Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
184
 

Biz yeni bir anayasa yapamazsak, iyi saatte olsunlar gelip "anayasamızı" yaparlar bir güzel!..

Biz yeni bir anayasa yapamazsak, iyi saatte olsunlar gelip "anayasamızı" yaparlar bir güzel!..
 

Yazar Ahmet Kekeç'in bu başlığı konuyu özetliyor diye bu resmi seçtim


TBMM'nin bu yeni dönemi neredeyse yeni bir anayasa yapmak için seçildi. Seçim öncesi, başta AK Parti olmak üzere, tüm siyasi partiler yeni bir anayasa yapma sözü verdiler.

Aslında, AKP dışınakiler sözü pek de "özde" söylenmiş değildi. Zira, muhalefet çevrelerinin AK Partinin merkezinde olduğu bir anayasa yapım sürecini istemediği, 12 Eylül 2010' daki, anayasa değişiklik paketine karşı tutumlarından belliydi.

Ne var ki, toplumsal  baskısı muhalefet partilerini de yeni bir anayasa yapacaklarını vaad etmek zorunda bıraktı, seçim sürecinde.

Şimdi bakıyoruz, kimseden ses seda çıkmıyor. Anayasa komisyonu başkanı Cemil Çiçek'in çağrılarını kulak asan da yok pek. Zaten ne zaman yeni anayasa gündeme gelse, ortalık karışıyor gündem değişiyor.... Sanki, Almanya'da olduğu gibi bizde de bir "12 Eylül Cunta anayasısını koruma teşkilatı" var.

Tarih bize altın tepsi içerisinde sunduğu "sivil" bir anayasa yapma fırsatını şimdi değerlendiremezsek, bunun bedeli ağır olabilir. Bu yüzden, demokrasiye inanmış, vesayet rejiminin geri dönüşünü istemeyen tüm çevreler, siyasi görüşleri ne olursa olsun, yeni anayasa yapımına katkı vermeli ve süreci gündemde tutmalıdır.

Türkiye, tarihinde ilk kez seçilmiş insanların elinden sivil bir anayasa yapacak ama yaprak kımıldamıyor ortalıkta. Oysa, böyle bir iş büyük bir heyecan ve hararetli tartışmalarla yürümeliydi.

Neden böyle oluyor?

Bunun birinci nedeni, yazının girişinde de belirttiğim gibi, bu ülkenin bir kısım "aydın" larının çoktan vesayet rejimine ve onun anayasasına fit olmuş olmasıdır. Özellikle de AK Parti çoğunluğu elinden bu işin kotarılmasını istemiyorlar.

İkinci neden de Türkiye halkının çoğunluğunun, yeni bir anayasa ihtiyacını hissediyor olsa bile, sürece katkı verecek donanımda olmamasıdır. Halka sorarsanız yeni bir anayasa lazımdır ama bu anayasanın nasıl bir anayasa olması gerektiği konusunda fikir ortaya koyamazlar.

Bu yüzden bu işin, sivil toplum kuruluşları, aydınlar ve akedemisyenler elinden yürümesi gerekiyor ama onların da bir kısmı belli yerlere ram olmuş durumda.

2011 yılı bitiyor. Dileğimiz odur ki, 2012 yılı yeni anayasanın konuşulduğu, tartışıldığı ve gündemin ana maddesi olduğu yıl olsun...

Yıl sonunda da "nur topu" gibi bir yeni anayasamız olsun; dayatmacı ideolojilerden arınmış, insan hak ve hürriyetlerini esas alan ve vesayet rejiminin kalıntılarını tamamen ortadan kaldıran bir anayasa...

Eğer, bugüne kadar alınmış demokrasi mesafesini sivil anayasa ile temellendiremezsek, iyi saatte olsunların hortlamasından emin olamayız...

O zaman da onlar gelip "ana yasamızı" yaparlar bir güzel!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1645
Toplam yorum
: 4273
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 811
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster