Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
147
 

Bizde bu şiddet goygoycusu "medya" varken daha çok cinayet haberleri okuruz...

Bizde bu şiddet goygoycusu "medya" varken daha çok cinayet haberleri okuruz...
 

internetten alınmıştır


Şimdi duygusal taşkınlıkları bir yana bırakıp aklı selim ile düşünmek zamanıdır. Giderek arttığı "gözlemlenen" şiddet ve cinayet olaylarını önlemenin yolu nedir?

Şu son Özgecan cinayetinde olduğu gibi, bu tür suçlarda cezaların artırılması ve özellikle bu sapkın canilere ölüm cezası verilmesi akla ilk gelen çözüm yollarından birisi oldu.

Daha önce yazdığım gibi, cezaların caydırıcı olması için, suçun niteliğine göre ceza verilmesi şart... Çünkü, cezada asıl amaç suçu işleyeni tecziye etmek değil, toplumdaki potansiyel suçluyu tehdit etmek olmalıdır.

Bu nedenle geçmişte uygulanan idam cezaları meydanlarda yapılırdı...Bunun nedeni, topum içerisindeki suça meyilli olanları uyarmak ve korkutmaktır.

Suç işleme potansiyeli aslında her insanda mevcuttur...Ancak, burada daha vahşice ve daha ölçüsüz şuçlar işlemekten bahsediyoruz... Her halükarda, cezanın açık infazı toplum nezdinde uyarıcı olacaktır.

Çocuklarımızı iyi eğitmek, insan sevgisi öğretmek Allah saygısı kazandırmak  vesaire...Bunlar elbette sağlıklı bir toplum yaratmak için şarttır. Ancak, dediğim gibi ne kadar iyi eğitirseniz eğitin insan yine de suç işleyebilir. Nitekim iyi eğitildiğini iddia eden toplumlarda da bu tür suçlar fazlasıyla işleniyor.

Yani suçu (ve suçluyu) adaleti tesis edecek ölçüde cezalandıracaksınız...Bu hem suçun yaygınlaşmasını önlemek için hem de suçtan etkilenenleri vicdanen rahatlatmak için gereklidir.

Bu girişten sonra gelelim Türkiyede bu tür suçlara medyatik yaklaşıma:

Defalarca yazdığımız gibi, bu ülkenin ciddi bir medya sorunu var, buna hiç şüphe yok.

Türkiyedeki medya anlayışı, suçu ve suçluyu ifşa ederken aynı zamanda bunun sömürüsünü yaparak üzerinden rayting almak kaygısı güdüyor...

Yani, son derece "pornoğrafik" bir haber yapma anlayışı var Türkiye medyasında... Haber, toplumda bağımlılık yaptırmaya yönelik tarzda veriliyor... Böylece toplumda ciddi bir "haber tüketicisi" haline getiriliyor.

Televizyonların, gazetelerin geçim kaynağı bu tür haberler Türkiyede... En çok rayting alan programlar haber programları... En çok okunan sayfalar üçüncü sayfa haberleri...

Ciddiyetsiz ve sorumsuz bir medyamız var...Bu sorumsuzluk toplumu sarsan cinayet haberlerinden ünlülerin baş belası olan magazin haberciliğine kadar gidiyor.

Haber yapmak bir hak olarak görülürken, "haberi yapılanın" haklarının gözetilmediği bir ülke Türkiye... Aslında sadece Türkiye değil, bütün doğu aleminde böyle...

Batı'da medya topluma angaje olmuşken Doğu'da toplumu başka yerlere angaje etme amacını taşıyor... Kesinlikle iddia ediyorum ki, Avrupadaki bir televizyon kanalının toplum anlayışı ile, Türkiyedeki bir kanalın toplum yaklaşımı birbirinden çok farklıdır.

Onlar, haberini yaptığı vatandaşı da kendisi gibi ve kendinden görür, ama bizdekiler kendilerini toplumdan ayrı tutar... Haber yapanla, haberi yapılan iki ayrı sınıftır bizim ülkede...

Türkiye medyası bunu aşmak zorundadır... Eğer bu aşılmazsa, medyanın kendisi söz konusu şiddeti artırıcı ve yaygınlaştırıcı olmaktan kurtulamaz..

Bir yanda, cinsel sapmışlık örneklerini "çağdaşlık" adına savunacaksınız, kadın bedenini cinsel meta olarak her akşam/her gün  toplumun gözleri önüne sereceksiniz, ortaya cinsel içerekli suçlar çıkanca da bu haberleri toplumun duygusal yanını ajite edecek ölçüde vereceksiniz...

Bu "iki yüzlülük"ten de öte, ucu kendi toplumuna ihanete varan bir sorumsuzluk değilse nedir?

Yani siz, parçaladığınız insanı köpeklerin önüne atıyor, ondan sonra da köpekler insan yiyor diye feryat ediyorsunuz... Türkiyede yapılan aynen budur!

Türkiye, sorunlarını siyasi ve ideolojik önyargılarından arınmış olarak tartışamıyor... Genlerinde ve geleneğinde bulunan gerçeklere uygun hukuk inşa edilemiyor. Birileri hala bu ülkeye, bedenine uymayan giysi giydirmek için zorluyor da zorluyor...

Türkiyedeki medya yapılanması bu ülke insanının genlerine ve geleneklerine aykırı bir yapılanmadır. Yeni ve başka bir toplum inşa etmek fikri(!) nin goygoycusu olarak kurulan medya, hala bu görevini ifa etmeye devam ediyor Türkiyede...

Ekran karartmalar, cinayet ve tecavüz haberlerini giderek daha büyük puntolarla manşet yapmalar bu gerçeği değiştirmiyor; Türkiyede medya bizim acımızla acılanmıyor aksine bu acıyı pazar malzemesi yapıp üzerinden para kazanmak istiyor.

Belki hepsi değil... Sorumluluk duygusu içerisinde hareket edenler de var... Ama genel olarak ülkemizdeki Medya yapısı ve haber anlayışı bizi "müşteri" olarak görüyor... Sadece malını satacağı müşteri...

Hem de "kara haber" lerin "kara budun" müşterisi...

Şimdi, tecavüz, şiddet ve cinayet sorunumuzu çözmek için tartışmaya buradan başlayabiliriz..

gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1645
Toplam yorum
: 4273
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 812
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster