Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mart '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
787
 

Blog'da mizah var, asalım mı, besleyelim mi?

Blog'da mizah var, asalım mı, besleyelim mi?
 

Altmışlı ve yetmişli yılların Ahmet Tarık Tekçe’leri, Hüseyin Baradan’ları, Bilal İnci ve Erol Taş’ları yazlık sinemaların galalarına katılamazlardı, yuhalanma ve dayak yeme korkusuyla. Çarşıda, pazarda gezerken tacize uğradıklarında “Yahu film icabı be kardeşim, rol icabı” diyerek kendilerini savunurlardı.

Sinemamızın “kötü” adamlarıydı onlar! Haksızlığa ve kötülüğe hiç gelemeyen necip halkımız da film icabı falan dinlemez, yakaladıkları yerde esas oğlana veya esas kıza yaptıkları kötülüklerin hesabını sorarlardı onlardan.

Duyduğum kadarıyla durum bugün de değişmemiş, TV dizilerinde kötü karakter rollerine çıkan sanatçılar çeşitli şekillerde taciz ediliyorlarmış.

Bu durumun nedenlerini mıncıklamak veya psikolojik analizlerde bulunmak bu satırların yazarının boyunu aşar. Kim bilir, vardır elbet bir sebebi.

Milliyet Blog’da da gözlemliyorum buna benzer tepkileri. Kurgulanmış, tasavvur edilerek yazılmış yazılara karşı alerjik bir yaklaşım var. Akide şekeri tadında yazılmış bir mizah yazısını bile algılamakta zorluk çekenler çoğunlukta.

Söyleyecek pek bir şey kalmıyor tabii, ” Yazı icabı güzel kardeşim, yazı icabı!” demekten başka.

Kişhon’u bilmez, Çehov’un adını duymamış, Mopasant’ı astronot sanır, Cavanna desem, Küba’nın başkenti diye yanıtlar.

Ne Neyzen’i bilir, ne Nefi’yi, ne de Eşref’i!

Aziz Nesin okuduğu bile şüpheli!

Mizah diye algıladığı, televizyon denen aptal kutusundaki cıvık şaklabanlıklar! Okusa hâlbuki yukarıdakilerden en az birini, az çok malumatı olacak ima nedir, cinas neye derler, ironi nasıl yapılır… Ama okumamış ki!

Tüm bunlara rağmen rüyalarını süsler tabii, ulusal bir gazetede “Köşe yazarı” olma hayalleri.

Neyine güvenir bilmem ki?

Sınava girmeden ehliyet edinmek şoför olmak için yeterli(!)olabiliyor ama parayı bastırınca “yazar” veya “gazeteci” olmak pek mümkün değil.

Bol bol okumalı bence… Sokakta rastladığımız “Erol Taş’ın” yakasına yapışma “Vandallığından” ancak okuyarak arınabiliriz çünkü.

Bana kalırsa editörler, kaldırmalı “Mizah” kategorisini… Sitenin selameti açısından tabii. Sallamadan, sarsmadan, silkelemeden, ırgalamadan mizah yazılmaz! Haklarında yazılan yüzlerce yazıya aldırmayan siyasilerin, bir karikatür için mahkeme kapılarına koşmaları bu yüzdendir. Bu yüzden kapısına kilit vurulur “Markopaşa” dergisinin. Aziz Nesin hapishanelerde çürütülür, Sabahattin Ali’nin başını odunla ezerek öldürülür.

Evet, kaldırılmalı bu kategori…

Zira ben de bıktım artık…

“Yazı icabı güzel kardeşim, yazı icabı” demekten!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=98351

NEZHAD AGLAĞU 
 14.03.2008 15:13
 

Safligin/temizligin kaybedildigi donemler var sanirim ulkelerin gecmisinde. Bu safligin/temizligin kaybedildigi donem Amerika icin "belki " 1970'lerdi (?) Bu saflik sureci ( + alinganlik sureci) yine sanirim Turkiye icin bir anlamda "hala" devam ediyor olabilir. Ayrica Bibliyofil guzel soylemis aynen H. Dink'in de dedigi gibi "Avukat, doktor vs.birsey olmadan once insan, okudugunu anlayabilmeli" ya da ona yakin birsey. Kolay gelsin.

Benchwarmer 
 09.03.2008 3:30
 

üzülüyorum.. okudukça...sessizlik de bir cevap olduğuna göre, keşke mi ?? bilmiyorum ki şu an ne desem... Bazen böyle polemiklere rastladğımda hemde hiç haketmeyen yazarlar , geriliyorum üzülüyorum, sataşanları , salyalarıyla aklına geleni yazanları yargılayamıyorum, çünkü olayın derinlerinde bahsettiğiniz üzre cehalet var, ne denilebilir ki bilmeyene hatta hiçbir şey de denilmesin , enerji sarfiyatı.. evet , tabi deyip geçilmeli. son söz apt...... söylenirmiş.. ne gerek var son sözü söylemeye..arif olan anlar örneği yeter... ülkemizde mizah yapan kişinin zekasına hayran olunacağı yerde kişiler espri yapana anında çaaaatttlakkk, salakkkkkkkkkkkkk, manyakkkk şeklinde kahkaha atarak anıyorlar.. yani kahkaha arası hakaret.. ve şu yazıda ki espriler bile açıklanmasına ragmen anlaşılmamış hakaten komik.. baksanıza yazıya cevaben; yok mizah kaldırılmasın.. bile denilebiliyor.. muhteşem bir zekaya sahipsiniz ve kesinlikle burda kalması gereken yazarlardan birisiniz... en içten saygılarımla

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 06.03.2008 0:32
 

Benim güldüğüm bir yazı bir başkasını bozabilir. Sanırım bu sorun yaratıyor. Yazar mizah yazıyor gülelim diye kötü tarafını üstüne alınan mizah yazısını ciddiye alıp serzenişte bulunuyor. Kişiye göre de mizah yapılmaz ki. Siz yine de dipnot düşmeyi ihmal etmeyin. Ne olur ne olmaz:)) Sevgiler

Gülün içinden 
 04.03.2008 15:22
Cevap :
Zaten ben de kişilere yönelik değil, "zihniyetlere" yönelik yazıyorum Hocam. Az çok tanınıyoruz bu çarşıda... Tarzımız belli. Okumazlarsa rahatsız da olmazlar yani. Dipnot yazarım yazmasına da o dipnot da mizahi olur biraz. İyi getirdiniz aklıma. Selamlar, sevgiler:))  04.03.2008 17:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 312
Toplam yorum
: 4634
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1607
Kayıt tarihi
: 10.02.07
 
 

Önceleri konuşurdu insanlar, "yazmak", sonraların işi... Duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra gözl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster