Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
426
 

Biz Osmanlıcayı tartışırken ülkede ve Dünya'da neler oluyor?

Biz Osmanlıcayı tartışırken ülkede ve Dünya'da neler oluyor?
 

internetten...


Haberiniz var mı?

Yine değişti gündem!

Ve…

Millet olarak konuşmayı çok severiz biz, hem de her dem!

Leyleğin ömrü geçermiş lak lak ile!

‘’Atı alan, Üsküdar’ı geçermiş’’ güle güle!

Mektep, medresede okumak ilim, irfan bilmek güzel değil midir?

Osmanlıca nedir? Ne değildir? Dil midir?

Osmanlı ırk mıdır? Dili nicedir?

Mesela şu an Osmanlı arşivleri nerededir? Ne haldedir? Kimler girebilir? Kimler okur, kimler çözümler?

Bırakınız! Öğrensin gençler!

Hazır ilkokul birinci sınıftan beri, el yazısı ile yazmayı da öğreniyor iken çocuklar! Daha kolay okuyup yazacaklar! Daha ne ki? Allah’tan el yazısını minik öykü kitaplarına da uygulamış bazı yayınevleri de çocuklar okurken fazla zorlanmasınlar, diye! Alt yapı da hazır!

Bir dil bir insansa… İngilizce, Almanca, Fransızca ya da Osmanlıca! Bilmenin ne zararı var?

Türkçe’yi doğru okuyup, doğru yazmasını tam anlamıyla öğrendikten sonra!

Biz gündemi tartışırken, bakın neler olup bitiyor.

‘’OECD (İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı) Türkiye’deki gelir dağılımındaki adaletsizlikte en kötü gelişme gösteren ülkeler arasında Meksika’dan sonra 2. Ülke olduğumuzu ‘’ açıklamış! Birinciliği kimseye kaptırmayız aslında da bu kez kaptırmışız!

‘’İzmir, Urla, Ovacık köyünde yapılması planlanan RES (Rüzgâr Enerji Santrali) için, ÇED raporuna gerek görülmemiş! 1806 adet kızılçam ağacının kesilmesinin Tabiat Varlıklarını Koruma ve Doğal Sit alanına aykırı olmadığına karar verilmiş! Bu karara karşı çıkan Ovacık köylülerinin de ağaç kesilen alana girmesi yasaklanmış! Zeytinler derken! Sıra kızılçam ormanlarına gelmiş! Daha daha sıradakiler bilinmezmiş!

Kadına şiddet ve kadın cinayetleri tam hız hüküm sürmeye devam ediyor! Her gün bir ya da 2 kadın, cenneti boyluyor, kocalarının eli maharetiyle. Hani ‘’cennet anaların ayakları altında’’ ya! Cennet konusunda yardımcı oluyor, adamlar! Esaslı hocaları da var! Çalışan kadınlar ah ah ‘’fuhuşa teşvik’’ ediyorlarmış ya! El âlemin yatak odasının perdeleri açık! Hocalar röntgende! İyi bilirler zahir!

George Orwel’i çok seven yazarımız Alev Alatlı’nın damadını, TT Net Genel Müdür vekilliğine atamışlar! Rivayet midir, nedir bilinmez! Dedikodu kulislerini kim karıştırır, kimse bilmez!

Yurttan sesler, burada kalsın! Biraz da gelelim Dünya’da olup bitene!

‘’Fransa’da güvenlik güçlerinin kamu düzenini sağlamak için kullandıkları gaz bombalarını; bir genç ebediyete intikal etti diye İç İşleri Bakanı Bernard Cazeneuve -Bir daha böyle bir olayın yaşanmasını istemiyorum ve kamu düzenini sağlamak için güvenlik güçlerinin gaz bombalarını kullanmasını yasaklıyorum- demiş! ‘’

Amerika’da ki bilim adamları, suni tohumlama ile döllendirdikleri penguen yumurtasını ( nasıl yaptılarsa?) 12 hafta kuluçkaya yatırıp, hayata ‘’merhaba’’ diyen penguenin boy boy fotoğraflarını çekip yayınlamışlar. Amerika’da öğrencilerin okudukları fen kitaplarında, insan dâhil tüm canlıların nasıl ürediklerine dair bilgileri içeren kısımların, halen neden yasaklanmadığı açıklanmadı henüz!

Güney Kore’de üniversite sınavında 2 soru hatalı imiş! Bunun üzerine Eğitim Bakanı Hwang Woo Yea, soruların hatalı olduğunu kabul etmiş ve özür dileyerek, görevinden istifa etmiş! Çok ilginç bir gelişme!

Bir istifa haberi de Portekiz’den.

İstifa eden edene! Bir istifa furyasıdır gidiyor!

Yolsuzluğa karıştığı iddia edilen İç İşleri Bakanı Miquel Macedo; yolsuzluk iddialarına cevap olarak ‘’istifam, sadece kişisel ve siyasal görüşlere dayalı bir karardır’’ diyerek açıklama yapmış!

Ha bu arada unutmadan!

NASA, gelecekte insanlar Mars’a rahat rahat gidebilsinler diye yeni uzay kapsülü ORİON’u deneme uçuşuna hazır hale getirmiş!

İngilizler de insan dışkısı ve atık yemek artıklarından çıkan gazlarla çalışan otobüs yapmışlar. B.kun içinde yüzecekler! Yok, pardon gidecekler! Haberleri yok!

TOKİ’de şehit  ve gazi ailelerine 13 yıl önce tahsisi edilen evleri ya satın alın ya da 30 gün içinde boşaltın diye geri istemiş! Doğru mudur bilinmez! Hadi o evleri geri versinler aileler de ya şehitler geri gelecekler mi? Ya da uzuvlarını kaybeden, gazilerin kayıp uzuvları?

Flaş flaş… Son dakika… ‘’Bedelli askerlik’’ meclisten geçti… Bekleyenlerin gözü aydın olsun…

Aydın deyince! Bizim iller, isimlerinden bıkmışlar! İsmimizi değiştirin diye tutturmuşlar!  ‘’Zaman düşünme ve uygulama devri.’’ Neden olmasın?

Aklıma geldi şimdi!

Sahi, Piri Reis neden idam edilmişti?

Arşivleri mi araştırsak ki?

Ya da…

Mezar taşında, yazar mı ki?

 

Ay Şen…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

PİRİ REİS OSMANLICAYI ÖĞRENEMEDİĞİ İÇİN İDAM EDİLMİŞTİR SANIRIM,KENDİSİNİ SAVUNAMAMIŞ OLABİLİR.BİZ ÖĞRENİNCE MEZAR TAŞINI OKUR ANLARIZ NEDEN İDAM EDİLDİĞİNİ:):):) YÜREĞİNİZE SAĞLIK SAYGILARIMLA

bahargüneşi 
 16.12.2014 22:12
Cevap :
Vaktiyle korsan olan ve padişahın emriyle donanması olmayan Osmanlı'ya korsan gemisiyle donanma olan, Ahmet Muhyiddin Piri bey nam-i diğer Piri Reis, 2 tane Dünya Haritası taslağı çizmiş ve uzun zaman Osmanlı Donanmasının görev almış, bir dolu zafere imza atmış bir deniz savaşcısı ve de Kitab-i Bahriye isimli Dünya Denizciliğinin ilk kitabını yazmış tarihe mal olmuş bir kişilik Bahar Gunesim. Neden idam edilmiş? Basra Valisi Kubat Paşa'ya haraç vermediği için hakkında tutulan rapor yüzünden Kanuni Sultan Süleyman ın emriyle idam edilmiş. Tarih tekerrürden ibaret. Zaman ve aktörler değişse de insanların uğradığı zulüm ve haksızlıklar değişmiyor, Piri Reis de buna bir örnek canım. Sevgilerimle...  18.12.2014 2:40
 

Sevgili Ayşen, bunlar gündem saptırma politikaları...Ülkemiz elden gidiyor. Birileri kaymakam, vali atıyor, kendilerince sınır çiziyor. Bizlere de Osmanlıca tartışması ile, "Alın, biraz daha oyalanadurun" deniliyor...17 Aralık yolsuzluk haftası geliyor ya... Daha ne abuk konular çıkaracaklar bakalım. Fatih'in İstanbul'u fethettiği gün, sarayın ileri gelenleri, "melekler kız mı erkek mi" tartışması yapıyormuş... E, sıra bize geldi herhalde...Allah korusun...Matematik ve Fen'de dünya sıralamasında sonuncu olduğumuz, eğitim ve okuma düzeyimizin yerlerde süründüğü günümüzde, zurnanın son deliğindeyiz... Keşke gerçekten sıranın ona geldiği bir düzeyde olabilsek de, Osmanlıca'yı da, kültür düzeyimizi artırmak adına, öğrensek... Sevgilerimle selamlar...

Nur Eşmeli 
 12.12.2014 17:13
Cevap :
Nur öğretmenim, işte işin aslı bugün çıktı ortaya! Adamın biri bir kitap yazmış ve kitabının dağıtımı yasak iken serbest bırakılmış. Kitap da manifesto niteliğinde bir kitapmış. Yıllar yılı toplumun her bir katmanı, akıl, fikir ve düşüncelerine göre dizayn ediliyor. Ben dizayn etmeye kalkandan çok, buna seyirci kalan ve izin verenlere, kucak açanlara kızarım. İş menfaate dökülünce; koltuk derdi, şan şöhret, aman mevkii, yok arabalar, özel sekreterler falan filan. Kimse yapıştığı yerden kalkmıyor. Olacağı bu! Ben de çıkıp iki nutuk atarım! Yangında kül koymam ortalık yerde de... Deeee si var... İcraat lazım icraat!Benim şu kıt aklım her şeye eriyor da eremeyen ne çok akıl var!İçeride trajik komik bir tiyatro oynanıyor ve dışarıdakiler, bıyık büküp, ellerini oğuştura oğuştura seyrediyor. Derken, zamanında denize döküp, önümüzde diz çöktürdüklerimiz ne yazık ki bizleri saf dışı edecekler vatanımızdan! Yolumuz yol değil, gidişat hiç iyi değil!Sevgi ve saygılar sunuyorum.  13.12.2014 2:15
 

Bu toplantı sonuçlarını bir-iki cümle ile özetlemek gerekirse: Yüksek genç işsizliği endişe verici boyutlara yükselen Avrupa’da dijital devrimi yeni iş alanlarına dönüştürmenin yolları aranıyor! Altyapı, eğitim ve inovasyon, yeni iş alanlarının yaratılması olmazsa olmaz üç koşul olarak öne çıkıyor! Bizim koşulumuz ise tek: Osmanlıca öğrenmek! İşte bu türden dramatik farklılıklar yüzünden onlar Ay'a, Mars'a, bizlerse 1400 yıl öncesinin çöl kültürü şartlarına doğru yol almaktayız... Bu değerli ve toplumsal sorumluluk düzeyi yüksek bloğunuza ve şahsınıza saygım ve içten teşekkürlerimle...

Ersin Kabaoglu 
 11.12.2014 17:30
Cevap :
Değerli arkadaşım, son derece aydınlatıcı ve bilgi içeren yorumunuz ile bloğuma değer kattınız. Çok teşekkür ederim. İşte ben bu yüzden seviyorum Milliyet blogu. Sizlerin anlamlı katkılarınız ile bilgileniyor/um/uz. Artıyorum, mutlanıyorum. Dost selamlarım ve sevgilerimle...  12.12.2014 2:33
 

Antalya’da 19. Milli Eğitim Şûrası’nda, 21. yüzyıl Türkiyesi’nin eğitim politikalarının (En tepe’deki iradenin talimatları gereği) “bebelere din dersi, Osmanlıca ve karma eğitim” ekseninde tartışıldığı ve belirlendiği günlerde, 2 bin 938 km. batıda Berlin’de yine 21. yüzyılda eğitim ve istihdam politikalarının dijital devrim ekseninde masaya yatırıldığı bir başka zirve yapılmaktaydı. Vodafone Toplum ve İletişim Enstitüsü tarafından düzenlenen ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’in de açılış konuşmasını yaptığı “Dijitalleşen Avrupa: Gelecek Nesil İçin Fırsatlar” konulu zirvede “Dijitalleşmiş bir dünyaya hazırlanmak için eğitimde ne yapılmalı” sorusundan siyasi çerçevenin bu doğrultuda nasıl belirlenmesi gerektiğine, yeni teknolojilerle ekonomideki büyümeyi sağlamanın yollarına, iş kavramlarının mevcut ve gelecekteki tanımlarına kadar farklı bir dizi oturum gerçekleştirildi...

Ersin Kabaoglu 
 11.12.2014 17:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 525
Toplam yorum
: 2813
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1157
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster