Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '13

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
118
 

Blog Ansiklopedisi 2

Blog Ansiklopedisi 2
 

Arşiv


Günümüzün en yaygın blog sitesi olan Milliyet Blog 2006 Nisan tarihli. Milat o gibi...

7 yıl oldu diyelim. 10 yıl vade koyalım.

Bunun kısa bir tarihçesine bakalım:

Veri tabanı olarak 3 bölüm mevcut:

Milliyet Blog ve Radikal Blog gibi, varlığını madden ve manen sağlama dayamış, kurumsallaşmış, teknik açıdan iyi işleyen sistemler var. Bunlar, eğer kendileri terketmezlerse, bu alanda onyıllar sürebileceklerdir.

Bir de bahtsızlar var, bu alanın alt-alanı olarak: Rahmetli Yurtsan Atakan’ın, önce Hürriyet / Onpunto ve sonra da Akşam / Naberler süreci, kendisinin erken vefatı nedeniyle, gerçekten çok kuvettli (MD’den de, RB’den de kuvvetli) aday adayları iken, tarihten erkenden silinip gitmiş siteler. ‘Türk gibi başla ama Türk gibi bitirme’ özdeyişine, blog alanındaki bu 2 site, çok iyi örnek olarak kayda geçti.

Bir de beceriksizler var: Uzman siteler. Sinemada ‘sinemabloglari.com’ ve ‘sinemasinemadir.com’ gibi: Maratonda depar atıp, daha hayat koşusunun yüz metresi bitmeden şişen ve sürklase olan siteler ve blogcular.

Tüm bu siteler, 2007 olarak 5 bin, 2017 olarak 10 bin, günlük tıklama sınırını geçmişlerdi. Kriter de bu zaten: Milyonda bir gibi bir Alexa oranı ama ne yazık ki Alexa şimdilerde bu oranlamadan başka oranlamalı yayına geçti.

Blog yazarları açısından bakarsak:

MB, 2007 itibarıyla, 1947 doğumluları, yani (üniversiteli olma açısından) 1968’lileri ve öbür uçta da taa 2008’lileri içeriyordu. Herhangi 1 yıl için, 40 yaş altında 5 yaş, daha üzerisi için 10 yaş, Türkiye için geleneksel bir yazar kuşağı sayılır. 2017 için bu (yine üniversiteli olma açısından) 2028’lileri de içerecek. Eh, biraz zorlarsak, yüzyıllık yazar imkansızlığı panoramamız toparlanır, yalnızca bloglar üzerinden.

Bugün için, elde 10 bin ham veri tabanı blog yazarı var. Yolun % 70’i geçildiğine göre, toplam olsa olsa 15 bin edecektir. Zaten gözlendiği kadarıyla, artık her gün eklenen yeni blog yazarı sayısı, giderek azalmakta.

Bu 15 bin kişinin en çok yazmış olacak 500 kişisini alalım. Bunlar bütünü temsil edecekten çok (% 1’den çok) bir örnekleme oluşturacaktır. Böylelikle, o kümenin içinden de altkümeler belirleyebiliriz.

Konu olarak; fal, burç, Holywood filmi, futbol gibi, popüler ve üzerinde çalışıldığında hemen hiçbir mantıklı çıkarsama yaptırmayacak metinleri eleyelim. Bunların tamamına yakını zaten kopyala-yapıştır metinler durumunda.

Geriye kalanların içinde birinci sıraya gündem-siyaset oturur.

Şaşırtıcı olarak bloglarda, sinema ve müzik gibi popüler konularda, ne gündem, ne de klasikler, hiç mi hiç izlenmedi. Onun yerine, özellikle fotoğraf bloglarında, sözü geçen süreler için, Türkiye fotoğrafçılık tarihçesinin tam bir panoraması bulunabilir. Eh, bu da bir şeydir.

Yani, eldeki verilerin limit tamamı, daha yarın gelmeden anlamsızlığa doğru kendilerini sildi demektir ki bu bir yazar için küfür demektir kanımızca.

Blogların % 1’i ise, tüm yaşadığımız 3 darbe ve 3 liberalizm travmaları sırasında, neden ve nasıl kimse bir şey yapmamışsa ama bunlar pek kayda geçmemişse, bu kez kayıtlı olarak neden ve nasıl hiçbirşey yapmadığımızı, çünkü hiçbir yeni ve farklı düşünce üretmediğimizi ve batan tarihle birlikte, beyinlerimizin de nasıl battığını bizlere ve gelecektekilere izlekleyecek.

‘Üç İstanbul’ gibi metinlerden başlayarak, edebi olsun olmasın, Osmanlı’nın batış sürecini anlatan epeyi metin okudum ve hep dehşete düştüm. Şimdi de, son 10 küsur yıldır, 1. Cumhuriyet’in, kitle ,iktidar seçkinleri ve entellektüeller eliyle nasıl silindiğini izliyorum ve dehşete düşüyorum. Nasıl ki ulusalcılar ulusu batırdıysa, (öyle geçinen) Müslümanlar da dini batırdı örneğin. Bloglar bunun izleğini çok açıkseçik kaydetti.

Blogların ilginç bir niteliği var: İstenseler de bir biçimde internette bakiler. En büyük global internet krizlerine dek şimdilik böyle... Dolayısıyla, yazıyı pek sevmeyen gündelik kültürümüzün pek değerli mensupları, blog yazmaktan çekinmeyince, eksi zekaların ve eksi bilgilerin kayıtları, artık inkar edilemeyecek biçimde tarihe nakşedildi.

Tüm aptalların ve cahillerin eline sağlık..

Nokta..

Bu ansiklopedi bunun kaydıdır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Okurların başka kaynaklara bakmaya gerek duymadan blogların içeriğini doğru kabul etmeleri gibi büyük bir risk ve felaket senaryosu var. Kendi adıma iyice araştırmadan bir şey yazmamaya özen gösteriyorum. Başkalarını istemeden de olsa yanlış bilgilendirmek ya da kötü etkilemek beni gerçekten üzer. Ama blog yazarlığını çok önemsememe karşın sizin deyiminzle aptal ve cahillerin de yazma ve düşüncelerini anlatarak rahatlamaya hakları var bence. Blog o denli kişisel bir şey ki. Sadece bilgi kirliliği olmaması okurların uyanık, bilgili ve bilinçli olması gerekiyor. Ve kuşkusuz yeterli bir editör ordusu da olmalı. Selamlar.

Güz Özlemi 
 01.08.2013 14:55
Cevap :
Kimsenin aptallığı ve cahilliği yayma ve bulaştırma hakkı yok. Bilgi topumu çağındayız. Bu hesaba, editörler fazlasıyla dahil.  01.08.2013 15:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2217
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 491
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster