Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '13

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
149
 

Blog : Siz de “Kategorileştiremediklerimizden misiniz?

Blog : Siz de “Kategorileştiremediklerimizden misiniz?
 

Blog


 Ah şu Türkçe ne kadar lastiklidir? Çekersin …çekersin bir bırakırsın…hop bir de bakarsın attığın taş, öteki komşunun camına çarpmış… Ulan bu nasıl iş? Hocamız haklı… Bloglara kapanıp kalmanın hiçbir alemi yok. O, sanki insanın kendisini mahallesine  kapatması gibi bir şey… Oysa daha ne mahalleler var. Ne arkadaşlar, ne arkadaşlıklar… Her gün aynı tiplerle hırlaşmak hiç de güzel bir şey değilAh şu Türkçe ne kadar lastiklidir? Çekersin …çekersin bir bırakırsın…hop birde bakarsın attığın taş, öteki komşunun camına çarpmış… Ulan bu nasıl iş?

Başlarsın söze:
“Ulan ben senin ananı avradını….”
“Eeee…” der karşıdaki. O sırada belindeki tabancayı kavrar…
“…sinemada gördüm!” diye bitirirsin.
Adam ne diyeceğini şaşırır.
Aslında böyle durumlar azdır. Zaten söylemek istediğiniz kişi, sizin söylemek istediğinizi anlamıştır ama anlamazlığa gelmiştir. Veya siz çoktan ölmüşsünüzdür…

Ne derler Atalar, “biz kırk kişiyiz, birbirimizi biliriz…” Artık yavaş yavaş tanımaya başladık ya… Yine de bir yerde tanımazlıktan geliyoruz ve değirmende akıl öğütmeye  çalışıyoruz. Fakat öyle akıllı arkadaşlarımız var ki, onlar elbette , etliye, sütlüye karışmıyorlar ama gerçek bir öğretmen gibi  bildiklerini “tebliğ” ediyorlar  ve ondan sonra  sizi öğrettikleriyle baş başa bırakıp, kapıyı çekip sınıftan çıkıyorlar.

Çok iyi bir yazı okuduğum zaman ben öyle olurum.

Nasıl iyi kitaplar, iyi filmler insanı alt üst ederlerse; iyi bir yazı da insanı sarsabilir ve insana yol gösterebilir. Yanımızda yöremizde öyle insanlar var. Her bir yazdıkları öylesine değerli ki, çoğumuz ne diyeceğimizi bilemediğimizden, çoğu kez görmezlikten gelip önlerinden gelip geçiyoruz…

Ama , ya o yaramaz çocuklar… Çocukluğumuzda da vardı, hatırlarsanız; hatta gençliğimizde de… Dayak düşkünü… Küfrederler, dil çıkarırlar…Tekme atarlar.  Alay ederler… Öğretmene şikayet ederler. Ne yapacağınızı şaşırırsınız! Kavga etseniz bir türlü (Benim kalbim artık böyle kavgalara girecek kadar sağlam değil, ne yazık ki…) etmeseniz bir türlü… Etmeseniz. “Bak korktu.. sesini kesti… demek ki…” deyip ayıplarlar. Kavga etseniz… “Ne ayıp… Koskoca adam..!” derler… Şu insanların da ne istediğine bir türlü anlayamadım.

Ne demiş atalarımız: “İnsan çeşit çeşit… yer damar damar…” Böyle bir türkü de var mıydı, hatırlamıyorum.

Bir bloglar çarşısı da, aslında bizim Cumartesi pazarına benziyor. Çeşit çeşit meyvalar var: Çakal elmaları; hıyarlar; ısırgan otları; ve acı biberler… İnsanlar da öyle. İhtiyacın neyse onu alıyorsun; ona konuk oluyorsun. Ama bazen yanılıyor muyum?

Tatlı biber,  diye aldığın biber… halis mulis Maraş İsot’u çıkmıyor mu? Yandım Allah diye bağırıyorsun. İnsan da yanılır. Ne yaparsın! İnsanları dört dörtlük kim tanıyabilmiş ki…

Hocamız haklı… Bloglara kapanıp kalmanın hiçbir alemi yok. O, sanki insanın kendisini mahallesine  kapatması gibi bir şey… Oysa daha ne mahalleler var. Ne arkadaşlar, ne arkadaşlıklar… Her gün aynı tiplerle hırlaşmak hiç de güzel bir şey değil…

Ama ne yazık ki , bazı tipler arkadaşlıktan değil, hırlaşmaktan  hazzediyorlar… Birisini vursunlar, arkadan kurşunlasınlar; laf döndürüp yapıştırsınlar… Adamlar bunlardan hoşlanıyorlar.

Bırakın, şurada tatlı tatlı iki söz edelim. Adamın biri ehh güzelce bir şiir yazmış, bırakın “Ne güzel…” diyelim. Yok ,bütün bunlar ayıpmış… İllaki arı gibi sokmak; eşek gibi tekmek gerekirmiş. Bunu istiyorlar. Aman yarabbi…

İstediğiniz kadar, “Yahu bırak ben seninle tartışmak istemiyorum…” deyin. O size hala , hoca sen yanlışsın, ben doğruyum… Benden başka da bu işi daha iyi bilen yoktur, diyor…

Tamam kardeşim, öyleyse öyle… Tamam! Tamam herkes her şeyi görüyor, anlıyor…

Valla iddialı adamlar var aramızda. Olsun onlar da gerekli. Yoksa bu mahallenin tadı tuzu kalmazdı. Mahallede camları kıran yaramaz çocuklar da olmalı, öyle değil mi…

Ne yapalım , bu böyle…  Deyip geçebilirsiniz..!

Ama öyle değil. Burası bir arkadaşlık parkı olmalı. Ve mutlaka.. Arkadaşlar birbirini düşünmeli.

Şimdi benim aklım Dr. Murat Hacıoğlu’nda … Biliyorsunuz , bu günlerde önemli bir ameliyata girdi. Ne oldu , merak ediyorum. Telefonunu bilen varsa, bana lütfen bildirsin.. Arasam arkadaşımızı, geçmiş olsun desem… İnanın meraktayım. İnanın aklım orada…

Kalın sağlıcakla arkadaşlarım, blogdaşlarım…!

 

 

Ama ne yazık ki, bazı tipler arkadaşlıktan değil, hırlaşmaktan hazzediyorlar… Birisini vursunlar, arkadan kurşunlasınlar; laf döndürüp yapıştırsınlar… Adamlar bunlardan hoşlanıyorlar.

Bırakın, şurada tatlı tatlı iki söz edelim. Adamın biri ehh güzelce bir şiir yazmış, bırakın “Ne güzel…” diyelim. Yok, bütün bunlar ayıpmış… İllaki arı gibi sokmak; eşek gibi tekmek gerekirmiş. Bunu istiyorlar. Aman yarabbi…

İstediğiniz kadar, “Yahu bırak ben seninle tartışmak istemiyorum…” deyin. O size hala, hoca sen yanlışsın, ben doğruyum… Benden başka da bu işi daha iyi bilen yoktur, diyor…

Tamam kardeşim, öyleyse öyle… Tamam! Tamam herkes her şeyi görüyor, anlıyor…

Valla iddialı adamlar var aramızda. Olsun onlar da gerekli. Yoksa bu mahallenin tadı tuzu kalmazdı. Mahallede camları kıran yaramaz çocuklar da olmalı, öyle değil mi…

Ne yapalım, bu böyle…  Deyip geçebilirsiniz..!

Ama öyle değil. Burası bir arkadaşlık parkı olmalı. Ve mutlaka.. Arkadaşlar birbirini düşünmeli.

Şimdi benim aklım Dr. Murat Hacıoğlu’nda … Biliyorsunuz, bugünlerde önemli bir ameliyata girdi. Ne oldu, merak ediyorum. Telefonunu bilen varsa, bana lütfen bildirsin.. Arasam arkadaşımızı, geçmiş olsun desem… İnanın meraktayım. İnanın aklım orada…

Kalın sağlıcakla arkadaşlarım, blogdaşlarım…! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok değil; bundan bir ay önce siz de büyük bir "vitrin" camını tuz buz ettiniz, Hocam. Hatırlarsanız araya editörler girdi ve olay kaynayıp gitti! Burası sanal bir dünya...Kimden ne geleceği hiç belli olmuyor. Ama açıkça söyleyeyim ki beni şaşırtmıştınız! Bir "özür" falan da çıkmadı sizden. Oysa söyleminiz çok ağırdı. Her neyse; madem olay kapandı, biz de kapatalım. Selamlar, saygılar.

Ümit Culduz  
 07.02.2013 20:00
Cevap :
Evet. Herkes yanlış yapar. Özür dilerim.  07.02.2013 21:12
 

Erdal Hocam Merhaba, elinize sağlık. Dr. Murat Bey'in cebi: 0532 200 25 99. Hocam siz de telefonunuzu bana yazarsanız, sesinizi duymak isterim. Bana mesajla gönderin. Selam ve saygılarımla Hocam!

Dr Atanur Yıldız 
 05.02.2013 13:37
Cevap :
Teşekkür ederim Atanur Bey.Mesajla göndereceğim.Saygılar.  05.02.2013 14:57
 

Evet,merak ediyoruz Murat Beyi.Kendisiyle irtibatta olanlar bizleri de haberdar ederse memnun oluruz.Dilerim iyidir,herşey yolundadır.Yazınızın diğer içeriğine gelince, iyi niyetli ve daha da önemlisi gerçekçi ve gerçeklerle barışık yazıları zaten severim.Zira sırf iyi niyet hiçbir zaman yeterli değildir, iyi niyetli olup da hiç farkında bile olmadan ne kötülükler yapılıyor, ne zararlı durumlar ortaya çıkabiliyor.Şakayla kakayı da karıştırmamak lazım.Şaka yapıyorum derken iş kakaya dönüşmemeli.Gayet çirkin, kötü, zararlı bir şey yapılmışsa şaka deyip geçilemez.Yapılmış çirkin birşey hiç yapılmamış gibi davranılırsa veya hafifsenmeye kalkışılırsa o çirkinlik daha da incitir insanı,daha da çirkinleştirir o işi.Bazı insanlar, çirkinlikler karşısında nötr kaldılar mı veya sevgiye boğdular mı ortalığı kimseye zarar vermediklerini ve zarar görmeyeceklerini sanıyorlar.Çok yanılıyorlar.Bunu bir anlayabilse zaten insanlar, toplumda bunca sorun, kavga, çirkinlik yaşanmazdı. Selam ve sağlıcakla..

Filiz Alev 
 05.02.2013 12:18
Cevap :
İyi niyetli sözlerinize ve yorumlarınıza teşekkür ederim. Ama galiba yazıyı kaldıracağım .Çünkü bu yazı bile insanları kırıyor. Saygılar efendim.  05.02.2013 14:58
 

Az önce görüştüm, Murat arkadaşımızın durumu gayet iyi Erdal bey. Ayağa kalkmış ancak tam iyileşme bir kaç hafta sürermiş, herkese selamları var. Selamlar saygılar..

Arif ÖĞÜTÇÜ 
 05.02.2013 11:58
Cevap :
Teşekkürler. Sevindim.  05.02.2013 13:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 753
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster