Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '07

 
Kategori
Mortgage
Okunma Sayısı
656
 

Bizim MORTGAGE planı

Bizim MORTGAGE planı
 

"Ev alan ile evlenene Allah yardım edermiş!" İçinizden belki kızarak, ....eder, diyenler kesin çıkacaktır, özellikle evlenmemiş ya da henüz evsahibi olamamış, ama yolun yarısını geçmiş olanlar, değil mi? Buraya yazıyorsam bilin ki vardır bir nedeni. Okuyun ve görün. Bize yardım etti, hem de iki kere...

Üstelik öyle dindar filan da değilim. Böyle dediğimde karşımdaki eğer dindar bir kişi ise, "Bak dindar olsan Allah sana daha neler verir," diyorlar. Ben de gayet mütevazi bir şekilde," az olsun, öz olsun, benim kadar başkalarına da versin!" diyorum.


1994-98 yılları arasında şehrin merkezinde, yapıldığında çok görkemli ve ilgi çeken, ama yıllar geçince gözden düşüp, fabrikalarında çalışanlara lojman görevi yapan bir apartmanda oturuyorduk. Şehrin tanınmış köklü iş adamlarından iki kardeşe aitti. Her ikiside yazlık -kışlık ayrı ayrı villalarda yaşıyordu. (Gözümüz yok, yaşasınlar.)

O yıllarda ev kiraları % 100- 150 artıyordu. 2 milyona kiraladığımız evden 4 yıl sonra 50 milyona çıkmak zorunda kalmıştık. Şimdi bakıyorum da üst katımız üç yıl önce 300 milyondu, şimdi 400- 450 YTL'ye tutan yok. Bizim evsahiplerimiz hep zengin oldu ve aç gözlü nedense. Ev kiralarken ayrıntılara girmediğimizden ya da aceleye gelip hemen tutmak zorunda kaldığımızdan olsa gerek. En son evsahibimizle insani ilişkilerimiz olmadı, karısıyla birkaç kez görüşüp konuşmuştuk.

Her yıl Temmuz ayı yaklaşırken ben bunalıma girerdim, ne kadar artacak, insaflı davransalar, yine ev değiştirmesek...vs...vs... Yine Temmuz gelmişti ve enflasyon son hızla yükselirken, normal artışla 37,5 Milyon olacak kirayı, biz fedakarlık yaparak 40 Milyon yapalım, diye önerdik. Damadı komşumuzdu ve önerimizi iletti evsahibesine, yanıt çok ilginçti:

- 40 Milyon dediğin ne ki, bir pabuç bile almaz. ( Doğru, ayakkabı almak için İzmir'e giderdi, çünkü giydiği marka burada satılmıyordu.) En azından 50 olsun demiş. ( Bizim karı-koca aldığımız paranın yarısından fazla.)

Evsahibesi, sonradan görme bu kadının sözü beni öyle bir yaralamıştı ki, bedava olsa o evde oturmazdım. Ev aramaya başladık. Temmuz sıcağı 42-43 derece. Kiralık ev yok. Boş ev çok, ama hepsi satılık. ( Gurbetçiler alsın,diye. Hem de kazıklama mevsimi, fiyatlar iki katı. ) Küçük kızımın elinden tutup iki ay gezdim, kafama koymuştum bir kere. Kiralık bulamadım, öyleyse ev satın alırız.

Eşime söyledim düşüncemi. "Sen kafayı yedin galiba, ne ile satın alacağız evi", dedi. Haklıydı, elimizde birikim ve güveneceğimiz akrabalar yoktu. Ben aynı semtleri bu kez ev alacağız, diye dolaştım. Olmadı. Birgün eşimle ana caddede yürürken bir lehva gördüm. .....İnşaat Limited Şirketi. (Allah'ın adlarından biri.) Girelim mi,dedim. Eşim yine olumsuz. "Onlar sana satmazlar, saçın, başın açık," dedi. "Olsun, bir deneyelim," dedim.

Masada büro çalışanı Atatürk gibi masmavi gözlü sevimli bir amca vardı. Patron yurt dışında çalışıyormuş. Bize ilgi gösterdi ve hemen yakında bulunan inşaata götürdü. Fiyatlar diğer semtler göre uygundu. Sonradan anladık ki, o semtten fay hattı geçiyor ve konum itibarıyla tüm evler daha ucuzmuş. Ve tabeladaki isim de patronun isimlerinin baş harflerinden oluşuyormuş. Onların gözü bizi tuttu, bizim ki onları. Ama ödenek yok. Oturup bir satın alma planı yaptık. Lada -Samara bir arabamız ve belediyeden çıkan ucuz bir arsamız vardı. "Onları satın, beklerim," dedi.

Ev iki ay içinde tamamlandı, ön ödemeyi yaptık. Evin tutarı 40.000 Deutsche Mark. Bizde var yarısından az. Kalanı 5 taksite böldüler. Hatta ilk taksidi ödedikten sonra 11.000 Marklık bir yazım hatası yapmıştı, ben uyardım. Adam öyle bir duygulandı ki, ev hediyesi olarak bir odaya dolap yaptırmıştı.

Gelelim bizim Mortgage planımıza;

Eşim taksitleri nasıl ödeyeceğiz, diye kara kara düşünürken, okul müdürümüz bizim Mortgage planımızı yapmış.
Hani meşhur mark günleri var ya, işte öyle. Tam kırk kişilik. Ayda 100 DM. ödeyecek her katılan. Bizim ödeyebileceğimiz şekilde, ilk sıraları bize vermişler. Biraz sıkıntımız oldu, ama kredi çekmeden kimselere muhtaç olmadan eş-dost sayesinde evsahibi olduk. Bizden sonra birkaç uyanık arkadaş, borca girip yazlık ev, lüks araba vs. aldılar, ama aynı yardımlaşma onlarda olmadı. Taşındıktan sonra ev tebriği için o kadar çok gelen oldu ki, gelenlerin çoğu da tencere-tabak yerine çeyrek altın ya da 100 DM.-50 USD. getirdiler. Evi satan kişi bile şaşırdı kısa zamanda ve düzgün bir şekilde borcumuzu ödememize.

Dışarıdan görünen güzeldi. Ama içeride bir ben vardım. İlk defa evde tuz, şeker, çay kavanozlarının dibi görünüyordu. Ama sonucu güzeldi, kimse artık pabuç parası bile etmeyen kiramıza laf söyleyemeyecekti. Şimdi o bayanla aynı havayı soluyoruz, aynı tepeden bakıyoruz, ben şehre, o insanlara...


Yeter ki isteyin, olmayacak diye birşey yok!

Sevgilerimle...

http://www.derki.com/images/yedinci/kusevleri222.jpg

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsan yeter kiistesin,yapamayacağı şey yok bu dünyada. Allah tüm kiracıları(ben dahil) kurtarsın en yakın zamanda şu hain ev sahiplerinden... Hep mutlu olun o evde inşallah canım

Belgin Güven 
 19.10.2007 15:14
Cevap :
Sağol canım...o ev de değişti...sabah yazmıştım uçtu gitti....yine yazarım...sevgilerimle..Allah gönlüne göre versin..  19.10.2007 16:38
 

Ev sahibi olmanızı tüm çıplaklığıyla anlatmanız beni duygulandırdı ve gençlere ders verir mahiyette bi yazı.. Abimler Denizli Çamlık'ta 500' e oturuyorlar. Yengemiz edebiyat öğretmeni.. Kendisi üniversitede.. Bir ev alamadılar.. Neden? YUVAYI FENERLİ DİŞİ KUŞ YAPAR da ondan... Güle güle ve güllerinizle oturun.. Bir ömür... Sevgilerimle öğretmenim...

murat ertaş 
 18.10.2007 23:31
Cevap :
Teşekkürler,önce yengenizi sarı kanarya yapalım...yuvayı kurar nasıl olsa..selamlar..  19.10.2007 10:24
 

Ben de Yemen'de "Ya ALLAH Ya Muhammet Ya Fener dedim ne sıkıntıları kolaylıkla atlattım bir bilsen! Hey gidi Hey!Bir daha ağzımdan düşmez!

Ahmet Balcı 
 17.10.2007 17:24
Cevap :
Güzelmiş duanız, ya Ali yerine ya Fener gelmiş...işe yarıyorsa ne güzel..ben de bazen benim elim değil Fadime anamın eli derim...kendine güven aşılar,değil mi?Sevgiyle kalın,esenkalın!  17.10.2007 18:11
 

Sadece seninle sınırlı değildir ablacım bu mucize,eşin,çocuğun...Ki,yanlış anlamanı istemem.Hani kapalı filan değilim dedinya..Bu bütün aileye verilen,vesilesi senden,ailenden olabilir.Bunu bir yere not etmek lazım.Kalp temizliğine kesisnlikle katılıyorum.Bazen löp diye önüme düşer de:))) anlarım o zaman temizliğimi:)Allah hep mutlu,sağlıkla,uzun ömürle evinde yaşamak nasip etsin...

yekruseha 
 17.10.2007 15:45
Cevap :
Tabii ki,babamın yaptıklarından bile faydalanıyorum, tek benimle mümkün değil,eşim sevilen insan olmasaydı nereden bulacaktık desteği...Benim kararlı olmam başlangıç...(katalizör görevi yaptı.)O evde 4 yıl kaldık,satıp buraya taşındık...sevgilerimle...  17.10.2007 18:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 2013
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster