Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '15

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
143
 

Bisiklet sırtında Avrupa: Krakow'dan çıktım yola (1)

Bisiklet sırtında Avrupa: Krakow'dan çıktım yola (1)
 

Zator kasabası yakınları, Polonya (23/08/2015)


Bisikletle tanımadığım coğrafyaları gezmeyi, yeni insanlar tanıyıp yeni yerler görmeyi, farklı kültürleri yerinde gözlemlemeyi çocukluğumdan bu yana hayal ederim. Bu hayalimi gerçekleştirmek amacıyla 20 Ağustos 2015 Perşembe günü İstanbul’dan Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’a uçuyorum. Prag’da bir gece konakladıktan sonra Polonya’nın Krakow şehrine geçecek ve bisikletle gezime bu güzel Leh şehrinden başlayacağım. Prag’da Florenc semtinde bulunan B & B Hotel Prague City isimli otelde konaklayacağım. Akşam saatlerinde otele yerleşip, yol yorgunluğunu atmak için bir süre dinlendikten sonra bir önceki Prag gezimizde arkadaşlarımla birlikte uzun süre aramamıza rağmen bulamadığımız Cafe V Lese (www.cafevlese.cz) isimli kafeyi aramak üzere otelden ayrılıyorum. Bu kez şansım yaver gidiyor ve Krymska 12 adresinde bulunan bu kafeyi kısa bir süre aradıktan sonra buluyorum. Genelde Prag sakinlerinin rağbet ettikleri Cafe V Lese’de yaklaşık bir saat zaman geçirdikten sonra otele dönüyorum: ertesi sabah Krakow’a yolculuk yapacağım.

21 Ağustos 2015 Cuma sabahı otelde kahvaltı yaptıktan sonra Prag Hlavni Nadrazi tren istasyonuna gidiyor ve saat 08:02’de Çek Cumhuriyeti’nin Polonya sınırında bulunan Bohumin kasabasına hareket edecek Leo Express trenine biniyorum. Leo Express (www.le.cz) firması Prag ile Krakow arasında tren + otobüs ile ulaşım sağlıyor. Bu firma vasıtasıyla Prag’dan Krakow’a gitmek için önce Prag’dan trenle Bohumin’e yolculuk yapıyor ve Bohumin’de tren yolcularını bekleyen Leo Express otobüsüyle Krakow’a ulaştırılıyorsunuz. Yolculuk yaklaşık 6 saat 20 dakika sürüyor. Saat 14:30 gibi Krakow’a ulaşıyorum. Krakow şehrinde Jordan Pokoje Goscinne isimli otelde konaklayacağım. Bu küçük otel merkezi bir konumda bulunuyor. Krakow’a gidecek gezginlere tavsiye ederim. Otele yerleştikten sonra bir lokantaya gidip karnımı doyuruyor ve daha sonra gezim sırasında kullanacağım bisiklet için kapora vermek üzere bisikleti kiralayacağım dükkana gidiyorum.

Cruising Krakow(www.cruisingkrakow.com) uzun yıllar Kanada’da yaşadıktan sonra doğduğu şehir olan Krakow’a yerleşen Michael Trebacz’ın kurduğu bir bisiklet kiralama şirketi. Krakow sakinleri Michael’i Bike Mike ismiyle tanıyorlar. Mike’a Polonya’ya hareket etmeden önce İstanbul’dan birkaç mail yazmış ve mail yoluyla gezimde kullanmak için kiralayacağım bisiklet için anlaşmıştık. Plac Szczepanski 8 adresinde bulunan Cruising Krakow dükkanına gittiğimde dükkanda Mike’ın yardımcısı Krzysztof (Polonya’da yer ve insan isimlerinde istemediğiniz kadar sessiz harf art arda dizilebiliyor: telaffuz edebilene aşkolsun!) kiralayacağım bisikletin son kontrollerini yapıyor ve ben de kendisine kapora bırakıp, bisikleti ertesi sabah teslim alacağımı söyleyip dükkandan ayrılıyorum.

Sıra gezim sırasında kullanacağım bisiklet çantalarını temin etmeye geldi. Polonya’ya seyahat etmeden önce internette yaptığım arama sonucunda bir çift Crosso marka Polonya yapımı bisiklet çantası satın almaya karar vermiştim. Krakow şehrindeki bisiklet mağazalarından birinde bu çantaları kolayca bulacağımı düşünmüştüm ancak evdeki hesap çarşıya uymuyor. Gezdiğim mağazaların hiçbirinde bu çantaları bulamıyorum. Son çare kaldığım otelin karşısında bulunan bir spor mağazasının sahibi genç çifte aradığım çantaların fotoğraflarını gösterip bu çantaları nerede bulabileceğimi benim için araştırmalarını rica ediyorum. Genç çift internetten telefon numaralarını buldukları mağazalara benim için tek tek telefon ediyorlar ancak nafile... aradıkları hiçbir mağazada benim satın almak istediğim çantalardan yok! Tam genç çifte teşekkür edip mağazadan ayrılacakken genç çift beklememi, bir mağazaya daha telefon edeceklerini söylüyorlar bir ağızdan. Bingo. İstediğim çanta aradıkları mağazada var. Genç çifte bana yardımcı olmak için gösterdikleri onca çaba için teşekkür ediyor ve beni yönlendirdikleri Alpintech (www.alpintech.pl) isimli mağazaya gidiyorum. Mağazada benim istediğim çantadan iki çift kalmış. “Yeşil mi kırmızı mı?” “Kırmızı daha fiyakalı. Kırmızı olsun!” Bisiklet çantalarını da satın aldım. Geziye başlamaya hazır sayılırım.

Satın aldığım bisiklet çantalarını oteldeki odama bırakıp günün kalan kısmında Krakow sokaklarını gezmeye karar veriyorum. Şehrin tam merkezinde bulunan şehrin ana meydanı Rynek Glowny ana baba günü. Meydanda Polonyalıların ulusal şairi Adam Mickiewicz’in anısına dikilmiş Adam Mickiewicz Anıtının etrafında oturmuş insanlara katılıyorum bir süre: genç bir gelin beyaz gelinliğiyle poz veriyor fotoğrafçıya meydanın bir o köşesinde bir bu köşesinde, damat yılmış, yorulmuş, ayak sürüyerek takip ediyor gelini; parası bol olan turistler beyaz atların koşulu olduğu beyaz faytonlarla şehri geziyorlar;  seyyar tezgahlarda antika eşyalar satan satıcılar tezgahlarını toplamaya başlamışlar. Tezgahların çoğunda Nazi kamplarında yaşamlarını yitirdiklerini düşündüğüm Yahudi ailelerden kalma eşyaların satıldığı izlenimine kapılıyorum her nedense. Şehrin ana meydanından kalabalığın Grodzka Caddesine doğru hareket ettiği dikkatimi çekiyor. Bir süre sonra ben de kalabalığın peşine takılıp bu caddeye geçiyorum.  Caddenin bir köşesinde bir Kieslowski filmi parça parça vücut buluyor adeta: mağrur genç bir kadın arya söylüyor bir köşe başında, başı dik, omuzları tarihi bir binanın duvarına dayanmış; birbirinin farkında olmayan onlarca insan farklı uğraşlar içinde; yaşlı bir kadın elindeki boş pet şişeyi atacak bir geri dönüşüm kutusu arayışında.

Grodzka Caddesi beni Krakow’un eski Yahudi mahallesi olan Kazimierz’e çıkarıyor. Kazimierz günümüzde Krakow eğlence yaşamının merkezi haline gelmiş. Singer dikiş makinesi: her genç kızın rüyası! Eskiden Singer dikiş makinelerinin fabrikası Kazimierz mahallesindeymiş. Şimdilerde fabrikanın yerinde Singer isimli bir bar bulunuyor. Bu barda eski dikiş makineleri masa niyetine kullanılıyor. Singer’de bir Singer dikiş makinesinin başına oturup bir bardak Tyskie birası yudumlayarak bir sonraki gün başlayacağım bisiklet gezimi hayalimde canlandırıyorum. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 999
Kayıt tarihi
: 13.11.12
 
 

1995 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Bölümü'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster