Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mayıs '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
613
 

Bizi öldürmeyen şey, daha güçlü kılar

Bizi öldürmeyen şey, daha güçlü kılar
 

Öncelikle Bursaspor'un şampiyonluğunu can-ı gönülden kutlarım...

Az önce Aziz Yıldırım'ın basın toplantısını dinledim... Gayet net ve açık ve bir lider sorumluluğunda ve panik yapmadan kulübün başında olduğunun mesajını verdi... Bu mesajla birlikte içinde birçok Fenerbahçelinin de olduğu bir grup insan hayal kırıklığıyla kapattılar TV'lerini... Bekledikleri olmadı. Bekledikleri istifa kararı ve kulübün kaos ortamına girmesi hayalleri gerçekleşmemişti...


Nedemişti Nietzsche “beni öldürmeyen şey güçlü kılar”...


Aziz Yıldırım'ın hataları vardır, yoktur tartışılır. Gerekirse karşısına aday çıkar ve Kongre'ce değiştirilir... Ama karşısına çıkan adayın vizyonu, daha kaybedilen şampiyonluğun hüznü ve stresi geçmeden “ee ne oldu şampiyonluk sözü” diye mal bulmuş mağribi gibi ortaya çıkan adaylardan daha farklı olmalıdır... Varsa Fenerbahçe'de bayrağı daha yukarıya çıkaracak aday, buyursun çıksın Kongre'ye bizde oyumuzu verelim...


Pazar gününe dönersek ;


Tam 2 aydır malzemecisinden, başkanına, sokaktaki taraftardan, futbolcusuna kadar milyonlarca Fenerbahçe'li yi her türlü sahtekarlık, şaibe, şike iddialarıyla bir yay gibi geren farklı renklere bürünmüş ve içinde taraftardan, belediye başkanına, kulüp yöneticisinden bakanına kadar olan Türk Futbol'unun baronları Pazar gecesi ortaya çıkan yangın'ın, faciaya ramak kalan görüntülerin anonscudan farklı diğer aktörleriydi kuşkusuz.... Bu facia öncesi görüntülerin ortaya çıkmasının, binlerce seyirciyi sahaya döken anonscu kadar, her hafta Fenerbahçe'nin oynadığı rakibin bir oyuncusunu dillerine dolayanlarında en az anonscu kadar suçu olduğunu Türk Futbol'u unutmamalıdır...


Klasik bir Türk mantalitesi ile anonscunun kellesini verip Türk Futbol'unu hep beraber kurtaracaksak hadi buyrun yapalım. Ama “hırsızın hiçmi suçu yok” özdeyişini de unutmayalım...


Bu aralar sıklıkla duyuyoruz ; “Fenerbahçe bu nefret nedeni ile kendisini sorgulamalıdır” Bunda sorgulanacak şeyler yok. Bugün Fenerbahçe Spor Kulübüne bakın, ekonomik gücünden, tesislerine, tüm branşlardaki başarılarından, Fenerium'una, Eğitim Kurumlarından Televizyonuna kadar tüm adının geçtiği alanlarda kurumsal ve başarılı bir faaliyet sürdürmektedir. Meyve veren ağaç taşlanırmış, bu başarılar Türkiye'de spor denilince akla futbol geldiği için, futbolda taçlandırılamamış sezonlar nedeniyle Fenerbahçe'ye “başarısız” yaftasını yakıştırıp camiayı kaosa sokmak en kolay yol olabiliyor. Bu nedenle Fenerbahçe'nin ligi 2.nci bitirmesini bu sene de çılgınca kutladılar.... Oysa Fenerbahçe son 10 yıl içinde 4 şampiyonluk 4 ikincilikle 10 yılın 8'inde şampiyonluk yarışını 2 ezeli rakibininde önünde yer alarak geçirmiştir... (ikisinin toplamı sadece 5 şampiyonluk 3 ikincilik yapıyor)


Sonuç olarak Fenerbahçe'yi yine zorlu ve travmatik bir ara geçiş dönemi bekliyor. 2006 travması kulübün 100.yıl sinerjisiyle çabuk atlatıldı ama o sezon şampiyonlar liginde Dinamo Kiev gibi rakibe elenildiği unutulmamalı... Şimdi kulübün futbol takımı için sakin ve soğukkanlılıkla özeleştirilerini yapıp, sağlıklı kararlar alma zamanıdır...


Futbol takımı için derhal mantıklı ve iyi futbolculardan oluşan transferlerin yapılmasına biran önce başlanmalıdır. Sükseli transferlerden daha çok, takım disiplinine uygun, başarıya aç, hırslı ve mümkünse Avrupa menşeili oyuncular alınmalıdır. Başta da iyi bir santrafor ve sağ, sol kanat oyuncuları ile oyunun hucüm yönünüde kullanılabilecek orta saha elemanlarına ihtiyaç vardır. Daum'la sözleşme feshedilecekse biran önce karar verip takımı Aykut Kocaman'a teslim etmek gerekir...


Herkes bilsin, bu taraftar asla Fenerbahçe'yi yalnız bırakmamıştır, bırakmayacaktır...

Bizi öldürmeyen şey, bizi daha da güçlü kılar...


Ahmet ÇELİKSÜNGÜ

19.Mayıs 2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Beni öldürmeyen darbe beni güçlü kılar demiş düşünür. Top 3 kale direğinden içeri girmeyince ilahi adalet demiş düşünmeyen. Düiün düşün bo.tur işin anons rezaleti bizi kepaze etti elaleme, 37şuta rağmen topu kaleye sokamayan takımı mücadelesinden dolayı belkide alkışlayıp dünyaya kepaze değil örnek olacaktık, Salya akan düşman çeneleri kapatmak için La Fontainden masallar değil şampiyonluk ve TR kupasını kazanacak takım istiyorum Başkandan.

aslan celik 
 19.05.2010 20:49
Cevap :
Hepimizin sakin olmaya ihtiyacı var Aslan Bey... Teşekkürler Saygılar...  20.05.2010 15:51
 

Büyük geçmiş olsun...

Ali Gülcü 
 19.05.2010 17:18
Cevap :
Sağol üstad, da o gülme işaretini anlamadım :) İnsan geçmiş olsun derken güler mi yahu...  19.05.2010 22:43
 

Ahmet bey yüreğinize sağlık ,yazınızı çok beğendim.Teşekkürler.

Tuğrul-20 
 19.05.2010 17:10
Cevap :
Ben teşekkür ederim. Saygılarımla  19.05.2010 22:42
 

Biz ne badireler atlattık, toplantıyı can kulağı ile dinledim. Ellerinde bilgi ve belge olmasa böyle konuşmazlardı. Şimdi kendi pisliklerinde boğulsunlar. Ligin namusunu biz kurtardık, kaybedilen kupa olsun onurumuz yerinde dursun. Şampiyonlar Ligi'nden önce Efes Pilsenle final turu var, onlar da her yıl olduğu gibi ajitasyonlara başladılar, kampanyalar başlatıldı. seyircinin tam destek vermesi lazım... Selamlar!

Fatma Köse  
 19.05.2010 17:02
Cevap :
Efes Pilsen'le geçen senenin hesabını kapatmak lâzım. Basketçilerde geçen sene futbolcular gibi son dakikada vermişlerdi... Teşekkürler Saygılar...  19.05.2010 22:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 252
Toplam yorum
: 490
Toplam mesaj
: 89
Ort. okunma sayısı
: 932
Kayıt tarihi
: 17.03.08
 
 

74'ün İstanbulunda, Sultan şehri Üsküdar'ın, kız çocuklarına "Zeynep" erkeklerine "Kamil" adı kon..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster