halimize. Saygılar

Nazli 
 17.04.2008 17:17
Cevap :
Bu konu da çok haklısınız. Ben bir örnek vereyim. Bisikleti bu bloglarımda yazdığım zaman son dere okunma sayım birdenbire düşüyor. Bu da halkımızın ne kadar duyarsız olduğunu gösteriyor. Ama ilerde mutlaka okunacaktır. Tabi bu sporu Türk halkına sevdirirsek. Yeter ki bisiklet kültürünü yerleştirmesini bilelim. Saygılarımla efendim.  17.04.2008 19:38
 

Motorum var ama bisiklet başka.. biliyorum sizden öğrenmek istediğim.. çok yokuşlu bir iş yolu güzergahım var nasıl bir bisiklet önerirsiniz.. sevgiler, saygılar

yucel evren 
 17.04.2008 14:48
Cevap :
Ağırlığı yeteri kadar hafif olan ve 27 vitesli bir bisikleti öneririm.  17.04.2008 19:40
 

devam edin lütfen. K.

Kerem Oğuz 
 17.04.2008 14:43
Cevap :
Merak etmeyin.  17.04.2008 14:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 540
Toplam yorum
: 1220
Toplam mesaj
: 179
Ort. okunma sayısı
: 3148
Kayıt tarihi
: 02.01.07
 
 

Hiç bir motorlu araca binmeyi sevemedim. Daha doğrusu sevdiremediler. Onun yerine iki tekerlekli ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster