Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '08

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
439
 

Biz Osmanlıymışız!

Biz Osmanlıymışız!
 

Geçen hafta sonu İstanbul’da, Başbakan’ın da katılımıyla düzenlenen AKP Gençlik Kolları toplantısı sırasında çalınan bir parçanın adıydı “Biz Osmanlıyız”. Gazetelerdeki ilgili haberleri de okuduktan sonra, başladım hemen bilgi dağarcığımdaki kelimelerden yaptığım merdivenlerle gerçekleri gün ışığına çıkartma çalışmalarına…

İnternet sayfalarında haberi okuyunca, aklıma hemen ABD’de yaşayan ve bilim insanlığı yapan Prof. Vamık Volkan'ın sözleri geldi… Kendisini bir çeşit Toplum Psikologu olarak da görebileceğimiz Vamık Hoca, toplumda mevcut olan sarsıntıların ana nedeninin yas tutmayı beceremeyişimizden kaynaklandığını dillendiriyordu, kendisiyle yapılan söyleşilerden birinde…

Sanırım, AKP Gençlik Kolları toplantısında çalınan parça da, tutulamayan yasın dışa vurumuydu… Yas tutamamış olmamızdan olsa gerek, bazılarımız, kendilerine sürekli olarak otoriter bir babalık yapan Osmanlı’nın hayallerini, kendilerinden önceki birkaç kuşağın genlerinden aktarım sonucu hâlâ görüyorlar ve de gerçek sanıyorlar… Arkadaşlar, o baba gitti! O otoriter insan yok yani! Reenkarnasyon dediğimiz olay da zaten sadece insanlar için söz konusu, benim hatırladığım kadarıyla… Yani, devletler reenkarnasyon ile yeniden canlanamazlar…

Ve onun yasını tutamadığımızdan, onu hâlâ başımızda bir büyükmüş gibi algılayıp, ona benzeyerek sorunlarımızın çözüleceğini düşünecek olursak, büyük bir yanılgı içerisinde debeleniriz gibi geliyor bana…

Sanırım, tek şanssızlığımız! bizlere, o’nun öldüğünü dahi unutturarak, acı çekmemizi engelleyen ve de kendi hayatını vatanımızın bekası ve milletimizin huzuru ve mutluluğu için harcayan Mustafa Kemal Atatürk gibi dev bir hediyenin yollanmasıdır. Sanırım, bu fedakâr insanın koruma kalkanından dolayı, Osmanlı’nın yasını dahi tutamamanın sıkıntılarını yaşıyoruz ve o nedenden, Cumhuriyet aydınlanmasında aksaklıklarla karşılaşıyoruz, sık sık…

O adam ki bizleri, Osmanlı ailesinin kurduğu imparatorluğun Osmanlılığı Türklüğün önüne koymasından dolayı uzaklaştığımız köklerimizle yeniden kavuşturmuştur… Osmanlı Ailesinin yaşayan aile fertleri dahi, o günün şartlarında Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptıklarının çok doğru olduğunu kabul ederlerken, bizlerin, Osmanlının yasını tutamayışımızdan dolayı, İmparatorluğun, yeniden dirilmesi beklenen Mesih gibi dirileceğini ummak, inanın bizlere çok zaman kaybettiriyor…

O nedenden, gelin artık hep beraber kabul edelim, Osmanlının bir daha var olamayacağını ve bir daha geri gelemeyeceğini… Hem ona bu kadar çok değer verdikçe, ondan önceki tarihimize ve kültürümüze haksızlık edip, medeniyetlerimizin değerlerini de düşürmüş olmuyor muyuz?

Bugünkü gazetelerde de ilginç bir haber vardı: “PKK’yı Osmanlı’daki Akıncıların taktikleri olan, vur-kaç ile vuracağız”… Yapmayın lütfen! Akıncılar, güçlü kuvvetli ordulara ve devletlere karşı böylesi taktik kullanırlardı. Böylesi bir taktiği, PKK terör örgütüne karşı kullanacağız demek, kendimizi aşağıda görmek olmuyor mu? “Türk Ordusu, küçücük bir terör örgütüne karşı, terör örgütünün kendi taktiğiyle nasıl mücadele eder?” diye soruyorum kendi kendime…

Hep beraber, laik-demokratik Cumhuriyetimizin, üniter-sosyal hukuk devletimizin en aydınlık yarınlarında, üretmenin ve daha adil bölüşmenin huzuruyla kardeşçe sarmaş-dolaş olmak umuduyla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

odur ki bir gün Türkiye cumhuriyetinin laik ve demokratik yapısı bu değerlerimize sahip çıkarak, emeğe ve sanata uzanan özlemlere ışık tutacaktır. Sevgi ve selamlarımla...

Yalnıztürk 
 05.03.2008 18:22
 

bağdaşamayanların Osmanlıyla nasıl kaynaşacakları aklın işi değildir. 80 yıl öncesinin cumhuriyet şartları ve Kurtuluş Savaşı ile Kuvay-ı Milliye'yi anlamakta zorlananların, 600 yıl öncesine bu denli yakın görünmelerinde bir çelişki var. Zaten sadece o bir görüntü. Ve malesef ki görüntülerle işler bir aracın çizgi filmine döndük. Haddim olmayarak yorum yazan değerli arkadaşım için bir iki cümle yazmak isterim. NAZIM HİKMET fikirleriyle öncelikle yaşıyor. Dünya'nın çok ülkesinde fakültelerde Osmanlı'yı değil, Nazım'ı okuyorlar. Ve fikirleri, insan var oldukça yaşayacaktır. Çünkü o sadece Türk değil, insanlığa seslenen bir şair bir yazardır. Fikirleri, birileri kabul etsin veya etmesin EVRENSELDİR. İşgücü, emek, alınteri ve karşısında kapital oldukça da var olacaktır. Hakça ve adil bir paylaşımın, özgürlüğün, gurbetin, özlemin, alın terinin olduğu her çağda da NAZIM olacaktır. Bu bir yaşam gerçeği ve de kuralıdır. Soru cümleleri var oldukça, Nazım'da olacaktır. Ve özlemimiz odur ki bir

Yalnıztürk 
 05.03.2008 18:20
Cevap :
denecek bir şey bırakmamışsunızki Sayın Fafrettin Bey.... çok teşekkürler... Saygı ve sevgiler..  05.03.2008 19:17
 

Hamasete, olmayacak hayallerin peşine düşmeye veya "mış gibi" yapmaya ben de karşıyım. Kaç gündür bu haberi konu alan eleştirel yazılar okuyorum. Acaba "Osmanlı Marşını" söyleyenler Osmanlılığı, bir kısmımızın zannetttiği kadar ciddiye almışlar mıdır? Yani AKPli gençlerin yüreğinde, yanıp tutuşan bir Osmanlı özlemi var mıdır? Hiç sanmıyorum. Bu, her bünyede yer tutmuş marjinallerin işi uçlara taşıma çabasıdır. Marjinalin inancı ve özlemi yoktur. Onda olan tek şey, etkileme ve iz bırakma arzusudur. Görüldüğü gibi kendinden söz ettirerek, amacına da ulaşmıştır. Bu ülkede her yıl etkinliklerle anılıp, kendisinden övgüyle sözedilen bir Nazım Hikmet var. Nazım'ın, fikir ve düşüncelerine duyulan özlem, her yıl defalarca dile getirilir. Onun fikri çoktan ölmüştür ama nedense, kimse bu özlemi garipsemez. Koskocaman Osmanlı, bir Nazım etmiyor mu da, bu kadar tenkide maruz kalıyor anlamıyorum.Saygılar.

Hüseyin Atacan 
 05.03.2008 11:45
Cevap :
Hüseyin Bey, yorumlarınız ve katkılarınız için çok teşekkür ederim... Nazım'ın fikirleri bugünün gerçekleri olmasa da, belki onun memleket sevdasıdır tüm herkese kendisine saygı duydurtan... Kabul buyurunuz ki Nazım'ın toplum üzerindeki etkisiyle, Osmanlı İmparatorluğu'nun varisleri aynı şiddette toplumu etkilemeyeceklerdir... OSmanlı tabiki anılabilir ancak günahıyla-sevabıyla anılmalıdır... Osmanlı Ailesinin hataları ve çağı yakalayamayışlarının sonucu olarak ülkenin bataklığa sürüklendiği unutularak, o dönem özlem duyarak ve o günlere yeniden ulaşmaya çalışarak boşa vakit geçirmeye karşı çıkıyorum bu yazımda... Emin olunuz, Milli Görüş çizgisi ki bu sizin dediğiniz aşırı uç, elinden gelse o imparatorluğu yeniden kurmaya çalışır... bu da yazımda da dediğim gibi yaşanamayan yastan kaynaklanıyor gibi geliyor bana... Ama o sıkıntıları da aşmak üzereyiz... Saygılar...  05.03.2008 14:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 866
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

Kimim? Nereden gelir, nereye giderim?29 Kasım 1970 tarihinde Türkiye'nin Doğu-Batı geçiş yolunun en ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster