Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
416
 

Bizim solculuğumuz insan sevgisine dayanmalıdır - 1

Bizim solculuğumuz insan sevgisine dayanmalıdır - 1
 

Yalnız kendi yakınlarınızı da değil, bütün bir toplumu ve yalnız kendi toplumunuzu da değil, insanlığı sevmeyi gerektirir, “solcuyum” diyebilmek.. ve inandırıcı olabilmek için; inanarak sevmek gerekir tüm insan kardeşlerini! Dahası doğayı insanileştirmek için emeklemek ve sömürmeden üretirken, 'karşılıksız sevebilmek' gerekir...

Eskiden “halkların kardeşliği” denirdi ve daha çok enternasyonalin bir propaganda söylemi olarak dillendirilirdi. Halk, toplum, devlet, sonuçta her yapı ve kapı insan eliyle oluyorsa, demek ki ulusu da halkı da sevebilmek, dahası, diğer halkları ve ulusları da ‘ötekileştirmeden’ sevebilmek için, önce insan sevmek gerekir.

Bırakın siyaseti bir yana, bizim kültürümüz; Anadolu’muzun din dahil geleneklerini yorumlayış ve yaşayış özünde de “insan sevgisi” vardır. “Yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmek” deriz! İslamiyet öncesi ve sonrası Türklerin devlet geleneğinde “insanı yaşatmak” hükümran için adeta ilk nas ve son emir gibidir. Avrupa, Ortaçağ karanlıklarında engizisyon ile yanıp kavrulurken, Horasan’dan Rumeli’ye, Hacı Bektaş’ın, Yunus’un, Mevlana’nın barışçıl düşünceleri ve insancıl öğütleri ışıldıyordu.

Büyük Atatürk’te halkçılık ilkesini bir ölçüde bu kültür üzerinde inşa edebilmiştir.

Saltanat ve Hilafeti kula aracısız erişen toplumundan bulduğu güvenle kaldırırken, komşusu aç iken tok yatmayı ayıp sayan bir geleneğin izlerinden giderek eşitliğin, köyden başlatılan kalkınmanın ve sosyal programları uygulamanın gücünü bulmuştu.

Anadolu uygarlığının siyaset ve yönetim üstü barışçılığı ve insancıllığı öylesine köklüdür ki, köken ayırmaz ve örneğin, İspanya’daki baskılardan kaçtıklarından beş yüz yıl önce kendilerine açılan sıcak kucaklar, Nazi kırımından kaçtıklarında aynı içtenlikle açılmıştır, Musevilere… İnsan sevgimiz ve eşliğindeki hakkaniyet duygumuz Kıbrıs Türklerinin karşı karşıya bırakıldıkları haksızlıklara onlar salt soydaşımız oldukları için isyan etmenin ötesinde ve benzer bir duyarlılık ve yakın bir yoğunlukla bugün Filistinlilere dün Bosnalılara yapılan haksızlıklara olan tepkimizde de yansımaktadır.

Tarımdan sanayi geçişte, yerleşik düzen içinde devlet organizasyonunu yükseltende, milliyetçi akımların ulus-devletleri berkitmesine koşut monarşilerin anayasalcılıkla dengelenmesinden bu yana üreten kesimlerin başlıca sözcüsü olan/olması gereken sol’dur.

Sol bu tanımıyla maddi temelleri ile omurga kazanırken, bizim toprağımızda (Doğu Cephesinin Batı ucunda) ona insan sevgisi ve barışçıllığın da eklenmesiyle daha bir ete kemiğe bürünür/bürünmelidir… Burada da orada da demokrasiden uzaklaşmanın, ara rejimlerin veya rejime ara vermişliklerin en büyük bedelini ödeyen solun, maddi ve düşünsel emeğin değerini yüceltmek için ekmek gibi özgürlüğe gereksinme duyması ve onu başta kendi içinde namusu gibi koruması, kaçınılmazdır.

Bu, kuramdır, fiili olanın bu kıratta olmaması, özü değiştirmez.

Medeniyetler çatışmasına set çekebilecek ve kadını erkeğe ezdirmeyecek Cumhuriyetçi donanım işte bu temel üzerinde yükselir. Onun için gerçekte Anadolu’nun o unutulan ve savrulan uygarlığı bir kez düşerse, dünya metal yığını ve ölü uygarlıklar gömütü haline gelebilir.

Bu anlamda bizim sol’umuz insan sevgisine dayalı, ulus devletin önemine en büyük harcı koyan ve uygarlıkların telef olması üzerinden ve ezen-ezilen ayrışması ekseninden nerede duracağı bilinmeyen bir dünyasal paylaşıma da karşı durabilecek kodlar içermektedir.


O anlamıyla da hem evrensel olmalıdır hem de ulusal. Ancak ne olursa olsun önce insan diyebilmelidir. Kapitalizmi, sosyalizmi, din doğmasını, ırkçılığı o arada toplum mühendisliğini, seçkinciliği, büroksaciliği aşmanın ve halkla kucaklaşmanın tek yolu bu anlamdaki insancıl soldur. Bizim solculuğumuz ulusal gelişme küresel dayanışma diyen İnsancıl Sol’culuktur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsan sevgisinin idelojik bir argüman olmaması gerekir. Sonuçta, idelojiler birer yöntemdir ve hep iyiyi amaçlar. Bunlar fikir ve bilgiye dayanır ve tartışmaya açıktır. İnsani erdemler ise ideolojilerden hep önce gelmelidir. Dürüstlük vb. gibi. Ama ne yazık ki, ideolojiler, kartış görüşlüleri negatifleştirir. Bilgisiz sayar, sahtekar sayar, hilebaz sayar, vs. vs. Hümanizm salt insan sevgisi değildir. Yöntem olarak aldığınızda bir ideolojinin bir öğesi olabilir. Örneğin aşkın güçleri reddetmek anlamında insanı merkeze almak, böyledir. Ama yine bu, insanı daha çok sevmek anlamına gelemez. Çünkü ikisi ayrı konudur. Yani, evreni anlamakta insanı merkeze koymazsınız ama, yine üst düzeyde insan sevginiz olabilir. Diyorum. Bir de sosyalizmi sol dışında mı görüyorsunuz, kapitalizmle aynı kategoriye koyduğunuz için terminoloji bakımından şaşırdım.

Erdal Aydın 
 01.02.2008 16:51
Cevap :
İlginize ve katkınıza yürekten tesekkurler. elbette felsefe ile siyasetin kendi tekil alanları ve ara kesitleri vardır. benim 1998 den bu yana dillendirmeye çalıştığım İnsancıl Sol bir siysal önerme olarak felsefi boyutları da olmak gerekir. Bana sıkça "insancıl olmayan sol var mı?" diye soranlar oluyor. Ben de onlara Politbüroyu, enternasyonalin ilk dönemlerini, tek partili sol anlayışları (ya da sağ farketmez) ve demokratik olmayan monarşilerin sosyal programları ile Libyadan BAAS'a, Orta Asyadan Balkanlara örnekler veriyorum. Bizde olsa daha önce olurdu diyorum. İnsancıllık kavramı hukuk, felsefe, edebiyat, güzel sanatlar hatta yönetişimle ilgili alanlarda kuramsal bir kavramdır elbette. İnsancıl Solculuk ise siyaseten kendi özgün tasarımıdır. Bu toprakların sesi dünyaya çağrısı, daha yaşanılabilir dünya ve Türkiye için çığlıktır, ahenktir ve bozuk düzene karşı da yapıcı bir bayraktır. saygılarımla  02.02.2008 10:25
 

Baştaki görüşünüzü ilgiyle okudum.Ve katılıyorumö .Ta ki hem evrensel hümanist bir görüşle geniş kapsamlı bir kitleyi savunuyor .Sonra Solcu diye bazı erdemler sanki başka tarafta yokmuş gibi dölüyorsunuz.bu yüzden belki ben böyle anlamışta olabilirim .Ama galiba artık herkersin elele bir noktada dürüstçe olma devri geldi de geçiyor.Kİm olursda ,hangi yön olursa ,eğer vatan millet konu ise bunun sağı solu olmaz.Çekiştirdikçe eşimiz kolumuyz bir yanda kalmasın derim...Tabiki birbirini takviye de edecek dur da diyecek aynı gayenin dürüst kişileri olmak önemli derim .Saygılar..

ütopik 
 31.01.2008 15:26
Cevap :
ilginize çok teşekkürler. ütopyalar büyük hedeflerin işidir. dikkat ettiyseniz insancıllığı siyaset üstü çağırdığım yerlerde var yazımda özellikle Anadolu kültürü bağlamında.. saygılar. bk  31.01.2008 22:05
 

Cumhuriyetin gelişimsüreci,İngiliz Sanayi Devrimi,Fransız Devrimi ve Bismarck'ın Alman Ulusal Birliğinden ve ''Paxbritannica'nın'' finans-oligarşisinin tinsel ve siyasal gücünden etkilenmiştir...Musul'unda bir şekilde elinden alınmasıyla, o zor ve çetin koşullarda,savaşla tehdit edilen bir yeni oluşumun,daha fazla,tinsel,ekonomik ve politik bir yaptırım gücü yoktu ve çağdaş formlarda kurulması gereken bir devletin yaşatılması gerekiyordu..Büyük insan,Mustafa Kemal ve kadrosu 20 yılda bu kadar yapabildi... Şükranlarımızla... Ancak, İnsancıl Solu'da, günümüzde özellikle kaos yaşatılan,İslam ve Hint Coğrafyasında'ki kültür ve felsefede,(bulabilirsek!..) aramak gerekir,kanısındayım.Dostça selamlarımla.Zeki Etferat

zeki etferat 
 30.01.2008 23:43
Cevap :
Sayın Zeki Etferat, Yazıma göstermiş olduğunuz ilginize ve değerli yorumunuza teşekkür ederim. İnsancıl Sol, bu topraklardan dillenen (1998-BK) ve bütün coğrafyalarda seslendirilen bir şarkı olsun dilerim...  31.01.2008 1:46
 

Son günlerde keyifle okuduğum güzel bir yazı idi. Ne kadarda çok ihtiyac ım varmış böyle bir yazıyı okumaya. Sevgilerimle.

Yıldız Nihat 
 30.01.2008 22:14
Cevap :
Sevgili Nihat Yıldız'a değerli ve zarif notu için çok teşekkür eder, saygılar sunarım. bk  31.01.2008 1:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 374
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 480
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Merhaba! Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel olgularla ulusal ve evrensel düzlemde ilgilenme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster