Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ağustos '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1688
 

Bizimkisi bir aşk hikayesi, çok renkli film gibi biraz.

Bizimkisi bir aşk hikayesi, çok renkli film gibi biraz.
 

Nick Vujicic... Aslında bir çoğumuz onu Sosyal Medya’dan tanıyoruz. Doğuştan kol ve bacakları olmayan fakat milyonlarca insanın yüreğine ulaşmış, herkesin ders alması gereken özel insanlardan biri.

Nick 29 yaşında. Hayranlıkla, ayakta alkışlanması gereken biri. Doğuştan kol ve bacağının olmamasına rağmen hemen hemen bir çok sağlam insanın yapabildiklerini, hatta daha fazlasını dahi yapabiliyor. Davul bile çalıyor. Umutsuz başlayan, başarılarla ve mutlu bir evlilikle devam eden bir hayatı var Nick Vujicic’in.

Benim kollarım ve bacaklarım yerinde çok şükür ama bir bedensel engelli olarak Nick’in yaşadıklarını, ruh halini az çok tahmin edebiliyorum. Zor, çok zor. Nick herşeyden önce beni kendisine başarılarıyla değil özgüveniyle hayran bıraktı. Sahip olduğu bu özgüvenle bir çok seminerler verdi, 2005 yılın’da “Life Without Limbs”(Kolsuz ve Bacaksız Yaşam) adlı kitabını yazdı ve bugün Sosyal Medya’nın gündemi olan sağlıklı ya da engelsiz diye adlandırdığımız kendisi gibi yürekli bir bayanla Şubat ayın’da evlilik yaptı. Nick Vujicic’in başarıları tartışılmaz, az çok“istenirse aşılamayacak, yapılamayacak hiç bir şey yoktur”bilinci günden güne yayılmaya, bu farkındalık oluşmaya başladı ama Nick’in evliliği hala bir şeyleri aşamamış bir toplum olduğumuz gerçeğini bir kez daha tokat gibi yüzümüze çarptı. Bence bu evlilikten yola çıkarak bazı zihniyetlerin kendini sorgulama zamanı geldi.

“Engelli biri engelli biriyle evlenmeli”mantığın da olan kara cahiller; madem sorgulama, öz eleştiri yapma kabiliyetiniz, kapasiteniz yok en azından dürüst olun. Yüreksizsiniz, aşkı sevgiyi her ne kadar kendinize dahi itiraf edemesenizde bedende arıyorsunuz. Gönül gözüyle görmek kavramını cümle olarak biliyor, ama anlam olarak bilmiyorsunuz.

Kabul ediyorum, engelli bir birey ile engelsiz bir bireyin evliliği diğer evliliklere göre kolay olmayacaktır. İki gönül bir olsa bile aile bireyleri devreye girecek, belki de iş küslüklere kadar varacaktır. Yine olay dönüp dolaşıp yüreğe çıkıyor aslında.

Kendim’de engelli sıfatını taşıdığımdan çevremde engelli dostlarım var bir çoğu bu tür sıkıntıları yaşadı. Aileler sorun yarattı, küslükler oldu ama hiçbiri sevgilerinden, aşklarından vazgeçmedi. Aşklarını, sevgilerini bırakmak yerine dik durarak yollarına devam ettiler. Ve bugün karşı çıkan insanlar ki aileleri’de bunlara dahil, takdirle karşılıyorlar.

Önyargılar, Albert Einstein’ın dediği gibi atomu parçalamaktan çok daha zor önyargıları yıkmak. Önyargıları meydana getiren nedir? Öğretilmişlikler, öğrenilmişlikler. Peki öğrenilmişlikler nereden geliyor? Daha önce yaşanmış örneklerden.

Sorun, sıkıntı kokusu almaya başladığımızda hemen vazgeçmeyi seçiyoruz. Pes ediyoruz. Bu hayatın her alanı için geçerli. Engellisiniz, zaten bir çok bireysel ve çevresel sıkıntı mevcut dışarıdan gelen en ufak bir olumsuz hareket sonucu pes ediyorsunuz. Hooooop etiketlenme arkasından geliyor.

Olmuyor işte.

Engelli engelliyle evlensin.

Şimdi dönelim Nick Vujicic’in evliliğine. Nick kolu ve bacağı olmayan bir engelli ama bugün evli üstelik eşi engelsiz. Bu nasıl oldu peki?

Hadi arkadaşım, hadi önce kendine itiraf et sonra zihniyetini, bakışını değiştir.

Sana yardımcı olabilirim ilk adımı atmanda.

Şimdi benimle birlikte tekrarla “ben bir yüreksizim”

“ben bir yüreksizim”

“ben bir yüreksizim”

Sürç-i lisan ettiysek affola.

Sevgilerimle
Ayça AKIN

http://www.aycaakin.com
http://www.facebook.com/aycaakinofficialfanpage
http://twitter.com/aycakn

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kendi güzel, yüreği güzel Ayça'cığım ne güzel ifade etmişsin. İnsanları anlamak zor, anlamaya çalışmak ise senin, benim ve "bizim" gibi düşünen insanlara göre zor ve hatta imkansız. Ben bu yüzden onları oldukları halleriyle bırakıyorum, görmemezlikten, duymamazlıktan geliyorum. Dünyayı iyiliğin, güzelliğin kurtaracağını ve herşeyin bir insanı sevmekle başlayacağını iyi biliyorum... Nick'e ve eşine ömür boyu mutluluklar ve saadetler diliyorum. Sevgiler canım, öpüyorum.

A.Nilgün Aktaş 
 20.08.2012 11:51
Cevap :
Nılgun hanım cok tesekkur ederım guzel yorumunuz ıcın :) sevgıler...  20.08.2012 12:40
 

Canım Ayça, engel insanın düşüncelerinde ve yüreğinde olur ise!!! İşte onun çaresi yok güzelim. Unutmamalıyız ki hepimiz engelli olma potansiyeli taşımaktayız.Belki bir saniye, belki bir gün, belki de birkaç ay sonra... ''Güzelliğine güvenme, bir sivilce mahveder. Zenginliğine güvenme bir yangında kül olur gider''Boşuna sarf edilmemiş bu sözler.Geçen gün de böyle bir konuyu dile getirmiştin canım. Bence boş ver. Biliyorsun ki insanlar düşünce ve konuşmaları ile kalitelerini belli ederler.Gözündeki çöpü görmeyenler, gidip dağın arkasındaki çöpü eşelemeye gayret ederler. SON SÖZ: Sana ne kardeşim? Kimi kimi severse, kim kime gönül verirse... Güzel ''O'' dur...De ve geç canım.Sana ve kocaman yüreğine kucak dolusu sevgiler...

Ay Şen 
 16.08.2012 2:40
Cevap :
Merhaba,güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim.Sizinle aynı düşünceleri paylaşıyorum.Sevgiler.  16.08.2012 9:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 43
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 5454
Kayıt tarihi
: 08.04.12
 
 

"HADİ CESARET" ve "YAŞAMAK ŞART" adlı kitapların yazarı olan Ayça Akın,16 Mayıs 1981 İstanbul doğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster