Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '10

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
645
 

Blog Antolojisi!

Blog Antolojisi!
 

MB Antolojisi!


Milliyet Blog bünyesi içindeki yazılardan meydana getirilen bir antoloji kitabı (!) için çok teşekkür ederim. Rahmetli M.M da böyle bir hayali vardı; kendisiyle görüş ayrılıklarımız olsa bile bu önerisini ilk yazdığında kendisine destek vermiştim. Tabi sonraları çıkan polemik ve gelişen olaylar farklı boyutlara taşındı ve bu kitap basma olayı mümkün olmadı.

Hayırlı bir iş için gelen taleplere MB yazanları olarak olumlu yanıt verdik! Gerçekten güzel bir düşünceydi.

Kitap basımı zorlu bir süreçtir, bu aşamada bu işe kalkışan kişiye yardımcı olmak, zaman ayırmak elbette ki takdire değerdir. Kaldı ki maliyetin tamamını karşılayan bir kişi yanınızda bulunuyorsa. Her halde ona yardımcı olmamak doğru bir hareket sayılmaz!

Kitabın basım aşamasında karşılaşılan zorluklar için profesyonel danışmanlara akıl danışmak, belki amaç için gerekli ve hatta zorunlu olabilir. Sonuçta işin ucunda “hayırlı bir iş” var.

Şimdi, kitabın yapım aşamasında görülen zorluklar gerçekten aşılır mıydı, aşılmaz mıydı onun üzerine durmayacağım.

Oluşturulacak kitabın yazıları ve yazanları hazır olduğuna göre, yayınevleri kitap çıkaracaklara her türlü desteği sağladıklarına göre ; kitabın önsözünü yazdırmak veya kitaba isim bulmak için gerçekten bir danışmana gerek var mıydı?

Kitap bastırmak için yola çıkan, olmazsa olmaz diyen, kararlı bir duruş sergileyen birinin daha önceden yazılmış hikâyeleri kitabın içinde olmasına rağmen… kitabın önsöz’ünü kendisi neye yazmaz? Bütün mali yükümlülükleri üstlenmesine rağmen bastıracağı kitabın adını kendisi neden koymaz.

Diyelim ki bunlarda zayıf kaldı, doğrudur veya değildir; Kitap basmak için öneride bulunduğu ve yazı talep ettiği; MB camiasına Kitap ismi ve kapak tasarımı konusunda neden danışılmadı?

Lösemili hastalara yardım maksatlı kitap basım önerisi geldiğinde, MB üyelerine ihtiyaç duyulduğu gibi; yardım dernekleri işi yatınca; çıkarılacak kitabın yeni dizaynı için neden MB yazanlarına akıl danışılması uygun görülmedi?

MB camiasının bu yetkiyi birisine verdiğini ben duymadım, kaldı ki ödül olarak bu işi yapanın adı kitabın baş sayfasına yazılacaksa! Bu olay, kitaba hikâye gönderen herkesi ilgilendirir. Bunun adı “yardım” değil şark kurnazlığıdır!

Herkesten üçer adet yazı talep edildi ve bu yazıların MB içinde oy’a sunulması kitabın baskısıyla ne alakası vardı? Hangi öykülerin basılacağına kitap evi karar verecekse bu oy isteme işi beyhude bir iş değil miydi?

Kitap hepimizin deniyor ama ödülü hikâye başına dağıtılacağı söyleniyor. Nasıl oluyor anlamış değilim ;çoğu yazanın yüzlerce yazısı varken kitap ta, birer hikâyesi yayınlanırken, bazılarının 2-3-7 tane nasıl yayınlanabiliyor. Buna nasıl karar veriliyor, kim karar veriyordu?

Toplanan gelir bir hesapta toplanıp güzel bir org ile nakit veya çek olarak bir yardım kuruluşuna verilemez miydi?

Belki “BLOG ANTOLOJİSİ” adını benimseyebilirdik veya başka bir arkadaşımızın önerisini, oylama sonucu bir karara bağlayabilirdik bu daha mantıklı olmaz mıydı?

Halen, benim ve başkalarının da polemik içersinde olduğu bir kişinin adı olduğu bir kitabı, dostlarımıza tavsiye ederken veya evde kütüphanemize koyarken ne kadar zorlanacağımızı tahmin edebilir misiniz?

İnsanlar kendilerinin kırıldığını rahat rahat söylerken, kitapta yazısı olanlara tüm bunlar için “Ne düşünüyorsunuz” diye soruldu mu? Sizce tüm bunlar, hakikatten doğru kararlar mıydı?

Yine de ben, samimi olarak söylüyorum kitabın basımında maddi olarak katkıda bulunduğu için Hanımefendiyi kutluyorum! Hakkında zerre kadar kuşku duymuyorum. Yaptığı iş taktire layık bundan sonrası için eksiklerimizi gördüğümüz iyi bir deneyim olmuştur!

Hanımefendi yorum ve yazılarında şimdiye kadar ılımlı ve uyumlu davranarak seviyeyi korumuştur. Kendisini bu davranışından dolayı kutlarım. Ve onun şahsına hakaret etmeyi asla düşünemem.

Ancak; sevmediğim hakkında kuşku duyduğum birinin adının yazdığı kitabı kütüphaneme koyamam!

Bunu hak etmek için (ismi ve önsözü) yazmak yetmiyor! Bunu gönüllü yapacak bir sürü insan var aramızda! Şart koşmadan!

Bunun kendisine teklif edildiğini varsaysak bile, özel durumlardan dolayı kabul etmeme erdemliğini göstermesi gerekirdi. Buna kesinlikle hakkı yok.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yukarıdaki blogunuzu ve altındaki kendime ait yorum ve cevabı bugün tekrar okudum da; ılım ve hoşgörünün ne kadar yüce bir erdemlik olduğunu bir kez daha beynime ve kalbime yerleştirdim. Sonra şu sözde sabitlendim: "YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL, YA DA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN, MEVLÂNA." Teşekkürler...

Yurdagül Alkan 
 18.09.2010 10:38
Cevap :
Mevlana güzel söylemişte keşke siz de Göründüğünüz gibi olsaydınız! (Bize itirafınız çok geç olmadı mı? Prenses3! ) Saygılar efendim bu süreçi yok sayamazdım :))  12.07.2011 1:30
 

O kitabın acemice hazırlandığı belli. Öncelikle kitabın adı yanlış: Anadolu'dan seçme öyküler. Yani Tırakya'dan yok mu? Ayrıca bir kitabın yazarı olarak, o kitapta yazısı olan her yazarın ismi yazılır kapağa. Var olan kitabın kapağında ise bu işi asıl düzenleyen kişinin ismi solda yazılmalıydı bence ama askeri belgeler gibi sağa yazılmış ama askeri belgeler de isimler altta yer alır. Bence 50 yazarın isimleri tek tek yazılmalıydı kitabın kapağına. Önsöz olarak da bu işi düzenleyen yazmalıydı. Bu durumuyla kitabı sanki iki yazar yazmış gibi görünüyor. Hoşçakal.

Necdet  
 15.06.2010 21:07
 

Ben, Yurdagül ALKAN, Yukarıdaki yazınızı çok dikkatli ve tane tane okudum...Size söyliyebilecek tek cümlem yok...Doğru sözlere ne eklenebilir ki...Evet hatalar var ama erdemli kişilerden de bu ilk olayı ACEMİLİK olarak değerlendirmelerini beklerim.Ortada iyiniyetin olduğu KESİN. Gerilmiş olan ortamda beni ziyadesiyle üzen bu konuya "ILIM" getiren mutedil cevap ve hatta yeni bir blog rica ediyorum, Çok şey mi istiyorum? Daha keyifli ortamlarda, yazı, yorum ve cevaplarda görüşmek ümidiyle, selamlar...

Yurdagül Alkan 
 13.06.2010 15:11
Cevap :
Sayın Yurdagül hanım; size karşı en ufacık bir saygısızlık yaptığımı hatırlamıyorum, bilakis buna özellikle dikkat etmeye çalıştım. Evet, kitabın doğuşunda yanlışlıklar vardı ve ben bunları mecbur bırakılmasaydım dile getirmezdim. MB bütünlüğüne sadık kalarak, sizi sonraki çalışmalarınızda da desteklemeye hazırım. Eminim beni anlamışsınızdır. Ben MB polisi değilim ama gücüm nispetinde yanlışların üzerine gitmeye çalışıyorum. Tek amacım MB huzurlu ve her şeyi ile güvenilir üyeler topluluğu olsun. Tabi ki olaya hakim olmayanlar külleri üflemeye devam edeceklerdir. Ancak unutmasınlar ki, bu gün ne yaparsak, gelecekte karşımıza çıkacaktır! Benim anılarım ve hikâyelerimin dışında (MB la ilgili) yazdığım her şey arşivlenmiş kayıt esasına dayalıdır. Selam ve saygılarımla…  14.06.2010 5:13
 

Siz benim gözümde hiç bir şey değilsiniz. Hanımefendiye dua edin...onun hatırına daha ileriye gitmiyorum! MB soluk aldığın her günün arşivini tutmuşum. Kendinizi methetmeye kalkmak zavallılıktır daha fazla zavallılaşmayın. Hiçbir yazı ve yorumda gönderme yapmaya kalkmayın, etrafımda dolaşmayın. Konularıma yakından uzaktan bakmayın. Benim dostlarıma karşı saygılı olun. Bilge'yi rahatsız etmeyin kendi işinize bakın. Ben şu ana kadar sizin yazdıklarınıza cevap verdim. Cevap vermeniz için size bu blog u yazdım fakat cevap yazmadınız! Arkasında duramayacağınız hiç bir eylemi gerçekleştirmeyin! Belden aşağıya ve hayvani duygular ile saldırmaya kalkmayın? 250 binlik okuyucu pörtfeyimin elinde tespih olursunuz! AŞKIN SEVER Bey! Bu yazıyı sizi muhatap aldığım için değil. Editörler yorumumu okuduğu için yazdım. Sizin ne olduğunuzu iyi bilsinler. Gerekirse MB ta tüm yorumları okur, diğer isimlerle yazdıklarınızı da bulurum! Ben ağlama duvarı değilim. Bitirin artık, ben sizi yok sayıyorum.

M.Talip Girgin 
 11.06.2010 23:37
Cevap :
(Cumhurbaşkanlığından kabul, Kanunlar Genel Müdürlüğünden onay, yayın genel müdüründen torpilim, yeni çıkmış kitabım, yine birçok üst düzeyden teşşekkür mektuplarım var!!!) “Ahtapotun da çok uzun kolları var, ama zoru görmesin; hemen içine girecek bir testi bulur kendine.” (M.Talip Girgin)  12.06.2010 13:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 439
Toplam yorum
: 1049
Toplam mesaj
: 121
Ort. okunma sayısı
: 802
Kayıt tarihi
: 07.01.07
 
 

Milliyet Blog’a hangi vesile ile kayıt olduğumu doğrusu hatırlamıyorum!  Bende birçoğunuz gibi ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster