Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '07

 
Kategori
Mortgage
Okunma Sayısı
1190
 

Bizim MORTGAGE planı (2)

Bizim MORTGAGE planı (2)
 

Nohut oda, bakla sofa evimize bir kış günü, Ramazan bayramından birkaç gün önce apar topar taşındık. Hiç unutmam oradaki ilk gecemizi. Bizden önce eşimin ağabeyi de aynı kişiden daire satın almıştı, onların parası peşin olduğu için tamamlanmış dairelerden seçtiler. Akşam yemeğinden sonra ben kızları alıp eve gelmek istedim, burada yatın, ev rutubetli ve soğuk ısrarlarına rağmen. Elektrik bağlantısı yoktu ve bizden başka taşınan da yoktu, olmaz, yeni heves biz eve geldik, soğukmuş...olsun, rutubetli ne çıkar, elektrik yok...ne yapalım! Kendi evimiz ya, yeter. (Görmemişin oğlu olmuş derler ya! İşte öyle...)

Eve geldik hoplaya zıplaya, büyük kızım 13, küçük 4 yaşındaydı. Takla attık halının üstünde uzandık. Sakınsaydık kesin hasta olurduk, bize hiçbir şey olmadı. Biz üçümüz ranzanın alt katında sarılıp yattık. Eşim gelmemişti, ama aklı bizdeydi, geç vakit elektrikçi buldu geldi, inşaattan elektrik bağladılar ve sobayı açtık.

Evimiz dar ve sobalıydı, bacalar da arızalı. Kışları çok zorlandık, hele de lodos varsa. Uykular haramdı bana. Bir de deprem korkusu, dedim ya mahalleden fay hattı geçiyor ve arabalar geçerken bile sallanıyordu. Mahalleyi de sevmemeye başlamıştım. Ama şımarıklık olmasın, diye sesimi çıkarmadım, çünkü orayı almadan önce "ev olsun da kulübe olsun" demiştim. Ama insanoğlu birçok dediğini unutuyor, nankör, dört yıl oturduk orada.

Kızım üniversiteye hazırlanırken, ben diğer anneler gibi stres yaşamadım, benimki biraz taktik, biraz başka şeylerle ilgilenip, kızıma senin kendi sorumluluğun, demek amaçlıydı. Belki eleştirenler olmuştur, kızı sınava girecek, kadın ev derdinde, demişlerdir.

O arada eve bakmaya gelenler oldu, ama ciddi bir müşteri çıkmadı, evi beğenen mahalleyi beğenmiyordu. Sınav sonuçlarının açıklandığı gün, saat 11 gibi, eşimle kızım internete bakmaya gittiler (Henüz bağlantımız yoktu.) Zil çaldı, bir bayanla emlak bürosunda çalışan bir genç geldi, o arada telefon çaldı, babam kızımın durumunu öğrenmek istemiş. tekrar zil çaldı, eşim ve kızım. Mümkün olsa da üçe bölünsem. Kulağım babamda, gözüm bayanda, el-kol işareti ile kızımla anlaşıyorum. Anladıklarım; bayanın yüzünde olumlu ifade, kızım sevinçli gülüyor. babamı hemen cevapladım ve ikiye bölündüm. Bayan eşimi alıp geleyim 10 dakika sonra, dedi. Kızım boynuma sarıldı, bir yere girebilirim, dedi. Ben de herhalde kafamı sallamışımdır ikisine de.

Öğleden sonra emlak bürosunda buluştuk, ev satıldı. Yeni sahibe bayan, iki gün içinde boşaltın, dedi. Benim kafamdan kaynar sular döküldü, üzüldüm. Eve geldik, akşam üzeri balkona oturdum çay içiyorum yorgun ve üzgün. Karşımızdaki yüksek apartmanların arasından dağların ucu gözüküyor. Daldım gittim oraya, gözümü kırpmadan belki 10 dakika. keşke kuş olsam oralarda yaşasam, dedim. Etekler tutuştu. İki günde nasıl ev buluruz, yine mi kiracılık gözüktü bize, eyvah!

Ertesi gün aynı genç telefon etti, abla hazırlanın ev bakmaya gideceğiz, dedi. Şirketin arabasıyla eşim ve ben düştük, taşlı tozlu yollara, tepeleri çıktık. " Hiç bilmediğimiz yerler, buralarda ev mi olur,dedim.

Nihayet yol bitti ve durduk. Arabadan indik, yukarı doğru baktım dağlar ve yemyeşil orman, birgün önce dalıp gittiğim dağların eteğindeyiz. Diğer tarafa baktım masmavi göl (Şimdi dibi görünüyor.) arka fonda bembeyaz Pamukkale. Hiç düşünmeden "tamam" dedim, 5 milyar bu tarafın manzarası eder, 5 milyar diğer taraf. Henüz evin içini görmedik bile, ama karar verdim çoktan. Beş para vermeden, senet-sepet yapmadan anahtarı verdiler bize, hemen taşının, dediler.

İyi taşınalım da! Evdeki hesap çarşıya uymuyordu. Düşündüğümüzden fazla oldu bu hesap. Bu kez daha zor olacaktı. Kızımın masrafı ve okul giderleri de vardı.

Eski evimize giderken kırmızı ışıkta emekli olmaya karar verdim. Eşime, eve değil, okula gidiyoruz, dedim. Dilekçemi yazıp okul müdürümüze uzattım, almadı, "iki gün dolaş gel, aklın karışık," dedi.

-Yok, dedim kararlıyım. Banka, kredi, faiz ile uğraşamam. MORTAGE yapma şansımızı da birkez kullandık, bir daha ayıp olur. Öbür evin suyu mu çıktı, derler. Akrabaların durumu belli, kendi kendine ancak yetiyorlar.

Tam zamanında iyi bir karar vermişim. İşler tıkır tıkır yürüdü. Bir ay sonra başka bir okuldan çağrı yaptılar, yine aynı okuluma kısa bir süre daha devam ettim. Geçiş dönemini güzel atlattım.

Eğer ev sahibimiz pahalı pabuç giymeseydi, biz hala kirada oturuyor ve ben hala çalışıyor olurdum sanırım.

Taşındıktan sonra küçük kızım : "Anne artık yeter, bir daha hayal kurma, burası güzel, dedi." Ben de hayallere ara verdim.

Yeter ki isteyin ve başlayın, gerisi geliyor!

Sevgilerimle!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hakkınız fazlasını beklemek ve istemek...güle güle oturun uzun yıllar sağlıkla... sevgilerimle...

Yaşam Çiçeklerim 
 19.10.2007 19:53
Cevap :
Teşekkür ederim canım, herkesin hayalleri gerçekleşsin...olmayanların da olsun...kiracılık zor...sevgiler..  19.10.2007 20:25
 

İyi valla. Her istediğin oluyor. Erkek olsaydın garanti ismin Kadir'di. Kadir Gecesinde mi doğdun renkdaşım sen? AMA İNAN SEVİNDİM. Ben de inanıyorum o duygularına. Bu sene Fenere de bir dua et be abla!!!

Ahmet Balcı 
 19.10.2007 19:11
Cevap :
Teşekkür ederim, Fener yazılarımı taa baştan okuyun, bu yıl daha güzel olacak diyorum, inanmıyorsunuz! Her istediğim değil, olabilecek olanlar oluyor.Benim isteklerim hep tek üzerine, ikinci ev, ikinci araba kesinlikle istemem.Mütevazi bir renkdaşın var Ahmet bey! Selamlar...  19.10.2007 20:29
 

insanoğlu hep daha iyisi olsun istiyor. Sizinkide öyle birşey.. Ve evet istemek başarmanın yarısı derler hep.. güle güle oturun evinizde..sevgiler.

aylinn... 
 19.10.2007 18:25
Cevap :
Teşekkürler canım, önceki mortage planımızı okudun mu? Birbirinin devamı...öyle insanoğlu nankör..hep istiyor...sevgiler.  19.10.2007 18:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 2029
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster