Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

AYFER AYTAÇ GAZETECİ YAZAR

http://blog.milliyet.com.tr/ayferaytac

27 Ekim '18

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
129
 

Bizim İnternetimiz Ninelerimizdi

Bizim İnternetimiz Ninelerimizdi
 

Güzel olan her şeyi ninelerimizden öğrendik.


Son 20 yıldır teknoloji sardı yaşlı dünyamızı. Bulunmadık ne kaldı, diye merak edenlerden değilim ben. Zira bugünleri daha çocuk yaşımdayken biliyordum. Ninelerimiz bize dünya nereden nereye gelmiş, gelecekte neler görecekmişiz, bir bir anlatıyorlardı. Hem de et ve kemik halleriyle; donuk ifadeyle değil, gülümseyen gözleriyle gözlerimizin içine bakarak, geçmişimizi ve geleceğimizi bize aktarıyorlardı.
 
Nur yüzlü, buğday özlü ninelerimiz o günlerde bizim bugünlerin internetiydi. Hatta daha kıymetli idiler. Çünkü yerine bir üst modeli çıkacak endişesi taşımazdık. Ninelerimiz yaşları oranında hayat tecrübelerini de katardı kafalarımıza. 
 
Kuru kuru hava cıva paylaşımlarla vakti ziyan etmezlerdi. Şeytana daldırmaz, Allah'ı unutturmazlardı. Her bir sözlerinde ibret ifadeleri mevcuttu.
 
Tek tip ekran değillerdi. Elektrik kesildi, pilleri bitti, uykuları yitti gibi olumsuzluklar bulunmazdı.
 
Klavyeye göre yön bulmaz, fareye göre dilleri oynamazdı. Soğuk şakalar, sulu fıkralarda aktarmazlardı. Anlatımları Allah kelamıyla başlar,peygamber hadisinden örneklemeyle ve sünneti-i seniyye'ye uyulması tavsiyesiyle noktalanırdı. Doyamazdık dillerinin tadına, bakışlarının sıcaklığına...
 
Ninelerimiz Kur'an ehli kimselerdi. Cenâb-ı Allah, kelamında kullarına ne buyurmuş, doğru idrak ederlerdi. Mesela yarım asır öncesinde henüz apartman uygulaması Fransa topraklarından çıkıp ülkemizi kuşatma altına almazdan öncesi mahallemizin nineleri torunlarına: 
-"Bir zaman  gelecek coşkuyla oyunlar oynadığınız şimdiki bahçeleri büyüdüğünüzde göremeyeceksiniz. Yerlerine koca binalar yapılacak ve bu çok katlı binalar güneşinizi kapatacak. Çocukluğunuzun tadını çıkarın. Sizden sonraki kuşakların uşakları ev hapsinde tutulacaklar. Motorlu vasıtalar o kadar artacak ki, çocuklar evlerinden dışarı yalnız çıkamayacaklar." diye anlatırlardı. 
-"Nasıl yani," sorularına kibrit kutularını üst üste, yan yana dizerek uygulamalı gösterirlerdi.
Bunları internetten bulup konuşmuyordu ninelerimiz. Yüce kitabımız Kur'an-ı her fırsatta okuduklarından, Allah'ın hitabını küçücük torunlarına aktarıyorlardı. Bilgilendirmek, öğretmek, gelecek nesillerin temellerini iyi atmak adına... "Çocuklar daha küçük, kafaları almaz, alanları olsa da beyinleri bulanır, anlatmayalım" demiyorlardı.
 
Bizim internetimizdi o zaman ki tonton ninelerimiz.
Sadece binaların çoğalacağını değil, insanlar arasında gafillerle hainlerin de artacağını ve hatta namus kavramının medeniyetçe yutulacağını da belirtmişlerdi.(Namus sadece belden aşağı değildir. Yalan söylemek, fırsatçılık yapmak, gıybet etmek gibi, daha pek çok kavram girer parantez içine.)
 
Torunlarına üşenmeden, tüm iyi bildiklerini öğreten; kendi yaşantısından örnekleri hikaye anlatır gibi aktaran nur yüzlü ninelerimiz, daha ne zenginlikler sermişlerdi dağarcıklarımıza. Yaratılanı, yaşatılanı sevmeyi, yüreğimizde kötülüklere yer vermememizi öğütlemişlerdi. (Sevgi ve iyilik öğütleri kendilerinden aksetmişti zaten bize, yaş aldıkça çevremizden sevgimiz, iyi niyetimiz pek çok istismara uğrasa da vazgeçmedik ninelerimizin öğretilerinden. 
 
Lakin anlatılanlar çocukluğumuzda masal gibi geldiğinden tam cümleleri kavrayamadan uyuyakalırdık. Yahut oyuna dalardık.
Ne bilelim çocukluğumuzun bu günkü çocuklardan çok daha güzel olduğunu, yaşarken güzellikler anlaşılmıyor ki, kaybedince kıymete biniyor her değer.
 
Bugün de öyle bir nine olsa, bin teknoloji bir ninenin bilgisine, tecrübelerine erişecek hard
diski henüz bulamamış konuma düşerlerdi.
 
Ben diyorum ki, "bu icatcılar önce bizim çocukluğumuzun ninelerinin ölmesini beklediler. Sonra interneti buldular." 
Ya da kendi ninelerinden esinlenerek, bilgisayara hafıza yüklediler. Pek çok bilgiyi şimdiki nesil internetten öğreniyor. Kimi doğru bilgi ararken, kimileri yanlış mecralarda dolanıyor. vaktini öldürmeye meyillilerin beyinlerini internet ortamında safsatalarla doldurdular. Sonrasında teknoloji denilen çağın vebasını her haneye kondurdular. (İnternetten doğru nasiplenene bir sözümüz yoktur.) Fakat yanlış yararlananlar da pek çoktur. Allah ömür süremizi boşa harcayanlardan eylemesin, sonumuzu hayr eylesin, inşallah.
 
Ayfer AYTAÇ -ayferaytac.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 420
Toplam yorum
: 203
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 155
Kayıt tarihi
: 08.12.14
 
 

Gazeteci-yazar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster