Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Zeynep Öztekin Yıldırım

http://blog.milliyet.com.tr/gecanne

11 Mart '11

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
701
 

Biutiful

Biutiful: Meksikalı yönetmen Inarritu'nun yazıp yönettiği sonfilmi Biutiful, her zamanki gibi insanı en derinden yakalıyor; filmin en başında bir el böğrünüzü tutup sıkmaya başlıyor ve sonuna kadar bırakmıyor zaten bıraktığında da siz de gözyaşlarınızı koyveriyorsunuz. Film babayla (Uxbal) kız olduğu anlaşılan iki kişinin fısıltılı konuşmalarıyla açılıyor sonra baba kendinden genç bir delikanlı ile karla kaplı bir ağaçlıkta konuşuyor. O delikanlı aslında Uxbal'ın hiç görmediği ve gencecik yaşta ölen babasıdır. 

Uxbal, 35-40 yaşlarında iki çocuk babası, eşinin ruhsal bozukluklarından dolayı çocuklarına tek başına ebeveynlik eden hayatta esrarkeş abisinden başka kimsesi olmayan bir adamdır. Barcelona'ya iltica etmiş kaçak yaşayıp, çalışan Çinli ve Afrikalılar üstünden para kazanmaktadır. Fason şemsiye, çanta, eşofman gibi malzemeleri Çinlilere ürettirip Barcelona'nın meşhur Ramblas yakınlarında Afrikalılara sattırıyor.Uxbal, kendince bir düzen tutturmuş, çocuklarını okutan, ne kadar ilegal işlere bulaşsa da iyi olmaya çalışan biri. Taa ki kanser olduğunu ve az zamanı kaldığını öğrenene kadar. 

Çocuklarınız ilkokul çağındaysa, onlara bırakacak malınız, mülkünüz, paranız yoksa, anneleri ara sıra akıl hastanesine yatan bir ruh hastasıysa ne yapardınız ? Buna nasıl katlanırdınız ? Ölümü nasıl kabul ederdiniz ? Neyi seçerdiniz ? Etrafınızdaki herkese bunu söyler yardım mı isterdiniz ? Yoksa hiçbir şey söylemez gidip dağlara mı haykırırdınız ? Banka mı soyardınız ? Zengin birini öldürüp çaldığınız paraları çocuklarınıza verip intihar mı ederdiniz ? Onları kime emanet ederdiniz ? Filmi seyretmeniz için Uxbal 'ın seçtiği yolu anlatmayayım ama ona bir kadının söylediği sözü aktarayım: " Çocuklarına sen kendinin mi baktığını sanıyorsun onlara tüm evren göz kulak oluyor." 

Javier Bardem bu rolüyle Oscar alamadı ama gönüllerin Oscar'ı onun oldu. Inarritu zaten bağımsız sinema severlerin sevgilisi ve ölüm bu kadar mı güzel anlatılır. Ne diyeyim, gidin görün, biraz hislenin , düşünün. 

Ankara, 11 Mart 2011 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 532
Kayıt tarihi
: 10.03.11
 
 

Yirmi yıllık mütercim-tercümanım, şimdilerde öğretmenliği deneyimliyorum. Boş zamanlarımda yazmay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster