Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
83
 

Biz biribirimizi, onlar bizi yer

Biz biribirimizi, onlar bizi yer
 

Bir devletin var olabilmesi için üzerinde yaşayacağı bir vatanın, bu vatanı korumak için birlikte hareket eden milletinin olması ve bu milletin egemenliği olmazsa olmazlardır. Bu asgari koşullara sahip olmayan devlet, devlet olmaktan çıkar.

Nitekim Sevr anlaşmasını imzaladığı gün Osmanlı, devlet olmaktan çıkmıştı. Emperyalizme karşı mücadele Mustafa Kemal önderliğinde yürütüldü. Mücadele içindekilerin bir kısmının niyeti saltanatı yeniden diriltmek, şeriat düzenini getirmek iken Atatürk ve yakın çevresinin niyeti anti-emperyalist yeni bir devlet kurmak, cumhuriyeti ilan etmek, egemenliği millete devretmekti.

Misak-i milli sınırları bu düşünceyle ortaya çıktı. Bu sınırlar içindeki topraklar korunması zorunlu vatan toprağı kabul edildi. Bu topraklar üzerinde yaşayan insanlar etnik kökenine bakılmaksızın milletimiz olacaktı. Egemenlik kayıtsız, koşulsuz bu millete devredilecekti.

Atatürk bu yönde zorlu mücadeleler verdi. Yeni baştan bir devlet yaratılması ve bu devletin geleceğinin güvence altına alınması gerekiyordu. Bu bağlamda temel işlevi farklılaştırma olan eğitim, yeni yapıyı kurmanın en önemli aracı olarak ele alındı. Osmanlının yıkılmasında önemli etkenlerden birisi olan çoklu eğitim yapısına karşı seçenek arayışına girişildi. Seçenek olarak 1924 yılında Öğretim Birliği Yasası çıkarıldı. Yasayla tüm eğitim faaliyetleri Milli Eğitim Bakanlığının denetimine girdi. Bazılarının ikide bir çıkıp yasanın adını vermeden “tek tip insan yetiştirme” dediği ve değiştirilmesini istediği budur. Kavga devam etmektedir ve hedefte Atatürk ve anlayışı vardır. Hükümet 88 yıl sonra 4+4+4 Yasa Tasarısıyla Öğretim Birliğini ortadan kaldırmakta, cemaatlere, tarikatlara yol vermektedir.

Bu gün ortadoğu kaynamaktadır. Bölge halkları bölük pörçüktür,  birbirlerine karşı kin ve öfke doludur. Irak parçalanmıştır. Suriye kaosa sürüklenmiştir. Bu ülkelere benzer yapı gösteren Türkiye ayni akibeti yaşamanın riski altındadır.

Bilesiniz ki; Hükümetçe ne pahasına olursa olsun çıkarılmaya çalışılan, eğitimi 4+4+4 şeklinde kademelendirme yasası bu riski daha da artıracaktır. Bu yasa uluslaşma sürecine darbe indirecektir. Millet olma yönünde ilerleyişimize engel olacaktır. Fakir fukara çocuklarının önünü tamamen kapayacaktır. Aynı yere vuran değil farklı yerlerde duran insanlar yetiştirecektir. İnsanlarımız arasında çatışma ve kapışma kaçınılmaz olacaktır. Tam da yeni dünya düzencilerinin istediği gibi.

Bunları nereden çıkarıyorsunuz, diyorsanız?

Zahmet edip bir bakın bakalım; Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile neler değişmiş?

Hükümet çevrelerince Atatürk’ün gençliğe hitabesi, andımız, ulusal bayramlar niçin tartışmaya açılıyor?

Düşün ve kendine gel ey millet! Eğer millet olma sürecini tamamlayamazsak emperyalizmle mücadele şansımız azalır. Halkımız emperyalizmin modern köleleri haline gelir. Bu topraklarda egemenlik hakkı  ne Kürtlere ne Araplara ne Türklere bırakılır. Emperyalistlere sığınmak zorunda kalan çömezlerin yönetiminde kaynaklarımız talan edilir. Biz birbirimizi yeriz onlar bizi yer. Hangi gemiye bindiğinizin farkına varın artık. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 855
Kayıt tarihi
: 29.12.06
 
 

Osmaniye Düziçi doğumluyum. Sınıf öğretmenliği, ilköğretim müfettişliği, il milli eğitim müdürlüğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster