Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '12

 
Kategori
İnsan Kaynakları
Okunma Sayısı
219
 

Biz neden çok çalışır az hastalanırız?

Biz neden çok çalışır az hastalanırız?
 

Ülkemizde uygulanan ‘İleri demokrasi’nin en güzel örneğini, Başbakanlığa bağlı Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı gösterdi.

Başbakanlığa bağlı Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, Türkiye'ye yatırım yapmak için nedenleri sıralarken, Avrupa'daki en uzun çalışma sürelerinin ve en kısa hastalık izinlerinin ülkemizde olduğunu itiraf etti.

Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı'nın resmi internet sitesine göre, Türkiye’de yatırım yapmak için 10 neden; "Yatırım Kılavuzu" başlığı altında, sıralanıyor.

Bakın Türkiye'ye Yatırım Yapmak İçin 10 Neden neymiş?

*Başaralı Ekonomi,

*Nüfus,

*Liberal ve Yeniliklere Açık Bir Yatırım Ortamı,

*Altyapı,

*Merkezi Konum,

*Avrupa’nın Enerji Koridoru ve Terminali,

*Düşük Vergiler ve Teşvik Olanakları,

*AB ile 1996'dan Bu Yana Gümrük Birliği,

*Büyük İç Pazar.

*Uzun çalışma ve az hastalanma!..

Son maddeyi anlamak pek mümkün değil. Dış yatırım, iç pazara üretim yapmak amacı ile geliyorsa, niye gelip onca yatırım yapsın. Kendi ülkesinde ürettiğini bizim piyasaya sürer, daha fazla para kazanır.

İşçilik maliyeti mi?

Onu bir kalem geçeceksiniz. Türkiye’deki işçilik maliyetini fazla bulanlar, niye balkan ülkelerine yatırım yapıyor?

Altyapı mı?

Hangi alt yapı?

Biz kendi insanlarımızın insanca yaşaması için bile altyapıyı doğru düzgün yapamıyoruz. İşte en küçük bir depremde halimizi herkes görüyor. En küçük şiddetli bir yağmurda, şehirlerimizin halini herkes görüyor. İnanmayanlar İstanbul Ayamama Deresine baksınlar.

Ekonomi yönetiminin başarısı mı?

Hangi başarı?

Yüz liralık ihracat için, yüz yirmi liralık ithalat yapan, üretmeden, ithalata dayalı bir ihracat politikası izleyen, ikame mallarla günü kurtarmaya çalışan bir ekonomi yönetimi, Türk halkını kandırabilir ama Avrupalı yatırımcıyı kandırması çok zor.

Bakın şöyle olabilir. Biz, bir derecelendirme kuruluşu kurar, kendi kendimize yüksek notlar verip, dünyayı buna inandırırsak, o zaman ekonominin başarılı yönetildiğine inanan ülkeler, gelip bizim ülkede yatırım yaparak, istihdama katkı yaparlar!

Düşük vergi ve teşvik?

İşte bu doğru!

Çünkü biz vergiyi herkesten alıyoruz!

Vergiyi tabana yaydığımız için, ülkede yatırım yapanlar hiç vergi vermiyorlar!

Verenler de teşvik adı altında verdiklerini geri alıyorlar.

Ve en önemli madde; tıpkı başlıkta da olduğu gibi “Uzun çalışma, düşük ücret, az hastalanma, az sağlık izni kullanma” bu madde hepsine bedel!

Bunu duyan Avrupalı yatırımcı, mutlaka tası tarağı toplayıp, ülkemize yatırım için gelir! Çünkü bu madde ile insanlara verdiğimiz değeri(!) onlara gösteriyoruz.
Tabi bir de "Nitelikli ve rekabetçi iş gücü" başlığı altında bulunan veriler, yatırım için bire bir!..

Şöyle bir göz atacak olursak: Haftalık çalışma saati 45 olmasına karşın, Başkanlığa bağlı Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, haftada 53,9 çalışma saati olduğunu belirtiyor. (acı bir itiraf)

Ajans'ın tanıtımında, "Haftada 53,9 çalışma saati ve çalışan başına yıllık ortalama 4,6 gün hastalık izni ile Avrupa’daki en uzun çalışma süreleri ve çalışan başına ortalama hastalık izninde en düşük oran" diyerek yatırımcıyı çağırıyor.

Yine aynı başlık altında "26 milyonu aşkın genç, eğitimli ve motive profesyonel", "170’ten fazla üniversiteden yıllık yaklaşık 500.000 mezun" ve "Yarısı meslek liseleri ve teknik liselerden olmak üzere 700.000’in üzerinde lise mezunu" ifadeleri dikkat çekiyor.

Yani gençlerimizin nasıl işsiz, perişan bir halde olduklarını dünya yatırımcılarına ağlayarak anlatıp, gelip yatırım yaparak bu gençleri hayata bağlamalarını istiyoruz.

Türkiye, haftalık çalışma saati olan maksimum 45 saat ile ortalamanın üstünde kalan ülkelerden biri.

"MERCER- Avrupa Sağlık ve Yan Haklar Raporu"na göre Bulgaristan’da hastalık izni 22 günle başı çekerken, Türkiye’de işçiler hastalansa da çalışmak durumunda.

Aynı rapora göre, hastalık izni Portekiz'de 11,9,

Çek Cumhuriyeti'nde 10,8,

Norveç'te 10,2,

Polonya'da 9,7,

İsveç'te 9,1,

Macaristan'da, Fransa'da 8,3,

Romanya'da 7,8,

İtalya'da 6,7,

Almanya'da 6,6,

İrlanda'da 6,4,

İngiltere'de 5,5 gün.

Türkiye'de yasalara göre haftalık çalışma süresi 45 saat. Ancak Avrupa birliği İstatistik Kurumu Eurostat verilerine göre 52,2 saat!

Biz haftalık çalışma saati konusunda, onları bile yarı yolda bırakıp, gerçeğin ta kendisini açıklayarak 53,9 saat olduğunu dobra dopra söylemişiz!

48 ülke arasında yapılan değerlendirmeye göre Türkiye, 45 saatlik resmi haftalık çalışma süresi ile ilk 14 ülke içerisinde yer alıyor.

Haftalık resmi çalışma süresi bakımından Türkiye, Zimbabwe, Sri Lanka ve Tanzanya ile 45 saatlik haftalık çalışma süresine sahip ülkeler liginde yer alıyor.

Buna karşın, aralarında Ermenistan, Arnavutluk, Endenozya, Kore, Madagaskar’ın da bulunduğu 33 ülkede, 40 saat ve altı çalışma sürelerine sahip olarak Türkiye’den daha az resmi haftalık çalışma süresine sahipler.

Oysa ülkemiz 9 Nisan 2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren ve çekinceli olarak kabul edilen Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı’nın 2. Maddesinin 1. Fıkrasında belirtilen “Verimlilik artışı ve ilgili diğer etkenler izin verdiği ölçüde haftalık çalışma süresinin aşamalı olarak azaltılmasını öngören makul günlük ve haftalık çalışma saatleri sağlamayı” kabul etti.

Ancak buna rağmen resmi çalışma sürelerinin düşürülmesi gündeme getirilmemekte, sorun fazla mesailerin indirilmesi ve kısmi süreli çalışmanın yaygınlaştırılmasında aranmaktadır.

Yapılan araştırmalara göre, Türkiye açısından tam zamanlı çalışanların olağan haftalık çalışma sürelerinin AB(27 ülke) ülkeleri ortalaması olan 41.8 saate indirilmesi 2 milyon 750 bin tam zamanlı istihdam yaratmak anlamına geliyor.

45 saat hedefinin anlamı ise 1 milyon 867 bin kişiye iş bulunması demek!

Sonuç olarak olağan çalışma sürelerinde 1 saatlik indirim ortalamada 231 bin kişiye yeni iş sağlamak anlamına geliyor.

Görüleceği gibi, çalışma süresi 40 saate indirildiğinde, resmi rakamlarda gösterilen işsiz sayımız bir anda sıfıra inecek!

O zaman, TOBB’a her esnaf yanına bir işçi alsın gibi anlamsız istekte bulunmaya da gerek kalmaz! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Mesut bey, Neden bütün okulları imam hatip yapmak istediklerinin sebebi anlaşılıyor. Baş kaldırmayan her söze peki diyen biat eden toplum yaratmak. Değilse biliyorlar ki bu gidişle isyan yakın. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 26.06.2012 17:57
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  29.06.2012 12:31
 

Merhaba, rakamsal verileri paylaşarak bilgilendirmenize teşekkürler. Bİr de yaşamsal gerçekler var biliyorsunuz batık geminin işssizleri balık avlanır gibi bu rakamlardan daha da uzun saatlere baştan anlaşılarak işe alınıyor. Ne yapsın çaresiz baştan kabulleniyor. Bünyenin dayandığı yere kadar...

TC kaan kartal 
 26.06.2012 11:54
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  26.06.2012 13:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3038
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster