Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '08

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
283
 

Biz neredeyiz

Biz neredeyiz
 

Herkese biraz gülümseme hediye ediyorum.


Karşıdan gelenler bize el ederek durdular. Edirne ye gidiyorduk, çevre yolunu kullanmadan, ıssız ve sessiz bir yoldan gitmeye karar vermiştik..Karşıdan askeri araçı görünce Jandarma araması sandık, Gerçi biraz şaşırdık da bu yollarda ne vardı da buralarda diye. Çünkü bizim uzaktan anladığımız bir tane askeri araba, yanında iki tane sivil kıyafetli takım elbiseli, siyah gözlüklü, kişi ve bir tane kıdemli bir subay ki –gerçi eşimin hakkını yemeyeyim o resmi kıyafetli kişi için 1.nci Ordu Komutanı- dedi ama ben;

-Onun ne işi var burada bu olsa olsa jandarma subaylarından birisidir dedim.

Rütbe okumanın dayanılmaz hafifliğini biliyormuş gibi. Neyse.

Bir tane er.

Arabayı kenara çektik.

Arabanın içinden çıkmadık. Subay yanımıza yaklaştı. Belinde kılıç vardı. Sivil kıyafetli vatandaşlar arabanın gölgesinde oturuyorlardı. Hiç sert bir halleri yoktu. Ama mutlu bir halleri de yoktu.

Eşim bana kafası ile arabayı işaret etti.

Baktım. Ne olduğunu anlamadım. Belki anladım ama kavrayamadım. Yada kavradım. Ama hazmededim.

Bu kadar salak olduğumuza inanamadım. Ne kadar salak. Ölçüsü yok ki bu işin.

Subay yanımıza yanaştı.

-Kusura bakmayın, buraların yabancısıyız, çevre yoluna nasıl çıkacağız. Dedi.

Eşimin lafı uzatmayan bir tipi olduğu için,

-Beni takip edin. İleriden sanırım çevre yoluna dönüş olacak bildiğim kadarı ile ama uzun yıllar var bende buralardan geçmeyeli buluruz dedi.

-Teşekkür ederiz. Dedi.

Fazla lafı uzatmadan, subay döndü.

-Arkadaşlar bizi ana yola çıkaracaklar. Haydi toparlanın. İki sivil kıyafetli kişi ile subay arabanın arkasına geçip ayakta dikildiler. Er de önce yerdeki sandalyeleri arabanın arkasına taşıdı sonra da arabayı kullanmaya gitti. Biz önden ilerlemeye başladığımızda aynadan arkaya baktığımızda ne biçim bir şeyle karşı karşıya olduğumuzu anladık .Arkadaki araba bayram alanında bayramı kutlayan protokolu taşıyan bayram kutlama arabası idi. Bir yerde herhalde tören falan vardı dedik birbirimize bakarak. Yoksa 29 Ekim geçen haftaydı. Sanırım Vali, Belediye başkanı, ve ordu komutanı bir yere yetişmeye çalışıyorlar herhalde. Hangi vali veya hangi kaymakam işte burası önemli. Edirne mi İstanbul mu? Ben İstanbul Valisi ile Belediye Başkanı diye düşündüm, ama arkasından gelecek olan burada ne işleri var sorusu daha çok kafa karıştaracağı için onların olmaması için dua ettim.

Arkadaki araba biraz ilerledi. Durdu. Tekrar çalıştı. Pat pat sesleri ile tekrar durdu. Asker arabadan inerek kaputu kaldırıp bakmaya başladı. Çaresizliği yüzünden anlaşılıyordu. Biz bütün bu olan biteni kendi arabamızda seyrediyorduk. Herkes arabadan indi bizim arabaya doğru yürümeye başladılar.

Subay eşime doğru eğilerek.

-Pardon arabamız bozuldu, bizi taksi bulabileceğimiz bir yere götürebilir misiniz?

-Tabii neden olmasın.

Subay hemen askere

-ben yardım yollarım, sen arabanın başında bekle dedi.

Arabanın arka kapısını diğerleri için açtı.

Sırayla oturdular.Arabada mühim birilerini taşıyorduk.Bu belliydi.

-İsterseniz sizi yetişmeniz gereken yere götürelim dedik.

Yüzlerinde bizimle paylaşıp paylaşmama konusunda bir sıkıntı hissettik.

Canları sıkılmış gibi birbirlerinin yüzlerine bakıyorlardı.

Sonunda ordu komutanı konuşmaya karar verdi.

-Ben, size durumu anlatayım. Biz yolumuzu kaybettik. Geçen hafta 29 Ekim Cumhuriyet bayramında alandakileri selamlarken, dönüşü kaçırdık, çevre yoluna girdik. Önce otogar, sonra sebze hali, sonra tem sonra yan yol derken bugüne kadar geldik. Kaybolduğumuzu söylemek istemediğimiz için gülünç duruma düşmeyelim diye sadece gündüzleri dinleniyoruz, geçeleri yol alıyoruz.

Şaka yaptıklarını düşündüm. Ama hiç öyle bir halleri yoktu. Kızgınlık ve belki biraz da öfke

-Sizi hiç merak eden olmadı mı?

-Telefonları kapattık.

-Ama nasıl olur? Daha dün haberlerde sizi gördük. Sayın Valimizi eğitim ile bir konuda açıklama yapıyordunuz.Belediye Başkanını gördük televizyonda açılış yapıyordu.

O gün alandada vardınız

Vali söze girdik hiçbir zaman ne demek istediğini anlatamayan aynı ifade ile söze başladı.

-Onlar bizim yerimize geçenler.

-Yok deve sizlerinde mi duplörleri var.

-Herhalde diye konuştu Sayın İstanbul Belediye Başkanı biraz böbürlenerek içine düştükleri durumun komikliğini unutarak.

Bizim gözlerimizde ve dudak kenarlarımızda bastırmaya çalıştığımız gülümsemeler ile yolumuza devam ettik.

Ordu komutanı

-Lütfen bunu kimse duymasın. Bunlar yüzünden yolu kaybettik. Ve bütün bu süre içinde protokolu bozmamak adına onları dinledim.

Onların yap dediğini yaptım, baktım işin içinden çıkılmaz bir hal almaya başladı o zaman müdahale ettim.

-Darbe mi yaptınız.? Sesimizde bastırmaya çalışmadığımız kahkahalar ile.

-Siz şimdi bize 5 gündür böyle tören arabası ile yolunuzu kaybettiğinimizimi söylüyorsunuz.Bu şaka olmalı.

Yani sizi arayan olmadımı hiç işleriniz.yapmanız gereken şeyler.

Belediye Başkanı,

-Arkadaşlar sağolsun iyi idare ediyorlar.

Vali,

-Beni eşim birkaç kere aradı ama iş yoğunluğundan eve uğrayamadığımı düşünüyor herhalde.Yalnız çocukları çok özledim.

Ordu komutanı.

-Tek başıma olsam çoktan evi bulurdum ama, görüyorsunuz neler olduğunu.Doğru yola girerdim.

Biz derin düşünceler ile yavaş yavaş arabayı sürmeye devam ettik.

Yüksek sesle şunu sormak istedim sadece cevabını bildiğim halde.

-Siz nerede olduğumuzu biliyormusunuz.

Hepsi aynı anda

-sahi biz neredeyiz.


Not : Sakın ola ki benim askerden bir beklentim olduğu gibi bir sonuç çıkmasın buradan.Bu bir hikaye.Olsaydı bundan daha komik olurdu.Ama biz gülebilirmiydik bilmiyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 96
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 339
Kayıt tarihi
: 05.09.07
 
 

Size hikayeler anlatmamı beklemeyin, halen büyümek istemeyen birisiyim. Daha çocuk, daha yaramaz ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster