Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Kasım '07

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
748
 

Blog Adaleti !

Blog Adaleti !
 

Heyyy… hadi canlan biraz!

Her koyun kendi bacağından asılıyor !

Duymadınız mı hala !

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın hatta!

Çamur at, izi kalsın !

Hatta TIK olarak dönsün sana !

Aaaaa.. siz niye üzerinize alındınız ki ?

Yoksa yaranız var da gocunuyor musunuz ?

Memlekette basın özgürlüğü var, kardeşim !

İsteyen istediğini istediği kadar yazar !

Ben özgürüm !

Yaşasın özgür basın !

30 kişinin kimliği , kişiliği, mesleği, cibiliyeti ortada !

Olsun bana ne!!! 30 kişi ne ki 2300 küsur kişi içinde!

İnternette arkadaşlık siteleri ne demek ?

Peki ya lağım çukuru ?

Metan gazı kokuları, kişilik bölünmeleri filan ?

Memlekette basın özgürlüğü var kardeşim, isteyen istediğini yazar !

Kişilik hakları da ne demek ?

Peki ya kişilik haklarının ihlali ?

Kimliği, kişiliği ortada olan insanların kişilik hakları , onurları üzerinden polemik yapmak !

Bana ne! Bana dokunmayan yılan bin yaşasın !

Memlekette basın özgürlüğü var !

Özgürlüklerin, hakların kullanımının sınırı yok mu ?

Bir başkasının haklarının başladığı noktada , bitmiyor mu bu hakkın kullanımı ?

Bana ne! Her koyun kendi bacağından asılır !

O, ben değilim ki…

Birileri, gidiyor, sonra başka kimlikle dönüyor.

Aynı anda birkaç isimle yazıyor. Yazılar birbirine çok benziyor.

Toplantı bloglarına özellikle baktım. Burayı arkadaşlık sitelerine çevirmeye (!) çalışıyorlar !

Bana ne… Bana dokunmayan yılan bin yaşasın !

Burası neresi ?

Koskoca bir ismin altında yazıyoruz. Kimliklerimiz, kişiliklerimiz ortada bizim .

Hem kendimizden, hem bu onurlu sitenin ilkelerinden, yazdığımız her kelimeden, attığımız her çamurdan sorumluyuz.

Burada olmaktan onur duyuyorsak, bu onuru hep birlikte yaşatalım, sahip çıkalım.

Bildiğimiz bir şey varsa açık konuşalım.


Buradaki yer alan her üyenin bir değer olduğunu, eşit olduğunu, söz hakkı olduğunu unutmadan, kişiliğine saldırmadan…

Ben yaptım oldu, demeden…

Gerekiyorsa özeleştiri vererek…

Ben yaptım oldu , kuralı ben koyarım deyip HAK GASPI na yol açmadan...

Önce adaleti kendi içimizde gerçekleştirelim ki ,

Adalet talep etmeye hakkımız olsun!

İnsanları mı, olayları mı , ilkeleri mi tartışacağız ?

Herkes safını belirlesin …

Yoksa “ Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın “ mı diyeceğiz ?

Unutmayalım ki, kişilik hakları ihlalilin hukuki adı ; HAKARET' tir !

Dayanağı açıklanamayan hakaret ise İFTİRA' dır !





Blog Not: MuDo isimli blog yazarının 12 .11 .2007 tarihli Blog Dostluğu ve 14. 11.2007 Blog Dostluğu 2 başlıklı yazılarına, yorum yanıtlarına cevabım ve Feyhan'ın 15.11.2007 tarihli MB ? başlıklı pek çok noktasına katıldığım yazısına ekimdir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

genel dışında kişisel cevabıma gelince beğenmeyen dinlemesin derim. ötesine de karışmam. yani burada az buçuk kimin ne olduğu, nasıl olduğu belli. hiç kimsenin hiç bilmediği, hiç girmediği bir ortam hakkında endişeleri olsa da bu şekilde konuşma ve yorum yapma hakkına sahip değil elbet.biz buradayız, bu şekilde yazılarımızla, yorumlarımızla, toplantılarımızla mb adı altınca sıcak samimi bir yuva bulduk kendimize. girmek isteyen, bizim gibi bakıp görebilen herkese kapımız açık elbet. ve de diğim gibi beğenmeyen dinlemesin der ve çıkarım işin içinden...

beenmaya 
 19.11.2007 13:00
Cevap :
Çok droğru söylersiniz efendim. Yıldız demirel'in son bloğunu okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Mahalle baskısının en son versiyonu, mahalle dedikodusu oldu artık sevgili Özlem. Bu kadar basit aslında mesele. Hiç görmediğin, bir kere dahi duymadığın, asla hissetmediğin bir yer, insanlar hakkında, hakarete varan ileri geri konuşmalar, dedikodular... Mesele nedir, neden toplantılarla ilişkilendiriliyor dendiğinde de, niye üzerimize alınıyormuşuz ? Bir sürü eğitimli, belli bir hayat olgunluğuna erişmiş insan, hep birlikte üzerlerine alınıyorlar ??? Aslına teşekkür etmemiz gerek. Öyle yaaa.. bizleri büyük bir tehlikeden koruyorlar. bizler, neyin en olduğunu bilemelyecek durumda, korunmaya muhtaç insanlarız... Yine karşımıza "KORUNMA VE SORUMLU " olma statüleri çıkıyor her nedense. Kaderin garip tecellisine bakar mısın ? neyse sen beni boşver, sen Yıldız'ı oku. benimki meslek hastalığı. Yıldız , mizahi açıdan çok iyi açıklamış:)) Yeniden sevgiler Özlem...  19.11.2007 23:41
 

Aşağı yukarı bir buçuk iki yıl öncesine kadar birbirini tanımayan insanlarken, şimdi yazılarımız, yorumlarımız, mesajlarımız, toplantılardaki karşılıklı sohbetlerimizle birbirimiz hakkında fikir edinecek kadar tanışığız. Sevinci, hüznü, hayatı paylaşıyoruz. Çoğu zaman aynı yönlerde oluyor destek veriyor bazen farklı bakış açısı ile yürüyoruz. Özünde sevgi, saygı, hoşgörü, olduktan sonra anlaşmazlıkların tartışmalara katkısı da olabiliyor.Her zaman aynı düşüncede olamayız. Yanlışlıklar, okuduklarımızı farklı algılamalarda olur. Normaldir. Cümlelerle anlatılamayanları, bir araya gelindiğinde daha kolay paylaşabiliriz mesela. Bugüne kadar İnönü dışındaki toplantılara katılan blog yazarı olarak herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadım. Kazandığımı düşünüyorum orada olmak, paylaşmakla. Bundan sonrası için de düşüncelerim olumlu yönde. İyi niyet olduktan sonra her şey güzel oluyor. Sonuçta herşey insan için. Sevgilerimle.

Tuğba 
 19.11.2007 1:25
Cevap :
Sevgili Tuğba, seninle tamamen aynı fikirdeyim. Toplantılarımızın neşeli , heyecanlı , paylaşımlı, seviyeli, rengarenk ve çoğaltıcı olduğunu düşünüyorum. Ve olması gerektiğine de inanıyorum. Çünkü hepimizin ortak bir tutkusu var: Yazmak ve paylaşmak...Aynı lise, üniversite mezunları, çevreciler, insan hakları savunucuları, çevreciler.. fotoğrafçılar vb.. bir araya gelirken , biz niye toplanmayalım. kaldı ki her toplantıdan bir proje çıktı. Çıkmasa dahi ,salt toplanmak dahi yeter. İsteyen katılır, istemeyen katılmaz. Ama katılan insanlar üzerinden her türlü anlama gelebilecek, hakaret boyutlarına varan mesnetsiz suçzlamaların yapılmasına ber karşı duruyorum. Hem kendi adıma hem oraya katılan tüm arkadaşlarım adına. Kişilik boyutanda olmayan her türlü tartışmanın demokrasiyi özümsemiş bir insan olarak tabii ki yapılmasından yanayım. Hatta toplanıp-toplanmamak dahi tartışılabilir, gerekçeleri ile. Tartışmaların sonuca da bağlanması gerekmez. Yazıların bile:))Sevgilerimi gönderiyorum can  19.11.2007 10:57
 

Ortalık karışmış gene... slında kim oldugu belirsiz bir zat ortaya bir blog atıyor, bize çamur atıyor ve çekiliyor kenara izliyor.. eminim ki amacı sadece polemik yaratıp dikkat çekmek başka birşey degil.. ama yazdıkları da yenilir yutulur şeyler degil... yorum yazmayı düşünmedim degil ama,sayfasına eklenecek bir yorum daha olmasın istedim. yemezler!. çok da üzerinde durmadım açıkcası.. beni igilendirmiyor onun ne düşündüğü dahası... ben bize bakarım:)) allah yolunu açık etsin! şaşırıp da blog toplantılarına gelmesin:) seni çok öptüm canımcım. sevgiler!

sema öztürk 
 18.11.2007 15:06
Cevap :
Sevgili Yağmur , kararında ve tavrında haklısın. Ama benim de nedense (!) çok iyi bildiğim , eğitimini aldığım, uzmanı olduğum bir konuda doğru bildiğimi söyleme, inandığım insanların vekaleti olmasa dahi savunuculuklarını yapma gibi bir saplantım var. Bu benm hayat görüşüm. Başımı yastığa koyduğumda, vicdanıma duyduğum sorumluluğumun cevabı. Bu tavır, kısa vadede rahatsız edici olabilir tabii. hem benim hem de dahil olanlar için. Ama uzun vadede doğruluğu her zaman anlaşılmıştır.Çünkü sessiz kaldıkça, sıra mutlaka bize de gelir. Ve adelet, ona karşı çıkanlar için bile gereklidir. Sizlerin desteklerini ve tavırlarını göermek de bir o kadar önemli ve anlamlı... Sevgilerimle canım Yağmur'um benim...  18.11.2007 23:47
 

Sn. Neşe Evrim. Böylesine geniş spektrumlu bir alanda beklediğimiz seviyede arzuladıklarımızla karşılaşmamamız doğal olduğunu var sayıyorum. Anladığım kadarıyla normalin üstünde sizi üzmüşler fakat yorumlara da baktığımda bende oluşan izlenim bu tür olaylara sizin pabuç bırakmayacağınızdır. Siz doğru bildiklerinizden şaşmayacak birsiniz. Öyle gözüküyor buradan ve doğrusuda zaten bu... Saygılarımla...Sevgilerimle.

Ermert Revsen 
 18.11.2007 14:05
Cevap :
Bakınız sevgili Ermert,ben sizin "kainat teoremleri ",astronomi, fotoğrafçılık, amatör radyo konusundaki her söylediğinize saygı ile yaklaşırım. Çünkü bunları iyi bildiğinizi, emek,zaman verdiğinizi ifade ediyorsunuz. Eminim ki bu uğraşlarınız zaman içinde kişiliğinizin bir parçası olmuştur.Ve hayata baktığınız pencereleriniz. Bir edebiyatçının, dilbilimcinin , kendi konusundaki yazılarına,uyarılarına da saygı ile yaklaşırım. Ve eğer ilgi duyduğum alanlar ise feyz alırım o insanlardan ve onları hoca kabul ederim. Ama artık biz her konuda herşeyi bilir olduk. Ne mesleğin, ne kıdemin,ne tecrübenin,ne bilginin hiç bir değeri ,anlamı kalmadı artık. Arkadaşımız ya maksadını aşmıştır ya da bilerek ve isteyerek hakaret etmekte ve bunu sürdurmektedir. Gizli amacını ben bilemem.Eğer bilginin önemi var ise ki ben hala olduğuna inananlardanım, çok iyi bildiğim bir konuda hem bilgimi beyan ediyorum , hem de inandığım insanların savunuculuğunu yapıyorum. Bu tavrımdan da vazgeçmeyeceğim. Sevgiler  18.11.2007 23:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 171
Toplam yorum
: 3375
Toplam mesaj
: 406
Ort. okunma sayısı
: 2300
Kayıt tarihi
: 15.02.07
 
 

Düşünen, üreten, kendine, insana, çağına sorumlu, tavırlı, taraflı , çağdaş ve yüzü aydınlığa dön..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster