Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '12

 
Kategori
Kahvaltı
Okunma Sayısı
919
 

Bizim bahçe

Bizim bahçe
 

Griye boyanmış, emekli kamyon jantlarından yapılma soba ile göz temasındayım...

Utangaç biraz!

Kapağı açıldığında sanki bir şey söyleyecek de neden bilmem vazgeçiyormuş gibi!

İnadına nazlı yağıyor kar Edirne’ye...

Rüzgâr yok, ses yok, çıt yok!

Kuytusuna sığındığım kahvaltı salonunun garantisinde, cama neredeyse burnumu dayamış, ekmek kırıntılarını gagalayan serçeleri izliyorum...

Gece burada kalayımdiye geçiriyorum içimden...

Akşam da ya Kime Ne’ye, ya Zindan Altı’na olmadı Asmaaltı Ocakbaşı’na giderim...

Ya kar dinmezse?

Ya bir hafta devam ederse?

Eskiden olsa yarını, öbür günü düşünmeden otelde alırdım soluğu... “ Ne kadar kalacaksınız?” diye soran resepsiyon görevlisine “kısmet” derdim gevrek gevrek...

Bir şişe Yakut’u gazete kâğıdına sardırır sıkıştırırdım koltuğumun altına, oldu olacak bir kangal da sucuk en baharatlısından...

Kapağı Kent Ormanı’na atardım...

Soğuk olur ya, varsın olsun... Ruhumuz donacak değil ya!

Tek başıma tadı çıkmaz, ahbap da lazım... O’nu da bulurdum...

Ben gibi adamlar bitmedi ya!

 

&&&

 

Pötikare masa örtülerini severim hem samimi gelir, hem de geçmişte kalmış bir şeyleri anımsatır bana... Yaşanmış, tozlu yılları deşsem şimdi...

Şu serçeler...

Yıllar önce kar yolları kapattığı için gece Silivri’de kalmış, nasıl olduysa otellerde de yer bulamamıştım!

Tek gözlü katalitik sobayla ısınan bekçi kulübesinde sabahlamıştım... Bekçi, Rıza’mıydı... Bulgaristan göçmeni ağbi miydi?  

Unuttum şimdi...

Uzun da bir gece olmuştu...

O gecenin sabahında şahit olmuştum, mangal yürekli serçelerin donmuş suyu eritmek için göğüslerini buza bastırışlarına...

 

&&&

 

İki orta yaşlı hanım, genç bir çiftle karşılıklı oturmuşlar sohbet ediyorlar...

Hanımlardan biri, gözlüklü olan, garsona duyursun diye yüksek sesle; “ sobanın üzerinde kestane pişirmek vardı şimdi!” diyor...

Garson gülümseyerek;  bir dahaki gelişte yanlarında kestane getirirlerse istediklerini yapabileceklerini söylüyor...

Portakal kabuklarını da sobanın üzerine atalımdemek üzereyken dilimi ısırıyorum!

Mandalina, portakal kabuklarını sobanın üzerine koyardık ya eskiden...

Nasıl güzel kokardı...

 

&&&

 

Tereyağı, kızarmış ekmeğin üzerinde eriyor, çayımdan bir yudum alıyor, bir parça beyaz peynir atıyorum ağzıma...

Portakal kabuklarının kokusu geliyor burnuma...

Emekli kamyon jantlarından yapılma sobaya sesleniyorum içimden;

“ Bir diyeceğin varsa... De!”

 

&&&

 

Kahvaltı salonunun ismi;

Bizim Bahçe

Karaağaçyolunda sağda...

Sonbaharda Edirne’de uyandığım bir pazar sabahı, tesadüfen bulmuştum burayı...

İyi ki de bulmuşum!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Orhangazi'ye yolunuz düşerse, bizim fabrikanın bahçesi de kahvaltısı da fena değildir. Buyurun, bekleriz.

Nilgün Akad 
 31.01.2012 15:15
Cevap :
Orhangazi’de sizin fabrikanız mı var! Yahu beni ne fabrikatörler ne mühendisler, ne doktorlar okuyormuş da haberim yokmuş... Yolum düşerse gelirim tabi beya : ))  31.01.2012 15:53
 

Öte yanda da dedim ya çok az kaldı senin gibi gönül adamları. Millet bakar kör oldu. Senin gördüğün yazdığın ayrıntıların farkında bile olmadan yaşayıp gidiyorlar. Sevgiler sevgili dostum, keyifle okudum.

Adil Serkan SATI 
 30.01.2012 18:55
Cevap :
Herkes her şeyin farkında da işlerine gelmiyor... Yazıyı beğenmene sevindim, selamlar...  30.01.2012 23:04
 

..her zamanki gibi harika bir yazı.. sağol abi.. yine götürdün bizi gitmek isteyip te gidemediğimiz alemlere...

taner0707 
 28.01.2012 11:37
Cevap :
Teşekkür ederim Taner de... Sen cennette yaşıyorsun yahu...  30.01.2012 23:00
 

eski türk filmleri senaristi gibisin ali..insan "gir battaniyenin altına, koy gönül yarası'nı izle hemen" diyo..yarın yirmibeşinci kez olacak ama izleyeyim bari:)

mis-tress 
 27.01.2012 20:44
Cevap :
Eski Türk filmlerinin senaristlerini bilmem de her nedense jönleri; kimsesiz ve bir başına ölüyor... E filmin repliklerini ezberlemişsindir sen o zaman...  27.01.2012 22:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1089
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster