Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '17

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
201
 

Biz Değiştik, Keşke Sende Azıcık Değişebilseydin Çocuklar Duymasın...

Biz Değiştik, Keşke Sende Azıcık Değişebilseydin Çocuklar Duymasın...
 

Dün akşam Çocuklar Duymasın'ı izlerken; kendimi morgda birinin cesedinin başında bekliyormuş gibi hissettim. Dolayısıyla da kendimi sorguladım durdum.


Dün akşam Çocuklar Duymasın'ı izlerken; kendimi morgda birinin cesedinin başında bekliyormuş gibi hissettim.

Öyle ki, gözümün önüne hep o fenomene dönüştüğü dönemde yayınlanan halleri geldi.

Dolayısıyla da, kendimi sorguladım durdum.

Zira öyle bir bölüm izledim ki, hani keşke bıraksaydınız da gençlik hatıralarımda olduğu haliyle, sıcak ve neşeli kalsaydı dedirtti.

kanal d

Dünya değişiyor, biz değişiyoruz.

Ama nedense bu tozlu raflardan tekrar hortlayan diziler, ilk çıktıkları halle bize sunuluyorlar.

Araya bir iki tane sosyal medya bilgisi serpiştirerek, genç neslin kullandığı kelimeleri kullanarak, değişim denilen şey ne yazık ki gerçekleşmiyor.

Dolayısıyla da izlerken insan kendini sorguluyor, ben bunun nesini sevmişim diye.

kanal d

Mesela Çocuklar Duymasın'ın ana çatışma kaynağı olan Haluk, ne iticiymiş arkadaş?

Nesini sevmişiz biz bu adamın?

Evlerden uzak kıvamında biriymiş.

O zaman tarih 2002'ydi.

Şimdi  2017.

İnsan bir gram olsun değişmez mi?

Azıcık olsun evrilmez mi?

Acaba Haluk böyle bir karakterdi de biz mi anlamamıştık?

O hafriyat kamyonu diyalogları yazan arkadaş kim bilmiyorum ama bildiğim tek şey var; oda muhtemelen, Arefe Çakır'ı,  Nurettin Seçil'i, 5 yaşındaki Yaren Alıç'ı, Mustafa Akpınar'ı, Berfin Kantarkıran'ı, Şule İdil'i tanımıyor, bilmiyor olduğu.

Bu isimlerin ortak noktası, bir hafriyat kamyonunun altında can vermeleri.

Sanırım her birinin suçu da, Çocuklar Duymasın'a göre kör noktadan bihaber olmaları.

Sayıları daha da çoğaltılabilir.

Gerçekten çok büyük ayıp yapıldığını düşünüyorum.

Buna nasıl müsaade edildiğini de anlamış değilim.

Zira Kanal D Dramalar, senaryolara inanılmaz müdahale eder.

Öyle ki çoğu yapımcı, "kanaldan devamlı düzeltme geliyor, sete 10. drafttan aşağı çıkamıyoruz" diye şikayet eder.

Bu kadar kontrolcü bir departman, nasıl olur da bu sahneye müdahale etmedi?

İnanılacak gibi değil.

kanal d

Dedim ya, belki de o zamanlar bizim kafamız basmıyordu.

Gelişime kapalı.

Saygısız.

Baskıcı.

İnsanlara aşağılayıcı takma isimler takan.

Kendisi gibi olmayana saygı duymayan.

Her ne denirse densin bildiğini okuyan.

Bencil bir adamdan söz ediyoruz.

Nasıl oldu da Haluk bir fenomene dönüştü?

Sonra mesela Fıs Fıs İsmail.

Arkadaş ne pis bir adammış?

Kendisi ile çalışan kadınları yıllarca taciz etmiş, hala da ediyor.

Bizim de ona gülmemiz bekleniyor.

Mesela ana karakter Haluk, bu adamın bu hallerini bildiği halde, nasıl oldu da yine de çalışmaya devam etti?

Bunlarla kalsa...

Yeni Çocuklar Duymasın'a eklenen karakter de fena ötesi.

Yukarıdaki karakterin adı Kükrek Kadriye.

Çaycı Hüseyin'in annesi.

Kendisi için Kükrek yerine, böğüren de denilebilirmiş.

Bölümün dörtte birini, oğluyla karşılıklı böyle böğürerek geçirdi ki, dayanılacak gibi değildi.

Keşke gelmeseymiş de, memlekette olduğu yerde kalsaymış.

kanal d

Sonra dizinin adı Çocuklar Duymasın ama çocuklar yok.

Özellikle Havuç'un yokluğu fena halde hissediliyor.

Hoş bence Furkan Kızılay iyi ki "artık havuç olmak istemiyorum" deyip, teklifi geri çevirmiş.

Zira doğru kariyer planlaması diye, biz buna diyoruz.

Çocuklar olmayınca da, çocuklar duymasın diye kullanılan "mutfak", artık Emine'nin Meltem'e, kayınvalidesi duymasın diye söylediği bir kelimeye dönüşmüş.

kanal d

Bu arada Haluk ve Meltem baya baya köşeyi dönmüşler.

Bildiğin residance kıvamında bir apartmanda oturuyorlar.

Kentsel dönüşüm ile eski evleri yıkılmış ve yerine bu ev yapılmış.

Hoş ben küçücük bir apartman dairesinin yıkılıp, böyle bir ev yapıldığına daha hiç tanık olmadım ama hadi neyse diyelim ve geçelim.

Mesela o evin dekorasyonu, hiç Haluk karakterine uygun mu?

Olmuş mu yani.

O ev olsa olsa, Tuna'nın evi olabilir.

Evet, Meltem'in de evi olabilir ama Haluk'tan boşandığı taktirde.

kanal d

Gönül ile Tuna'nın çocuklarının, bir şeye hizmet ettiklerini düşünmüyorum.

Dün akşam seyrettiğimiz bölümden o iki karakteri çıkarsak ne olur?

Hiçbir şey.

O zaman olmalarının da bir manası yok.

Bu haliyle Havuç'un açığını kapatmayı planlıyorlarsa, boşuna bir enerji kaybıdır, net bilgi.

kanal d

 

Gelelim Ratinglere;

Çocuklar Duymasın hem Total hem de AB'de birinci oldu.

Bu sürpriz değil.

20.07.2017 tarihli yazımda zaten Çocuklar Duymasın'ın birinci çıkacağını yazmıştım.

Hep aynı şeyi söylüyorum, rakip yoksa, birincilik bir şey ifade etmez.

Sonuçta, İlk Buluşma'nın bile hem AB hem de Total'de üçüncü olduğu bir günden bahsediyoruz.

********************************************************

Bu yazıyı videolu izlemek, televizyon, sinema, yaşam, patiler, ilişkiler ve sokaktaki hayat üzerine diğer yazılarımı okumak istiyorsanız, http://www.bibaksana.com.tr adresli bloguma uğramayı unutmayın. :)

********************************************************

Bana ulaşabileceğiniz linkler:

Bibaksana: http://www.bibaksana.com.tr/

Bibaksana facebook sayfası: https://www.facebook.com/bibaksanablog

Bibaksana instagram sayfası: https://www.instagram.com/bibaksanablog/

Bibaksana Twitter sayfası: https://twitter.com/bibaksanablog

Bibaksana Google+ sayfası: https://plus.google.com/+BibaksanaTrblog

Bibaksana pinterest sayfası: https://tr.pinterest.com/bibaksanablog/

Bibaksana linkedln sayfası: https://www.linkedin.com/in/bibaksanablog/

Bibaksana tumblr sayfası: https://www.tumblr.com/blog/bibaksana

 
Mücahid Akinci bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1831
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

Okur, gezer, izler ve yazar...                 ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster