Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
472
 

Bizi Biz Yapan Farklar, Yol Ayrımları ve Yabancılaşmalar

Bizi Biz Yapan Farklar, Yol Ayrımları ve Yabancılaşmalar
 

Kimya ağırlıklı olan lise eğitimim dâhil, ağırlıklı fen eğitimi almış, canlılığa ve canlı kimyasına büyük ilgi duymuş biri olarak en çok ilgimi çeken konuların başında embriyo olarak başladığımız yaşam döngümüzde “büyüme ve farklılaşmanın” nasıl gerçekleştiği olmuştur.
Öyle ya hepimizin bir embriyo olarak başladığı yaşam döngüsünde bir eşi daha olmayan farklı bireylere dönüşürüz. O, mikroskopla görülebilecek boyuttaki embriyo hızla farklılaşır ve dokuz ayın sonunda aşağı yukarı gelecek hayatımız şekillenir. Üstelik hem fiziksel hem duygusal hatta ve hatta sanatsal ya da akademik yatkınlıklarımız da dâhil olmak üzere. Bu büyüme ve farklılaşma süreci doğduktan sonrada devam eder ve adeta bıçakla kesilen keskin uçlar gibi kişinin karakter ve fiziksel özellikleri netleşmeye başlar. Fiziksel gelişim belli bir yerde durur ama farklılaşma devam eder. Aynı evde doğan üç kardeşten biri için bu fiziksel durma noktası 1.90 m boyda dururken diğerinde 1.70 olabilir. Biri son derece iyi bir mental gelişime sahip iken diğeri çok zorlasa da belirli algı sınırlarını geçemeyebilir.
Buradaki farklar bazen çok ama çok belirgindir. Normal de aynı ebeveynlere ait ve aynı çevresel faktörler ile hele hele yaşça birbirine çok yakın olan bu bireyler arasındaki bu ölçüdeki önemli farkların oluşma nedenini bilimsel olarak açıklamak mümkün değildir DNA kombinasyonu farklıdır evet ama bu farkların bu denli büyük olmasını kolayca açıklamak için yeterli değildir yine de.
Hayatın ilk evrelerinde hatta hatta 20 li yaşlara kadar çok belirgin olmayan bu farklar zamanla çok daha net bir hale gelir hatta öyle bir noktaya gelir ki, aradaki fark bazen katlanılamaz bir noktaya ulaşabilir.
Çevre de bu konuda genellikle acımasızdır ve başarılı olan birey adeta bir referans olarak ailenin diğer bireylerinin sürekli önüne getirilerek doğrudan ya da dolaylı o kişilere “suçun kendilerinde olduğu, aynı koşullarda diğer kardeşin geldiği yere gelememesinin sorumluluğunun tamamen kendi yetersizliği olduğu” hissettirilir. Hatta yüzüne karşı söylenir.
Kabul edelim ki bilim ne kadar iler ise ilerlesin neden bazılarımızın DNA kombinasyonlarının aynı koşullarda bile büyük farklar içerdiği sorusuna net bir bilimsel cevap bulamayacağız. Neden aynı evde büyüyen iki kardeşten biri mesela dünyanın en büyük ressamı olurken diğerinin çizgi bile çizemeyeceğini izah edemeyeceğiz.
Ama şunu yapabiliriz; başta kendimizi tüm artı ve eksilerimiz ile kabullenip kişisel gelişime inanıp bunu yaşam boyu sürdürebiliriz. Kendimiz ile olan kısmı halletmek mümkün olunca da bizden daha iyi olduğunu düşündüğümüz insanlara karşı yıkıcı bir kıskançlık düzleminden çıkıp takdir etmeyi denemeliyiz. Aynı şekilde bizden daha geride özelliklere sahip kişilere de hoşgörülü olmalı ve gerektiğinde yardım edebilmeyi benimsemeliyiz.
Habil-Kabil olayından Hz. Yusuf kıssasına kadar olan yüzlerce örnekte vurgulanan farklara dayalı yıkıcı yanlarımızı kontrol edebilmeliyiz.
Ne farkları yok edebiliriz ne de onları yok varsayabiliriz. 
Ayrıca şöyle bakmak gerekir belki de, bu farkların kaynağında ne var?
Sitemin kime?
Farkları var edene mi? Sana takdir edilene mi?
Keşke insanlar inançlarında ve söylemlerinde samimi olabilse.
Bunlar bana ait düşünceler.
Biraz kimya, biraz sosyoloji ve biraz da gözlem belki.
Farklarla güzel dünya. Tonlarca topraktan bir zerre de olabilirsiniz onun içindeki küçücük bir altın parçası da.
Altının yalnızlığını da gözden kaçırmamak gerek değil mi? Toprak zerresinin kendine benzerleri bulmak ile ilgili bir kaygısının olmadığı da düşünülürse.
Asıl olan her durumda, doğru yaşamak ve altının kendine ev olan toprağı, toprağında kendine emanet edilen altını kabul edebilme hoşgörüsünde saklı olduğunu bilmektir belki de.
 
Saygılarımla.
 
Nazan Apaydın Demir
23.08.2017
Muğla.
Birsen yn, Filiz Alev, Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Özellikle de son cümleniz, hayatın da, kişisel gelişimin yani "kâmil insan"ın da, özel ve sosyal ilişkilerin de mihenk taşıdır. Fikrinize sağlık...

Filiz Alev 
 04.09.2017 15:20
Cevap :
Çok sağ olun yorumunuz için.  05.09.2017 17:45
 

Bize çok uygun tespitler. Aydınlarımızı, gazetecilerimizi, sanatçılarımızı, çevremeizdeki bizden daha iyi olan herkesi alabildiğine kıskanma herhalde bizde çok daha yaygın.Samimi olanları bile "yok ediyoruz" Hani "güçsüzlerin yanında yer alırız " söylemi var ya...Hiç inandırıcı değil. Elinize sağlık.

DurmuşGüler 
 04.09.2017 9:37
Cevap :
Size katılıyorum. Ülkemizde bu çok önemli bir sorun ve kendi ilerleyişimizi en çok durduran faktörlerden biri maalesef. Kimse kendini gerçek anlamda tanımaya zaman harcamıyor. Herkes yeteneklerini ve aklını en üst noktadan değerlendirip, sahip olmadığı her şey için öfke ile doluyor ve hedef olarak da bunlara sahip olan kişileri görüyor bana göre. Bizim ülkemiz başarılı ve yetenekli insanları taktir edemiyor kesinlikle. Farklı olduğumuzu kabul edemiyor en başta.  04.09.2017 12:46
 

İnsanı insan yapan ve onu diğerlerinden farklı kılan etken sadece DNA kombinasyonu değildir.Aynı ailede bile olsa her insan tüm yaşamı boyunca farklı sosyolojik deneyimler yaşar ve bu nedenle de farklı kişiliklere bürünür. Aynı Habil-Kabil olayında da olduğu gibi. Bu olayları günümüzde anlayamıyor olmamızın tek nedeni bence sosyal bilimlerin henüz fen bilimlerinde olduğu kadar bilimselleşememiş olmasıdır. Bu yazınızı öneriyorum. Selamlar

Matilla 
 04.09.2017 8:17
 

Güzel bir yazı

Kerim Korkut 
 23.08.2017 17:07
Cevap :
Teşekkür ediyorum.  24.08.2017 2:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 56
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1194
Kayıt tarihi
: 08.04.14
 
 

Muğla Üniversitesinde Prof. Dr. olarak çalışmaktayım. Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster