Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Haziran '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
956
 

Bitmeyen aşklar

Bitmeyen aşklar
 

Bütün aşklar tatlı başlar. Güzeli, çirkini, katili, hırsızı, iyisi, kötüsü kısacası herkes bir aşk yaşar. Bir gün beni bırakıp gider diye hiç tedirgin olunmaz, ona bağırırken canın yanmaz, kaybetmekten hiç korkulmaz...

Aşk, çok güzel ve tarifi olmayan duygularla başlar ve biter. Hiçbir aşk sonsuz dek sürmez. Devamında gelen ancak sevgi, saygı, hoşgörü dür. Tabi bazı aşklar vardır ki aynı anda başlar ama aynı anda bitmez. Aşık olan, karşı tarafın sevgisinin bittiğini kabullenmek istemez, bu bir olasılık bile değildir onun için, inanmak güç gelir. Sadece yanında olabilmek nefesini duyabilmek için bile olsa, ilişkinin her türlüsüne razı olur. Tabi bencillik burada başlar seven taraf için, peki ya artık sevmeyen taraf, anlatamaz aşkının bittiğini, katlanılması zor günler bu andan sonra devam eder. Yıpranan acı çeken hangi taraf olur? Aşık olan çabalar, canını acıtsa da, bu aşk ona işkence verse de, haz duyar sevmekten, hayatı içinde daha çok yaşar ya da yaşadığını zanneder.
Vefasız bir aşığın, yada imkansız aşkının peşinde yer bitirir kendini, yok olur, ufalır, tüm duygularının kontrolünü, tüm benliği kaybeder. Yinede birçok şeye katlanır , bir türlü bırakamaz bile bile, canını acıta acıta devam etmek ister. Karşısındakinin de yorulduğunu anlamak istemez.
Peki hangi taraf daha şanslı dır? Seven taraf, her zaman daha çok şanslı görür sevdiği için kendini, hatta karşı tarafı suçlayabilecek kadar şanslı ve haklı olduğunu düşünür. Sevmeyen de, şansızlıktan yakınır. Aşkının, böylesine kördüğüm halini aldığı için, unutur daha önce söylediği aşk fısıltılarını, tükenir sevmediğini anlatamamaktan yorulur.
Aşık olan, çaresi nedir? Bilir aslında, söküp atmaz ama hala sızlanır inatla, kalbimin yarısı yok artık keşke geri dönse diye. Lanet yağdırmaya devam eder. Vefasızlıkla suçlar karşı tarafı, ta ki yarım bir kalple yaşamayı öğreneceği yere dek. Her seferinde başa döner. Kimi zaman bıkar, yılar, vazgeçmeyi düşünür, ama yeniden canlanır yeniden çabalamaya başlar.
Bir bataklık misali çırpındıkça battığını kabul etmez. Hep karşı tarafı suçlar umarsız duygusuz olduğu için. Sevgisi biten taraf; ben artık oynamak istemiyorum bu aşk oyununu, kalbimi alıp eve gitmek istiyorum diyemez kimi zaman. Dese anlaşılmaz zaten sesi duyulmaz. Farklı bir yere gidip aramak istemediği halde, her bitirmek için aradığında, onun hala “merak ettim iyi misin” demesi elini kolunu bağlar.
Yan yana yürürken başka yerlere gitmeyi hayal etmeye başlar. Beyinlerde hep farklı notalar çalar, yollar bir türlü kesişemez artık, farklı araçlarda yolculuk etmeye başlanır, aynı resme bakarken farklı manzaralar görülür, aynı filmi izlerken farklı kahramanlara ağlanır. Aşık, candan kucaklamalarla yaklaşırken diğer taraf “kolum uyuştu” deyip çekene dek orada olmaya yanında yatmaya diretir. Ama yapılan her şey sonuçsuz kalır. En tatlı hayallerin, en tatlı bakışmaların yerini bezginlik, bıkkınlık, yorgunluk alır. En tatlı sözlerle, en can alıcı, aşkın en kırmızısında başlayan sözcükler öksüz kalır.

Seven mi haklıdır?Terk eden mi? Bir taraf için biten ama diğerinin kabul etmek istemediği aşklar yakar insanın canını sonuna dek kanayana dek yakar. Zamanla geçer sanılır elbet, ama yara gider izi kalır gönülde. Ya lanetle vefasız bir aşık olarak anılır için sızlayarak, yada en derinlerde küllenmiş ama bitmeyen aşk…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 916
Kayıt tarihi
: 18.05.07
 
 

1971 İstanbul doğumluyum. Evliyim, dört yaşında bir oğlum var. Her ne kadar şu an ev hanımı olarak g..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster