Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Kasım '15

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
53
 

Bisiklet sırtında Avrupa: Kalwaria Zebrzydowska - Tychy (3)

Bisiklet sırtında Avrupa: Kalwaria Zebrzydowska - Tychy (3)
 

Zator kasabası yakınlarında bir balık üretim göleti, Polonya (23/08/2015)


Tarih 23 Ağustos Pazar. Sabah erkenden Hotel Barka’da kahvaltımı yapıyor ve ardından otelin bahçesinde kısa bir çay keyfi yapıyorum. Bugün önümde uzun bir yol var. Zaman kaybetmeden çantalarımı bisikletime yükleyip yola çıkıyorum. Kalwaria Zebrzydowska kasabasından sonraki ilk durağım Wadowice şehri olacak. Yaklaşık 20.000 kişinin yaşadığı bu küçük şehir Papa II. Jean Paul’un doğduğu yer olarak tanınıyor. Sırasıyla Barwald Gorny, Barwald Sredni, Barwald Dolny ve Klecza Gorna köylerini geçerek aşağı yukarı bir saat 30 dakikalık bir sürüşten sonra Wadowice şehrine ulaşıyorum. Saat 11:30. Şehir meydanı cıvıl cıvıl: itfaiye erleri meydanda hünerlerini sergiliyor ve yaşlısından gencine çok sayıda Wadowice sakini onları hayranlıkla seyrediyor. Meydanda azımsanmayacak sayıda turist de görüyorum.

Wadowice şehir meydanında Papa II. Jean Paul’un vaftiz edilmiş olduğu büyük bir kilise var. Kilisenin hemen yanında Papa II. Jean Paul’un bir heykeli bulunuyor. Aynı zamanda Papa II. Jean Paul’un aile evinin de bulunduğu Wadowice şehri Polonya’daki en önemli inanç turizmi merkezleri arasında. Şehir meydanında bisikletimle bir tur attıktan sonra Papa II. Jean Paul’un heykelinin önünde bisikletten iniyor ve heykelin ve yanındaki kilisenin birkaç fotoğrafını çekiyorum. Sonra orada heykele bakınmakta olan Polonyalı bir adama telefonumu vererek benim heykelle bir fotoğrafımı çekmesini rica ediyorum. Nereden bileyim Polonya’daki en kabiliyetsiz adama çattığımı! Adam Mr. Bean’in Polonya şubesi: abartısız beş dakika uğraşıyor ancak tek kare fotoğraf çekmeyi beceremiyor. Bir de “Bak bakalım güzel çekmiş miyim? Beğenmezsen bir fotoğraf daha çekerim.” demez mi. Adamdan kurtulmak için telefonuma bakıp, yalandan “Süper fotoğraf çekmişsin birader. Minnettarım!” diyorum çaresiz. Bisikletime binip meydanda bir tur daha atıyor ve o kabiliyetsiz adamın heykelin yanından uzaklaştığından emin olduktan sonra heykelin yanına tekrar gidip başka bir adamdan fotoğrafımı çekmesini rica ediyorum.

Fotoğraf çekme faslını başarıyla bitirdikten sonra sıra şehir meydanında bulunan kafelerden birinde çay içmeye geliyor. Restauracja Paradise  (www.karczma-paradise-wadowice.pl) isimli restoranın önünde bulunan boş bir masaya oturup bir fincan çay sipariş veriyorum. Yaklaşık yarım saat Wadowice sakinlerinin yaşamlarına ortak olduktan sonra bisikletime binip yola devam ediyorum. Bir sonraki durağım Wadowice’nin kuzeyinde bulunan Zator kasabası olacak. Tomice, Radocza, Graboszyce ve Trzebienczyce köylerini geride bırakıp bir saatlik sürüşün ardından Zator’a ulaşıyorum. Wadowice ile Zator arasındaki yolun kenarında bulunan irili ufaklı göletlerde yetiştirilen balıklar hemen göletlerin yanında tezgah kurmuş balık yetiştiricileri tarafından satılıyor. Zator kasabasının girişinde bulunan Zatorland (www.zatorland.pl) isimli parkın otoparkı ağzına kadar araç dolu. Bu park dışarıdan özellikle çocuklar için eğlenceli bir mekan gibi görünüyor.

Zator kasabasının meydanında bir sahne kurulmuş ve görünüşe göre akşam sahne alacak müzik grupları prova yapıyorlar. Meydanın bir yanında görkemli bir tuğla kilise var. Meydanın bir köşesinde bulunan Revel Cafe (www.revel-pub.com.pl) isimli kafenin önündeki kaldırımda birkaç masa görüyor ve kafenin dondurma tezgahından bir külah dondurma satın alıp bu masalardan birine oturup kısa bir dinlenme molası veriyorum. Bir süre dinlendikten sonra bisikletime binip tekrar yola koyuluyorum. Zator kasabasından sonraki durağım Auschwitz Toplama Kampı’nın bulunduğu Oswiecim kasabası olacak. Zator’un çıkışında Energylandia Zator (www.energylandia.pl) isimli devasa bir eğlence parkı dikkatimi çekiyor. Energylandia Zator’un otoparkında park edilmiş yüzlerce araç görüyorum: anlaşılan burası çok rağbet gören bir eğlence parkı. Energylandia Zator’u geride bıraktıktan birkaç dakika sonra yol üzerinde bir aracın çarpmış olduğu ölü bir tavşan görüyorum. Tavşanın cinsini bilemem ancak oldukça iri bir hayvan. Przeciszow ve Wlosienica köylerini ardımda bıraktıktan sonra Oswiecim kasabasına ulaşıyorum. Kasabanın girişinde yol çalışması var. Kasabanın merkezine girmeyip, Auschwitz Toplama Kampı tabelalarını takip ederek, Wisla nehrinin bir kolu olan Sola ırmağı boyunca uzunca bir süre pedal bastıktan sonra kasabanın dışında bulunan kampa varıyorum. Auschwitz Toplama Kampı’nın girişindeki bilet gişesinin önünde uzunca bir kuyruk var. Bisikletimi ve çantalarımı emanet edebileceğim bir yer de göremiyorum. “Önemli olan buraya ulaşabilmekti. Kampı bir başka zaman gezerim.” düşüncesiyle geceyi geçireceğim Tychy şehrine doğru yola çıkmaya karar veriyorum.

Oswiecim ile Tychy arasında yaklaşık 22 kilometre mesafe var. Babice ve Bierun köyleri üzerinden yol alarak akşam saat 19:00 sularında bugünkü yolculuğumun son durağı olan Tychy şehrine ulaşıyorum. Şehirde konaklayacağım otel olan Hotel Stara Poczta’ya (www.stara-poczta.pl) vardığımda bisikletimin kilometre sayacı bugün 77.480 metre yol yapmış olduğumu gösteriyor. Otelde odama yerleşip, bir süre dinlendikten sonra otelin hemen karşısında bulunan bir restoranda akşam yemeğimi yiyerek günü tamamlıyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 999
Kayıt tarihi
: 13.11.12
 
 

1995 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Bölümü'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster