Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '07

 
Kategori
Sanat Tarihi
Okunma Sayısı
3234
 

Bizans'ın iki kadını

Bizans'ın iki kadını
 

Fotoğraf Barış Türken'e aittir.


1) Kadıköy'ü gezenler bilir. Çarşı içinde, Beyaz Fırın'ın hemen karşısında küçük bir kilise vardır. Azize Euphemia adına yaptırılmış olan bu Rum Ortodoks kilisesi, yüksek duvarlarla çevrili bir bahçenin içinde gizlenmiş durumdadır. Gözlerden saklanan bu kilisenin adını taşıyan Azize Euphemia'nın başına gelenler bu sessiz kiliseye hiç yakışmamaktadır.

Azize Euphemia Kadıköy'de yaşamıştır. Ancak, Hıristiyanlığı seçtiği için büyük işkencelere uğramıştır.

M.S. 307 yılında bugün Kadıköy dediğimiz semt, Khalkedon diye anılmaktadır. Burada ve bu tarihte pagan inanca sahip olan Romalılar bir festival düzenlemişlerdir. İşte bu festivale Azize Euphemia katılmamıştır. Katılmayınca da tutuklanmış ve dayanılmaz işkencelere uğramıştır.

Azize, önce hapse atılmıştır. Sonra kırbaçlanmıştır. Bu da yetmemiş çarka bağlanmış, ateşe atılmış çıkarılmış, ağır taşların altında bırakılmış, vahşi hayvanların kafesine atılmış, şişlerin sivri uçları vücuduna sokulmuş, altında ateşler yanan ızgaraların üstünde yürütülmüştür. Sonra da vücudu parça parça edilmiştir.

Azize Euphemia'ya bu işkenceler yapılmış mıdır bilinmiyor. Bazı kaynaklarda bu işkenceler anlatılıyor.

Bu işkenceler yapılsın ya da yapılmasın, Azize, Hıristiyan dünyasının bir efsanesi olmuştur. Bu efsane Hıristiyanlığın yayılmasında büyük yarar sağlamıştır. Bizanslılar daha dördüncü yüzyılda böyle bir kadının Romalılar tarafından işkenceyle öldürülmesi efsanesini benimsemişler ve yeni kabul ettikleri Hıristiyanlığın taraftar bulmasında kullanmışlardır.

Daha dördüncü yüzyılda bu Azize adına yapılmış bir kiliseden sözedilir. Ancak, bu kilise 626 yılında Perslerin Kadıköy'ü işgaliyle yağmalanır, tahrip edilir. Bundan sonra Euphemia'nın kemikleri Koşuyolu'ndaki hipodromda yapılan kiliseye taşınır. Adını bu hipodromdaki koşulardan alan Koşuyolun'daki bu yapılardan hiç bir iz yoktur. Ancak, Euphemie'nın kemikleri on dördüncü yüzyıla kadar burada kalmıştır. Bu kilisede de yangın çıkınca, Azize'nin kemikleri Patrikhane'ye taşınır. Kadıköy'deki bina da onarılarak Azize Euphemie adını alır. 11 Nisan 1993 tarihinde de bir ayinle iabadete açılır.

Bizans yeni kabul ettiği bir dinin yaygınlaşması ve taraftar bulması için bu Azize'nin kültünden çok yararlanmıştır. Yani, Bizans dinsel açıdan ayakta kalmasını bu Azize'nin kültüne borçludur.

2) Bizans'ın ikinci etkili kadını 500 yılında doğmuş Theodora'dır. İmparator I. İustinianos'un eşidir. Ve aynı zamanda İmparator'un danışmanıdır. Siyasetin yönlendiricisidir.

İşte Theodora zamanında ve 532 yılında Maviler ve Yeşiller adlı siyasi gurupların kavgaları Bizans'da Nika Ayaklanmasını başlatmıştır. Ayaklanma gittikçe büyümüş, Büyük Kilise denen Ayasofya bile ateşe verilmiş, ayaklanmanın önü anlınamaz duruma gelmiştir. İmparator'un danışmanları ona kaçmasını öğütlemişler, yoksa canından olacağı söylenmiştir. İmparator da bunu kabul etmiş ve kaçış planlarını yapmıştır. Ancak, bu kaçışa karşı koyan ve İmparator'a Bizans'ın başında kalmasını söyleyen eşi Theodora olmuştur.

Nitekim İustinianos eşini dinlemiş ve Bizans'ın başında kalmış üstelik Theodora'nın emirleri doğrultusunda Belisarios'u bu isyanı bastırmak için görevlendirmiş ve isyanı bastırmıştır.

Theodora haklı çıkmış, isyan bastırılmış ve Bizans ayakta kalmıştır.

Bizans'ın bu tarihini Theodora'nın her yönden yönettiği o kadar bellidir ki, kırk sekiz yaşında kanserden öldükten sonra, İustinianos'un 565 yılında ölümüne kadar hiçbir ciddi yasa çıkartılamamıştır.

Bizans'ın ilk yıllarında Bizans'ın ayakta kalmasında bu iki kadının çok büyük rolleri olmuştur. Biri dini bakımdan, diğeri siyasi bakımdan halk arasında bağlayıcılığı sağlamıştır. Bu da Bizans'ın 1453'e kadar ayakta kalmasını sağlamıştır.

3) Ne dersiniz Osmanlı Devleti'nin ayakta kalmasını sağlayanlar da kadınlar değil midir? Osmanlı tarihini dikkatle okursak, birçok sorunun padişah anaları tarafından aşıldığı görülür.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 681
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3217
Kayıt tarihi
: 26.05.07
 
 

İstanbul'un Kadıköy ilçesinde doğdum. Bir daha da Kadıköy'den ayrılmadım. İstanbul Üniversitesi, Ede..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster