Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Temmuz '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
817
 

Blog'culuğun sonu, bu mu olmalıydı?!

Blog'culuğun sonu, bu mu olmalıydı?!
 

DEMEK Kİ, BLOG'LAR DA KAPANIRMIŞ...


<ı>

<ı>‘Harç bitti yapı paydos!’ dedi komşu bloğumuz. ‘Onpunto’ dan bahsediyorum. ‘Herkes malzemelerini, Temmuz sonuna kadar çeksin’ dendi. İyi mi?!

Şimdi herkeste bir tedirginlik var. Bu ‘Paydos’ borusu, komşu blog’ lara ne gibi etki yapar? İnsanın aklına, ister istemez şu sual geliyor: <ı>Blogcu’luğun sonu bu mudur?!’

Ortada kalanlar blog’cular şaşkın. Belediye; evlerini, başlarına yıkmış gibi, ‘Açıkta kalmışları oynuyorlar, hep birlikte. Yeryüzündeki blogcu’lardan <ı>yardım istiyorlar. ‘Bu durumu sitelerinizde yazın, herkese duyurun’ diyorlar ve ilave ederek de: ‘ Orası <ı>bizim evimizdi. Emek verdik. Karşılığı bu mu olmalıydı? Arkadaşlıklar, dostluklar n’olacak?’ diyorlar.

Yıkılan evlerin enkazı arasında hala daha barınan onpunto’cular, umutlarını yitirmemişler. Herkes birer ‘<ı>Son defa’ yazısı döşenmiş. Diyorlar ki: ‘ Desteğinize ihtiyacımız var. Onpunto, masa başında karar verip, kapatılabilecek bir site değil. Çünkü biz yazı yazdık. Biz yorum yaptık. Biz röportaj yaptık. Eleştirdik, eleştirildik, manşet olduk. Manşetleri biz seçtik. Manşet olmasam da yazmağa devam edeceğim. Sesimizi duyun. Tüm blog’cular yazı yazın. <ı>Yorum yapın!’ diyorlar.

Böyle bir şey, bizim de başımıza gelse, bizler de aynen bu ve buna yakın sesler çıkarırdık değil mi? Bilmiyorum, belki de beddua eder miydik?

Batan gemiden kalanlar...Herkes tahta parçalarına tutunmuş, ufukta kendilerini kurtaracak gemiyi gözlüyor. <ı>Geminin kaptanı daha gemi batmadan <ı>tüymüş! Öyle gözüküyor. Yüzenlerin arasında olacak değildi ya!

İnsan düşünmeden edemiyor. ‘ Maazallah bizim de başımıza böyle bir şey gelse <ı>n’olurdu? ‘ Yukarıdaki gibi <ı>S.O.S çeker miydik ki?! Hani blog dostlukları? Hani aile bireyleri? Birbirini tanımayan, görmeyenlerin aile dostlukları, yardımları, neşeleri , balayı gezileri nerelerde kaldı ? Hani en ufak bir sinyalde yumruklarımız inançla bir yerde bir anda birleştirebiliyorduk! Hani 5 çayları?, Eymir toplantıları, deniz sefaları?!

İnsanların <ı>tabiatında vardır okşanmak, fark edilmek, rakibine fark atmak. İnsanoğlu yazmak ister, okunmak ister. Başımıza Onpunto’ nunki gibi bir afet gelirse, kala kala Bayram’ın <ı>kasetleri mi elimizde yadigar kalacak yani! ‘’Seni ben, ellerin olsun diye mi sevdim?!’’ Di mi?!

<ı>Ört ki, ölem !

MB’ da, profesyonellerin bile yazı yazmasına <ı>gerek kalmadan kariyerini, tandans’ ını, üst seviyelerde tutarak yaşamına devam ediyor. Şimdilik bir şey yok. Burada bir dünya oluştu. Gören göz, anlayan dimağ, işin farkında. Bir kısmımız ücreti ile basın camiasında çalıştık. Ama burada bu işi, ‘<ı>Ücretsiz’, yani amatörce yapıyorsak, bu durum, heyecanımızı kaybetmediğimizdendir. Şahsen ben öyleyim. Şimdi, kendi kendimize bir sorumluluk yüklenmişliğimiz var. Sorumluluk itimadı doğurur. İtimat ise, heyecan verir. İşte bu heyecanı yaşıyorsak, başarılıyız demektir.

<ı>Attila İlhan Hocam’dan bilirim. ‘ Pek az insan, basın hayatında amatörlüğü seçer. Profesyonel olmak, heyecanı öldürür. Heyecan, uğraşı boyunca devam eder.Ve etmelidir de. İşte o zaman başarı elde edilir’ <ı>derdi..

Bir blog’cunun suçu ‘Amatör’ lükse, varsın öyle kalsın. Suç, onlarda kalır. Amatörlük özümüzdür, <ı>özümüzde kalır.

Onpunto’ cu bir yerde haykırıyor: ‘ <ı>Yapılan saygısızlıktır. <ı>Kazandığım ödülleri geri vereyim, bana emeklerimi geri versinler!diyor. İmza: ‘ Hayat Torlak’

Gemi batmış. Kaptan daha önceden tüymüş. İçindekiler, sonuna kadar direnmiş, direnmiş… Şimdi denizde, bir tahta parçasına asılı kalmışlar. <ı>Gözleri, ufuklarda. Kendilerini kurtaracak gemiyi arıyorlar boşuna. Güneş ha battı, ha batacak. Biraz sonra ortalığı, zifiri bir karanlık kaplayacak. 31 Temmuz, ‘ <ı>son gün.’

İnsan, ister istemez bu mizansene bakınca, <ı>‘Bizim de başımıza <ı>gelebilir’ Veya ‘ Bize de çıkabilir’ diye düşünmeden edemiyor. Öyle değil mi Blog arkadaşlarım?! Denildiği gibi, o feryatlardaki gibi. ‘Masa başı kararlarla site, <ı> pat diye kapatılamaz! Önceden haber verilir.

<ı>Bir önerim var. Bu gün sana, yarın bana. ‘Bu olanları sitelerinizde yazın!’ deniyor. Biz de sizlere, ‘<ı>Gelin bizim siteye!’ diyoruz kendi adımıza. Zaten olmuşuz 3500. Daha da olsak 5500 ne fark eder. Köy’ken, kasaba olduk. Sonra şehirleşiriz, kentleşiriz, dünyayı avucumuzun içine alırız. Birlikten<ı> kuvvet doğar.

Önceden söyleyeyim, darılmaca yok. Yeni girecekler iyi dinlesin. Bir kere bizim sitede, herkes, kendi başına <ı>buyruk değildir. Bir Editörler gurubu vardır, aman Allah. Kılı kırk yararlar. Herkes, kendi göbeğini, kendisi kesemez. Herkes testiyi yapmasına yapar da, <ı>kulpunu kendisi takamaz öyle. Bir şekli, bir yöntemi vardır. İlk defa yazı yollayanların kabulü, <ı>kılıç kuşanma merasimlerini dörde, beşe katlar. Ki ondan sonra siteye kabul edilir insan.

Sonracığıma yazılar, idarece editörlerin süzgecinden geçer bizde. Sizdeki gibi herkes, kendisinin editörü değildir. Bizde çeşit çeşit elek vardır, numaralıdır sanki. Çeşitli filtrelerden geçer yazı. Burada eti, kemiği ayrılır. Pirzolalıklar, bonfilelikler ayrışıma uğrar. İncik’ler, cincikler de ayrıldıktan sona ‘<ı>Kıvam’ bulunur. Öylesi piyasaya arz edilir. Kimse <ı>kaçak et kesemez bizim blog’da. (Burada, editörümüzün tebessüm ettiğini görüyoruz. Üzerinize afiyet, biraz <ı>‘Duru Görü’ sahibiyiz de!’)

İlk yazınız beğenildi. Giriş tamamdır. Bizlere de ‘<ı>Hoş geldiniz’ demek düşer. Size öyle bir ‘<ı>Hoşgeldiniz!çekilir ki, geldiğiniz yeri şaşırırsınız. Bir anda dertlerinizi unutursunuz. Ama, inceden de takip edilirsiniz ha! Sitemizde şükür, bu takip işini yapan <ı>erbaplar vardır!

Sonracığıma bizim site şen şakraktır. Nerde çalgı, orada kalgı vardır. Bir bakmışınız planörde <ı>uçururlar sizi. Bir bakarsınız beş çayındasınız. Bir bakarsınız büyük otellerde kendinizi <ı>göbek atarken bulursunuz pistlerde. Şaşırmayın sakın. Bu, bizim sitenin verdiği <ı>‘Adrenalin’ dir. Masrafsızdır. Sinirlere iyi gelir. Terapidir. Kısacası, <ı>havada kapıp, tavada yeriz. Bizim site gibisi yoktur. İnönü’de uçarken, planörde diz üstünde <ı>blog yazanlarımız bile mevcuttur.

Sonracığıma, unutuyorduk az daha. Sizlere çarşımızı gezdiririz. Pek meşhurdur. <ı>Tıkbank ve <ı>Yorumbank Yo, öyle yenmez, içilmez. Hiç duydunuz muydu bunları? Yakında ayaklarınız suya erer. Pas geçelim burayı.

Biz saygın insanlar bloğuyuz. İdaremiz bile bize hitap ederken ‘ Sayın yazarımız, der. Bundan çok<ı> hoşnut’uz.. Biz bir topluluğuz. İçinde <ı>cici çocukları da barındırır. İdaremiz demokrattır.

Bırakın denizdeki tahta parçalarına tutunmayı. <ı>Gelin MB’da iş tutun.

Şimdiden ‘<ı>Hoş geldiniz’ diyorum batık geminin <ı>batmayan yazarlarına.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 881
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster