Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '18

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
55
 

Black Mirror - Gelişen Teknoloji Üzerinden 2041'de Aşk Teorim

Black Mirror - Gelişen Teknoloji Üzerinden 2041'de Aşk Teorim
 

   Black Mirror/Kara Ayna dizisinin 4. Sezon 4. Bölümünden (Hang the DJ) yola çıkarak gelecekteki ikili ilişkiler üzerine bir teori ortaya atacağız. Dizi bölümü hakkında spoiler vermeden bir cümlede neyden bahsettiğine değinelim. Bu bölümde insanlar bir şehrin içinde ve tek amaçları doğru kişiyi bulmak ve bunun için ellerinde kara ayna şeklinde bir program var. Tıpkı bizim Tinder’a benzeyen bir program.

    Burada 2041 yılı tamamen uydurma, dizide olayın geçtiği zamana ait bir tarih verilmemektedir. Gelceğe yönelik bir bakış açısı yaratmak için bu tarihi seçtim.

          21. Yüzyıla girdiğimizde artık sanal alem üzerinden yaşanan aşklara, birlikteliklere ve evliliklere şahit olmaya başladık. Şöyle bir google tarayıcınızdan tarattığınızda bununla ilgili yüzlerce hikaye bulabilirsiniz. Ayrıca bugün Sosyal Medya hesaplarımız modern bir izdivaç programı görevinde. Üstelik yüklenen veriler sayesinde karşı tarafın her halini görüyoruz. Elbette biz Türkler sosyal medya hesaplarının yanıltıcı olduğunun farkındayız ama bu programdan kaynaklı bir hata değil bizden kaynaklı bir hata. Maalesef yurdum insanı kendini, önemini fazla abartarak yansıtmaya bayılıyor, tabi yalın bir şekilde kendi hayatını yansıtan insanlar da mevcut.

            Gelelim ilişki boyutuna. Biz Türkler duygusal olduğumuzdan ileride evleneceğimiz kişiyle internetten tanışmayı pek istemeyiz. Yolda yürürken kitaplarla beraber çarpışılmalı, eğilirken göz göze gelinmeli ve aşk dinamitinin fitili yakılmalı. Kütüphanede aynı kitabın üzerine el atılmalı, derin bakışlarla içten bir tebessüm. Böyle romantik bir tanışma şekli varken kimse ileride çocuklarına ben babanızı Tinder’dan buldum demek istemez. (Burada sosyal medyadan ilişki edinmeyi kötülemiyorum yanlış anlaşılmasın. Kimi kimi nereden bulduğu hiç umurumda değil. Mutlu olun yeter.)  

            Gelecekte insanların böyle kaygıları olacağını zannetmiyorum. Bu programlar elbette geliştirilecek ve şu an geliştiriliyor. Dünyadaki genel perspektife baktığımızda artık ilişkiler bu programlar üzerinden yürüyebilir. Nedenine gelirsek; beklenti! Düşünün bir restoranın yemek menüsünde bile sayfalar dolusu yemek çeşidi var. Tavuk yemek için girdiğiniz yerde bakıyorsunuz envai çeşit sosta tavuk var. Soslusu yetmez mi, bakın yanında patateslisi var, salatalısı var. İşte insanın da önünde birçok seçenek olacağı için elbette en mükemmelini yakalamak için herkes bu sanal menülere göz atacaktır.

            Bakın yakışıklılığının yanında, entelliği var, zengini var, arabalısı var. İşte aradığınız kız; ince uzun boylu üstelik hobileriniz yüzde 97 eşleşiyor bu tam size göre diyen bir programınız olabilir. Geliştirilen yapay zekalarla sizinle konuşan size danışma koçluğu yapan sanal hocalarınız olabilir. Düşünün bir ilişkiye başlamadan sizin yerinize derin matematik hesaplarıyla size analiz yapan programlar olabilir.

            Bir diğer teorim ise gelecekte bizimle alay edilecek.

-Düşünsene Howard insanlar hiç tanımadan birbirini sevip ayrılmışlar, yıllarca acı çeken adamlar olmuş. Onlar hakkında şiir ve roman yazmışlar hatta intihar etmişler.

- Evet Richard gerçekten bunlar ne kadar korkunç şeyler. Oysa bu hafıza implantlarıyla geçenlerde 3 yıllık bir ilişkimi sildim. 

            Geliştirilen hafıza implantlarıyla eski sevgilinize sonsuza kadar veda edin. Amerikalılar Alzheimer hastaları için hafıza güçlendirici cihazlar üzerinde çalışıyorlar eğer başarılı olup geliştirilirse bir hafıza implantı artık imkansız değil. Güneşe bile uydu gözlem aracı gönderenlerin kafamızın içine bir cihaz sokması çok zor olmasa gerek. Anısal belleğinize takılacak bir hard diskle normal hayatınıza kaldığınız yerden devam edeceksiniz.

Bu benim kendi distopik bakış açım ve elbette kesinliği yok ama kesinliği olan şey şu; sıkı durun artık makineler hayatımıza yön verecek. Tabi bundan kaçmaya kalkmazsanız. Dünyanın bu yolda ilerleyeceği muhtemel ama biz Türkler dünyaya ne zaman ayak uydurduk ki! Duygusalız ve şahsen ben bu duygusallıktan memnunum. Ya siz?  

Black Mirror yazı dizimize kaldığımız yerden devam edeceğiz.

To be continued!

Emre Erden  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 203
Toplam yorum
: 107
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 315
Kayıt tarihi
: 16.11.13
 
 

1991 İskenderun doğumlu. EMU Mütercim Tercümanlık, Amasya Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği mezun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster