Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '11

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
1345
 

Biz krizi atlatabilecek miyiz?

Eğri oturup doğru konuşmak lazım. Biz krizi normal şartlarda atlatamayız.

Türkiye ekonomisi çok güçlü masallarına kanmayınız. Çünkü güçlü değil. 54 milyar doların üzerinde dış ticaret açığı 1 trilyon dolar dış borcu olan bir ülkenin ekonomisinin güçlü olması mümkün değildir. Bir atasözümüz "borç yiyen kesisinden yer"diyor. Yani ödeyeceğiz. Borç nasıl ödenir. Bunun tek yolu var. Dış ticaret fazlanız olur. Bu fazla ile borç. ödersiniz. Ama bizde fazla yok. Üstelik eksik var.

AKP Hükümeti belki dünyaya yalan söylemiyor ama bütün gerçekleri de açıklamıyor. Burada kriter şu; Türkiye bu güne kadar batmalıydı. Batmadı! Demek ki bazı kaynakları var ki ayakta kalabiliryor. Yani sıcak para girişi sağlıyor. Tabii ki bunun kumarhanelerin kapanmasının ardından yaşanılan kriz gibi olması mümkün değil. Orada ülke bütçesinden daha fazla bir kara para ekonomiden puf diye uçuvermişti. Bence Türkiye'nin yaptığı en büyük hataydı bu. Ekonomi göçtü.

Bu günkü farklı. Bu gün konuyu iki açıdan ele almak lazım birincisi devletin gücü, ikincisi vatandaşın gücü. Devletin gücü var mı? Ekonomik olarak bence güçlü değil. Niye değil? derseniz. Borç stokumuz 1.000.000.000.000.-USD yi bulmuş hatta aşmış durumda. Bu stoku hesaplarken; dış borç + iç borç + belediyelerin devlet garantisi altındaki borçları + bankaların devlet garantisi altındaki borçları + devlet garantisi altındaki diğer borçlar = toplam borç gibi düşünmek gerekiyor. Buna birde %50 si lüks tüketim olan dış ticaret açığını eklerseniz durum kötü. Yani her yıl dış ticaret açığı kadar borcunuz artıyor. Hiç eksilmiyor. Niye? Çünkü fazlanız yok.

Hükümet yeni vergiler çıkartarak vatandaşın elinden para çekip borç ödemek gibi bir gafletin içerisinde. Dış ticaret açığı içeriden toplanan para ile ödenmez.. Ödenemez. Belki kısmi rahatlama sağlar ama sonu olmaz. Biz tüketimi özellikle lüks tüketimi kısmadıkça, yerli malı kullanmayı tek ilke haline getirmedikce, tutumlu ve tasarruflu olmayı öğrenmedikce ve en önemlisi eğitim, sağlık vb.. giderlerimizin bir düzeni bir ayarı olmadıkça bir faydası olmaz. Tabii ki bunu yaparken üretimi de artırmamız ve dış satım konusunda çok hızlı yol almamız gerekiyor. Böylece önce dış ticaret dengesini kurmak sonrada dış ticaret fazlası sağlamak gerekiyor. En son olarak bu fazla ile borçların kapatılması gerekiyor. 

Vatandaşın gücüne gelince; burası daha ilginç.

Birinci etki; enflasyon rakamlarını karşılamayan maaş zamları. Devlet vatandaşın cebinden her yıl en az %10 çalıyor. Bu nasıl oluyor derseniz? Bize verilen zamlar 4+4 olsun. Ama benzin fiyatına bakın en az %20 işte aradaki farkı bizden emiyor devletimiz. Böylece vatandaşın alım gücü sürekli olarak azalıyor. Ancak alışkanlıkları değişmiyor. Dolayısı ile parası yetmiyor. Bunu kredi veya kredi kartı ile takviye ediyor. Ama aynı devlet gibi. Kredibilitesinin üzerinde borçlanmışsa batıyor. Bu rakam yaklaşık gelirinin % 63'ü. Bundan sonrasını ödeyemezsin diyorlar. Ama biz birazda doğru söylemediğimiz için bu rakam %50 lerdeyken batmış oluyoruz.

İkinci etki; alışverişe heveslendirmek. Devlet başta olmak üzere tüm kurumlar insanları hababam alışverile yöneltme çabasındalar. Müthiş reklamlar var. Kredilerde öyle. Bu gün birinci el araba almak, ikinci elden daha kolay hale geldi. Git bankaya bordronu götür arabana bin. Krediyi ödeyemeyince araba borcunuzu kapatmaya yetmiyor ama olsun. Banka nasıl olsa donunuza kadar alıyor. Olmazsa üstünü sigortadan alıyor. Bu vesile ile elinizde para varsa buda emiliyor. Tabii ki bu tip tüketim araçlarında sıkı vergi oranlarını da göz ardı etmemek lazım. Benzin gibi rafineri çıkışı 1,5 vatandaşa girişi 4,5 orana bakar mısınız? Bayağı ortalanmış vaziyette. Konut, iş vb.. kredilerde de durum aynı.

Üçüncü etki; vergi etkisi. Şimdi ben maaş alırken kaynaktan kesinti sayesinde vergimi peşinen ödüyorum. Hatta ben ödemiyorum. Devlet direkt alıyor. Sonra bir ev alırken benden yine vergi alıyor. Halbuki bu evi ben vergisini ödediğim kazançla alıyorum. Sonra senin evin var deyip benin vergisini ödediğim kazancımdan her yıl emlak vergisi adı altında bir vergi daha alıyor. Müjde! Şimdi yeni yasa geliyor. Satarsan ondanda vergi alacak. Bu her şeyde böyle. Peynir alsanızda değişmiyor. KDV var. Satıcı vwergisini üzerine koyuyor o var. Hatta kağıdını atıyorsun diye çöp vergisi var. Var oğlu var yani.

Dördüncü etki; Tüketim toplumu olma etkisi. Bütün medya kurumlarını kullanarak ağırlıklı olarak çocuklar olmak üzere vatandaşın beynini yıkamak. Yerli dizilere bir bakın; hiç çalışan var mı? Ama jiplere binenler, yalılarda oturanlar, her gece alem yapanlar verilen ne üretmeye gerek yok sen tüket daha çok tüket. Bunu yapabilmek için gücün yoksa bir yol bul. Buda suş oranlarını artıran bir etki. Geçinemeyen vatandaş ne yapıyor? Suça yöneliyor. Hırsızlığa, fuhuşa vs.. İstatistiklere bakarsanız bunların her yıl ne kadar arttığını göreceksiniz. Ama suç ekonomik canlılık getiriyor.

Şimdi bu şartlarda bu ülke krizi atlatabilir mi? Cevap, hayır tabii ki. Ne lazım? Doğrusunu yukarıda anlattım. Dış ticaret fazlası lazım. O olmaz sa ne lazım? Sıcak para. Ne kadar? Gittikçe artan oranda. Allah sonumuzu hayır etsin. Ben 52 yaşımdayım ve bence bu ülkenin iflasını ben göreceğim. Allah inşallah beni utandırır. Çocuklarımız bile görmez.

Fakat bu bu düzenle olmaz. Çalışan, sahip çıkan, tasarruf eden, israf etmeyen, ekonomik kullanan bir halkla olur. Eğitimli bir halkla olur. Sadece halkla değil seçilmişlerinde aynı meziyetlerde olmasıyla olur. Vekillerin kendi ceplerini ülkenin ali menfaatlerinin üzerinde tutmamasıyla olur. Sevgiyle olur. Saygıyla olur.

Saygılarımla,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 530
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1960 Ankara doğumluyum. İktisat mezunuyum. Haberleşme Ustasıyım. Uluslararası lisansl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster