Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
358
 

Bizde rahatsızız..

Bizde rahatsızız..
 

Ortalık karışıyor. Daha ne olduğunu bile anlayamadığımız Ergenekon'da belge üzerine belge, rapor üzerine rapor çıkıyor. İddialar dört bir yanı sarmış durumda. Kesin bir bilgi yok ama iddialar herşeyi anlatır durumda. Gazetecilere, askerlere hatta bazı sivillere bile çeşitli yaftalar yapıştırılıyor.

Bu esnada da bir süre STV'de çalıştığı öğrenilen kişiler ''Karakutu'' ismiyle anılan kişiler peydah oluyor. ''Bana belge geldi'' diyor. Türkiye'de o kadar gazeteci varken tüm önemli belgelerin tek bir kişide toplanması tesadüf olabilir mi?

Ergenekon masalında yapbozlar birleşeceği derken daha beter dağılıyor. Bizler de dağılan parçaları toplamak için yoğun bir uğraş veriyoruz. Hani bir grup çıkmıştı ya, rahatsızlar adında. Sadece onlar mı? Bizde rahatsızız!

Türkiye'de ülkesi için endişe duyan, Cumhuriyet sevdalıları olaylardan rahatsız. Atatürkçü kalemlerin sözde sıfatlarla gece yarıları apar topar götürülmelerinden rahatsız. Belgelenmemiş suçları gerçekmiş gibi sunan medya tetikçilerinden rahatsız. Keseri hep kendine yontanlardan rahatsız...

Türkiye adım adım korku toplumuna dönüştürülüyor. Belli isimlere göz dağı veriliyor. Gazeteciler ve askerler ''Darbeci'' diyerek fişleniyor. Sağdan soldan belge ve raporlar bulunuyor ''Şu şöyle yapacaktı'', ''Şu şunun ajanı'' denilerek insanlar zan altında bırakılıyor. Kanıt olmaksızın sadece varsayımlarla hareket ediliyor.

İşte bu korku toplumunun acı bir örneğini bugün Tufan Türenç yazdı. Bir yakını arayıp 9 yaşındaki oğlunun '’Baba ben Atatürk’ü çok seviyorum. Polisler beni de alıp götürürler mi?’' diye sorduğunu söylemiş. Tabii babası ne cevap vereceğini şaşırmış.

Trajik bir durum değil mi?

Ülkede bunlar olurken yöneticiler nerede dersiniz. Başbakan? Cumhurbaşkanı? Dikkat ederseniz AKP üst düzey kademesi (Cumhurbaşkanı dahil) mümkün olduğunda Türkiye'de durmamaya çalışıyorlar. Görüşme bahaneleriyle yurtdışına çıkmanın peşindeler. Başbakan salı günlerinde haftalık grup konuşmaları haricinde pek ülkede durmuyor. Hem savcı hem Başbakan olabileceğini söylüyor.

Bu esnada bir takım solcu geçinenlerin de AKP'ye yaranma peşinde olduğunu görüyoruz. Ne kadar acı...

Tüm bu karışıklarının giderilmesi ve Türkiye'de halkın huzuru için Ergenekon iddianamesinin bir an önce açıklanması gerekiyor.

Soruyoruz: Bu iddianame neden bu kadar gecikti?

Kapatma davasının iddianamesi ve AKP'nin her 3 savunması da anında kamuoyuna açıklanırken bu belgenin gecikmesi bizim şüphelerimizi güçlendirmekten başka bir işe yaramıyor.

Soruyoruz: Daha ortada iddianame yokken bazı gazetecilerin belli medya organlarında üstü kapalı olarak birşeyler anlatması gazetecilik midir?

Daha çok soru ekleyebiliriz ama önce sorduğumuz sorulara tam cevaplar alınması gerekiyor. Bu sorular tek bir kişinin ya da kurumun değil Türkiye'de olan bitenden huzursuz herkesin sorduğu sorulardır. Dileriz cevaplar da herkesi tatmin edici boyutta olur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 309
Toplam mesaj
: 54
Ort. okunma sayısı
: 1360
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Küçük bir kız çocuğu masumiyetidir yazmak, her satırı her cümleyi her kelimeyi tekrar tekrar gözden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster