Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
583
 

Bize ne oldu?

Bize ne oldu?
 

Önce, insanı hayvandan ayıran en önemli özellik olan düşünmeyi, ardından da, (avını boğazlamak için sisli havadan medet uman kurtlar gibi) şahsi çıkarları, ülkemizin karışıklığına bağlı olan karanlık güçlerin kıskacı altında, insanlığımızı unuttuk.

Uzun vadede neyin iyi neyin kötü olacağının hesabını yapmak yerine kısa vadeli çıkarlar peşinde koşuşturmaya başladık. Ancak koşu parkurumuzu karanlık güçler belirlediği için bir süre sonra kayalara toslayıp yara bere içinde kaldık. Toparlanıp daha sağlıklı bir şekilde yolumuza devam edeceğimize, geçmişten ders almayı beceremediğimiz için, benzer kayalara zaman zaman toslamaya devam ettik.

Öyle bir ateşin içine düştük ki, kimin bizden yana, kimin kendinden yana olduğunu bir türlü anlayamadık.

Sonuçta, başını kuma gömüp kıçını dışarda bırakmakla tehlikeden kurtulacağını sanan kuşa döndük. Öyle bir hale geldik ki, insan olduğumuzu hatırlatmaya çalışanları, “kuş beyinli” diye küçümsedik.

Zamanla kuş beynini de çok gördük onlara ve, “Beyinsize bak hele. Memleketi kurtaracakmış. Sen git kendini kurtar önce!” diyerek dalga geçmeye başladık.

Dalga geçiyorduk çünkü, ‘kır şişeyi dön köşeyi’ ile başlayan ‘kendini kurtarma’ anlayışının, zaman içerisine bir yaşam tarzı olarak karşımıza çıkacağını nereden bilebilirdik ki!

Kendini kurtarma anlayışı 1800’lü yıllarda da içimize yerleşmişti. Bunun bedelini, koca bir imparatorluğun yıkılmasıyla ödedik. İmparatorluk elden gidince bu anlayış yerini, ‘vatanı kurtarma’ya bıraktı. 70 küsur yıl önceki Kurtuluş Savaşı’ndan zaferle çıkmamızın temel nedeni işte bu anlayıştı.

Zaman hızla geçiyordu ve rüzgar yine ters esmeye başlamıştı. Üstelik, düşünmenin yanısıra sevgiyi de unutmuştuk. Başımızı kumun içinden çıkarmaya cesaret edemediğimiz için, sırtımıza binenin kim olduğunu da yıllardır öğrenemedik.

Ya şimdi? Ne yazık ki uçurumun kenarındaydık artık. Ancak, öyle bir yel esti ki, başımızı sokacak kum da kalmadı. Sırtımıza bineni de gördük, uçurumun kenarında olduğumuzu da.

Düşünmeye başlayıp sevgiyi ve insanlığımızı hatırlayarak geçmişten ders almayı becerebilirsek kurtuluruz. Aksi halde ...

Gelelim karanlık güçlerin kim olduğuna! Ne o, daha düşünmeye başlamadınız mı yoksa!

NOT: Bu yazıyı 13 Mayıs 1994 yılında yazmışım. Ne yazık ki, aradan geçen 13 yılda değişen bir şey yok. Tosladığımız kayaların şekli şemalı dışında!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bin bir çeşit hem de. Oyları almadan önce maskeleri çıkaracağız hepiniz görecek, dokunacaksınız bize yüzümüz gibi, gönlümüz de açık olacak size, kapılarımız diyorlar ama seçim sonrası ses geçirmeyen duvarların arkasında şimdi hangi maskeyi takalım, hangi maskeyi takarsak sevimli oluruz, en sevimli maskeler hangi ülkede üretiliyor, Kıbrıs’ı versek o maskelerden bir kaç bin tane alabilir miyiz diye toplantı yapıyorlar. Olmazsa yeni bir vergi daha çıkarır üstünü tamamlarız diyorlar. Biniyorlar da biniyorlar. Ne yapsın millet.

Ayrıntıda gezinmek 
 19.03.2008 21:34
Cevap :
Azıcık bizde de kabahat olmalı. Sadece başımızı gömmekle işlerin yürümediğini anlamamız lazım artık..  20.03.2008 8:30
 

Size mesaj gönderdikten sonra gelen cevap üzerine nasıl olsa yazmayacak diye defterden silmiştim. Sayfanın üstünden geçen blog reklamları arasında "parpali" diye görünce çok şaşırdım. Çok sevindim inanın. Döndüğünüze sevindim. Keyif aldığım yazılarınızdan mahrum etmediğiniz için teşekkürler.

Eşit Ağırlık 
 23.06.2007 20:37
Cevap :
Merhaba Harun bey, siz silmişsiniz ama ben sizi silmedim. yazılarınızı da okuyorum ama çoğunlukla sinema üzerine yazdığınız için ve kendimi o konuda yeterli görmediğim için düşüncemi açıklamıyorum. sizin gibi bir kaç arkadaşımı da ekledim.. onları da takip ediyorum. ben iki ay boyunca yurt içi ve yurt dışında dağlara çıkacağım için bundan sonra düzenli olarak takip edemeyeceğim ama artık dönüşte.. eylül'de..  25.06.2007 11:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 46
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1145
Kayıt tarihi
: 10.06.06
 
 

1962 yılının mayıs ayında Rize'nin Fındıklı ilçesi Gürsu Köyünde doğmuşum. Gazi Üniversitesi BYYO..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster