Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
463
 

Bizim bahçe

14 Mayıs1991 yılının güneşli güzel bir günü. Aşlamalık adını verdiğimiz bahçemizde kitap okuyorum. Meyve ağaçlarının dallarında öten kuşlar, okumayı bırakıp yazmaya teşvik ettiler beni. Öyle tatlı ve ahenkli ötüyorlar ki onları fark etmemek mümkün değil. Dünyanın en gelişmiş orkestraları pasif kalır bu ötüşlerin yanında. Burada saatlerce hatta günlerce oturup bu sesleri dinlesem ve de dinlensem. Bura da içim açılıyor, rahatlıyorum huzur buluyorum.. Çeşit çeşit meyve ağaçlarının altında halı gibi serili duran ve en küçük bir açık yer bırakmayan yeşil otları o kadar çok seviyorum ki, onların üzerinde oturmak, uzanmak mutluluk veriyor bana.
Bugün bu bahçemiz daha bir güzel sanki. Yer yer boy gösteren eğrelti otları, kristal vazolarda ki pahalı çiçeklerden bin kat daha güzel... Esen ılık rüzgarla nazlı nazlı sallandıkça gönül telimi titretiyorlar. Biraz ilerim de ki erik ağacına bayılıyorum. Öyle heybetli bir duruşu var ki;bu bahçe benden sorulur der gibi. . Diğer meyvelere tepeden bakıyor ve ben buradayım siz rahat olun diyor sanki. Yeni olgunlaşmaya başlayan erikleri de Zümrüt yeşili yaprakları arasından göz kırpıyorlar biz de buradayız der gibi. Önümde ki elma ağacı dallarıyla yanında ki birçok ağacı kucaklamış durumda...
Yıllar sonra kavuşan iki insanın hasretle birbirine sarılması gibi. Keşke insanlar bu ağaçlardan ders alsalar da aralarında ki kavgaları çekişmeleri unutabilseler. İnsanlar bunu o kadar az yapıyor ki ağaçlar bu görevi üstlenmiş gibiler. Onların birbirlerine kenetlenmeleri bir çatı oluşturmuş ve bu çatının altında oturmak harika bir duygu.
Bahçemizde ki asmalara değinmeden geçersem onlara büyük haksızlık etmiş olurum diye düşünüyorum. Onların özenle, kıvrıla kıvrıla, ağaçlara öyle bir sarılışları var ki; fark etmemek için kör olmak lazım. Gerçek güzelliklerini görebilmek için onları sadece gözle değil gönül gözüyle de görmek lazım . Kabukları soyulmuş bedeniyle çift çatallarıyla çamaşır ipini andıran uzantılarıyla bir ağaçtan diğerine köprü kurmuşlar. Ağaçlar arasında iletişim sağlamak için mi? Kuşlara konacak mekan oluşturmak için mi? Diye geçiriyorum içimden. Elinden gelse bütün ağaçlara el atacak.
Bir kaç yıl sonra onu da başarır bu azimle. Asma yapraklarını yoncaya benzettim bugün. Daha önce hiç fark etmemiştim. İnsan eline de benziyorlar sanki. Neye benzerse benzesin her şeyiyle çok güzel bu yapraklar. Güneşle cilveleşiyorlar, ışıldıyorlar.
Girişte ki kiraz ağacı ve dışbudak ağacı muhafız gibi duruyorlar. Biri bütün dallarını kol gerer gibi açmış, diğeri boyunu bütün ağaçlardan çok uzatmış; buranın güvenliği bizden sorulur diyor. Kiraz ağcı tepeden tırnağa yapraklarla donanmış. O yeşil yapraklar arasında kırmızı kirazlar vermiş halini hayal ediyorum. Hayali bile güzel.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

benimde olsun bu bahçe :)

Kenan Soyalp 
 29.07.2011 13:50
Cevap :
bu bahce doğada hala yerinde ama yazıyı yazdığım yıllarda o bahceyle cok sevgiliydim:))))  29.07.2011 21:51
 

yorucu bir mesai gününün ardından bu bloga denk gelerek dinlendim..okuması bile yetti kendimi iyi hissetmeme :)

Kenan Soyalp 
 27.05.2011 16:32
Cevap :
dinlenmek için gittiğim bahcedir :)))sevindim  29.07.2011 21:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 524
Kayıt tarihi
: 20.06.10
 
 

1975 yılında Almanya'da doğdum. Son 15 yıldır Türkiye' de yaşıyorum. Özel sektör çalışanıyım amatör ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster