Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
324
 

Bize ait ne varsa...

Bize ait ne varsa...
 

“Artık hiçbir şey televizyondan önceki gibi değildir.”( George Constoek)

Özel televizyonların yayın hayatına başlanması başlangıçta kitleler üzerinde umut oldu. Özel televizyonlar özgürlüğü, çok sesliliği, daha kaliteli programları beraberinde getirecek beklentisi oluştu. Fakat umulan maalesef gerçekleşmedi.

Özel televizyonlar ve arkasındaki medya tekeli insanlarımızı küçümseyerek basitliği, sıradanlığı, şiddeti ve ahlaksızlığı sundu bizlere…

Özel televizyonlar tüm vaktimizi aldı. Kendimize ait bir zaman bile bırakmadı geride.

Aile içi diyalogları ortadan kaldırdı. Her gün, her saat rezilce filmleri, klipleri, yarışma programlarını ve düzmece haberleri gözümüze soktu. Bizlere kimliksizliği, bireyselliği ve nemelazımcılığı dayattı.

Soru sormamıza, sorgulamamıza izin vermedi. Yazılı ve görsel basın günlük dramları, insanların zayıflığını seyirlik olgu haline getirerek duyarlılığımızı elimizden aldı. İntihar eden insanları o kadar kanıksadık ki bu insanlar “ Niye intihar eder?” sorusu hiç ilgilendirmedi bizi.

Özel televizyonlar peşi sıra çürümeyi de beraberinde getirdi. Her konuda çürüme yaşandı. Aşkı da çürüttü. Tek gecelik ilişkileri “aşk” yaşıyorlar diyerek ucuzlattı.(Bu konuda televole türü programlar oldukça katkı sağladı.)

Magazinel gazetecilik egemen oldu kanallara. En çok izlenen haber bültenlerinin büyük bir bölümü magazin haberlerinden oluşur hale geldi. Hatta görsel medya yetmiyormuş gibi gazetelerde verdikleri eklerle ve arka sayfa güzelleriyle bu yöndeki eksik bilgilerimizi gidermeye yardımcı oldular(!)

Boyalı basın diye tabir ettiğimiz gazeteler ve özel televizyonlar sayesinde ahlaksızlık sıradanlaştı.

Özel televizyonlar bizden düşünmemizi ve üretmemizi talep etti. Çevremizde olup bitenlere seyirci kalmamızı istedi. Bunda gayet de başarılı oldu. Basın ahlakı, etik değerler mumla aranır oldu. Her şeyimizi elimizden aldı. Yenidünya düzeni(düzensizliği), serbest piyasa ekonomisi, batı tarzı hayat diyerek insana ait tüm değerleri alıp götürdü.

Şimdi özel televizyonların bizden aldıklarını geri istiyoruz. Duygularımızı, insanlığımızı, tertemiz aşklarımızı, onların dinozor diye nitelendirdikleri düşüncelerimizi ve bize ait ne varsa her şeyi talep ediyoruz…

*** Bu yazı kaleme alındığı zaman internet yaşamımızda bu kadar etkili değildi. İlerleyen zaman içinde internetin yaşamımızda yerini sorgulayan bir yazıyı da kaleme almayı düşünüyorum.

M. Y. ÖZMEN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 43
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 37
Ort. okunma sayısı
: 2057
Kayıt tarihi
: 01.07.07
 
 

Edebiyat ilgi alanım... Şiir, kitaplar, denemeler ve lezzet durakları hakkında benim de bir çift ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster