Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '16

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
149
 

Blog-Globe

Blog-Globe
 

Nereden nereye? Sanıyoruz ki bu Milliyet Blog  bizim küçük dünyamızı temsil ediyor. Ama bilelim ki , belki de Avustralya’da, ABD’de ve dünyanın bir çok yerindeki bir çok Türk veya Türk dünyasıyla ilgili insan burasını izleyip duruyor..
 
Gazeteler, televizyonlar artık fazlasıyla devleti ve politik gücü temsil eden partiyi yansıtır haldedirler. Onun için milletin ne gazetelere, ne de onun paralelindeki yayın organlarına pek de güveni kalmadı. Bu yüzden belki de yeni bir iletişim kanalı olması açısından “Blog”ları izlemeleri kaçınılmaz oluyor.
 
Bloglar, dünyamızın yeni sesi, yeni nefesi durumundalar. Gerçi de orada da fazlasıyla otosansür , süreli sansür söz konusu olsa bile, yine de bazı özgün sesler yeni bir dünyayı temsil edebilmektedirler.
 
Bu yalnız bizde değil, dünyada da “Blog”lar yeni bir kanal, yeni bir yoldur insanlar için, Ve insanlar bu yeni yolun onları nereye ulaştıracağını  bilmemektedir fakat yazmaktadır ve yoldaşlarını izlemektedir.
 
Bu bakımdan “Blog” küresel alemin yeni bir sesi olarak “Global” bir olgudur. Eğer bu Blogda İngilizce, Fransızca gibi evrensel bir dilde yazmak mümkün olsaydı , dünyada okuyacakların sayısının  çok daha büyük rakamlarda olacağından emin olabilirsiniz. Türkçe ne yazık ki evrensel bir dil olarak hala arsı-ulusal diller arasına karışamamıştır. Bunun en büyük nedeni dilimize sahip çıkamamazdır.
 
O bakımdan belki de , Milliyet Blog’un koşutluğunda bir “Yabancı Dilde  Blog” arayışına girişmek mümkün olabilir. Orada sorunları dile getiren ve çözüm arayan insanlar artık bütün dünya insanlarıyla ortak bir arayışa girişmiş demektir. Bu bir öneridir… Ciddiye alınır veya alınmaz, hiç umurumda değil…
 
Diğer yandan, Milliyet BLog’da çok güzel bir, çektiğimiz fotografları yerleştirmek için “Galeriler” bölümü bulunuyor.. Ama artık işler fotoğrafın ötesinde oluşuyor belki de bundan böyle, yalnız çektiğimiz fotoğrafları değil, diğer yandan çekilen videoların ve filmlerin yerleştirilmesi için bir  “Video” kısmının olması da istenilen bir şeydir. Çünkü çağımız artık fotoğrafın ötesinde , hareketlerin ve olayların aktarıldığı  bir kayıt çağıdır. Bu da tarafımızdan yapılmış bir öneridir. Daha önce yapılmış bir çok önerinin , MB yöneticileri tarafından kulak arkası edildiğini bildiğim için, bu önerileri ben bile ciddiye almıyorum… Ama belki de birisi ciddiye alabilir. Çünkü ben hiç umudumu yitirmem.
 
Türkiye nereye gidiyor, dünya nereye gidiyor?
 
Her akıllı insanın zaman zaman bu soruları kendi kendine sorması gerekir.
 
Başımızda, tek motivasyonu “Başkanlık” olan bir yöneticimiz var. Bunu gerçekleştirmek için gece gündüz çalışıyor ve ne yapıp yapıp “Anayasa”yı bir hal yoluna koymaya çalışıyor. Elinden gelse Anayasa Anayasa olmaktan çıkacak ama, Ana Muhalefet Partisi olan  CHP’nin feryatları olmasa. Yoksa her şey bakarsınız bir gecede değişebilir. Çünkü işler o raddeye geldi. 
 
Başbakan, olaylara ve koltuğuna ısınmaya çalışıyor. Sayın Davutoğlu’nun yaptığı hataları yapmamaya çalışıyor. 
 
Ağır adım zaten meydanda olan planları gerçekleştir… Ve yapılacakların %95’i İstanbul’da.. Anadolu’da ne var? Sormaya değer… Şimdilik Anadolu’da terörle savaş var… İnşallah yakında biter. Bu bela başımızdan uzaklaşır gider. Ama kolay değil…
 
TBMM’ni  istenilmeyen adamlardan temizleme stratejisi de sürüp gidiyor. Kürtçü partiler artık Meclis’te istenmiyor… Onun için ciddi bir temizlik harekatı var. Bunun için belli ki Yargıtay, Danıştay, Anayasa mahkemesi filan el ele bu işi çözümlemeye çalışacaklar. Başta Devlet Başkanımız olduğu halde.
 
Dünyad , Fransa’da ki 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası sürüp gidiyor… Türkiye ilk maçında yenildi. Bu, Teknik  Direktör Fatih Terim’in prestiji  için hiç de iyi olmadı. Bu Şampiyonadan sonra herhalde bir çok şeyin hesabı sorulacak. Belki de bu, Terim’in son oyunudur… Futbolcularımız ise Maşallah , sanki Fransa’ya maçları seyretmek için gitmişler. Öyle turist hasındadırlar.
 
Televizyonlarımız, tüm yayın organlarımız ve bütün hocalarımız ile ülkece  Mekke-Medine’nin uzantısı şeklinde yaşıyoruz. Hepimiz mubarek Ramazan’ın kutsal günlerini yaşıyoruz.
 
Ama belli ki memleket genelde uyuyor… Ne bilimden, ne ilimden, nede teknolojiden haberimiz var… Haa var da.. Teknolojiyi Japonların sattığı Akıllı Telefonlar’dan ibaret sanıyoruz herhalde… İlim bilim ise olsa da olur olmasa da olur… Şimdilik “Nakli İlim”lerle idare edip gidiyoruz .. Akli bilimler…  da neymiş..?? Onu çoktan unuttuk. 
 
Galiba çok yakında bütün liseler imam hatip lisesi olacak… Hızla müdürleri değiştiriyorlar. Kendilerince atamalar yapıyorlar.. Bakanlık yeni olgulara gebe. Zaten her gelen yeni Bakan da kendini göstermek için her şeyi kendince bir alt üst eder… Şimdi bekleyelim bakalım, hayırlı haberleri… 
 
Bütün Lise’liler de bu yeni değişiklikleri endişeyle bekledikleri için, yavaş yavaş kafa kaldırıyorlar. Liseler büyük değişimlere gebe… liseliler de…Bakalım neler olacak. Am bunlar hiç de iyiye alamet değil.
 
Bizim Blog aslında Global bir Blog ama farkında değiliz. Bizi kimler izliyor. Bazıları hiç karışmıyorlar.. Yorum filan getirmiyorlar ama , bizi izliyorlar bundan emin olabilirsiniz…
 
Herkese mutluluklar dilerim bu Cennet vatanımızda ve de güzel Blogumuzda.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Siz diyorsanız doğru diyorsunuz, MB'un nitelikleri ve çapı global nüveler taşıyor. Glabol blog alanının önemli bir üyesi olarak evrensel gözlükle blog yazan ve yerel anlamda Ülkemizdeki tüm sorunlara dem vuran kültürünüze ve duyarlılığınıza sağlık Erdal hocam, selam ve saygılar.

Nizamettin BİBER 
 22.06.2016 10:49
Cevap :
Teşekkür ederim Nizamettin Bey. MB'un önemli olduğunu düşünüyorum ve bize anladığım kadarıyla yeteri kadarıyla "hoşgörü" gösteriyorlar. Hepimiz dikkatli olmalıyız. Saygılar efendim.  22.06.2016 17:04
 

Blog kategorisinde bir kitap tanıtımı yapmıştım: "Blogdan al haberi". Dünyada blog yazarlığı, özellikle habercilik olarak gazete ve genel olarak medyaya alternatif olmaya başladı aslında. O kitap bunu ayrıntılarıyla anlatıyor. Önerilerinizi editörler okuyor mu bilmiyorum ama çok ilgisiz, silik ve etkisiz olduklarını düşünüyorum. Sitede ciddi sorunlar var, bir de bazı yazarları kayırmaya ve öne çıkardmaya çalıştıklarını düşünmeye başladım. Onları buranın lokomotifi mi görüyorlar ne? Oysa o kadar pırıl pırıl yeni yazarlar var ki. Onları cesaretlendirmek gerek. Selamlar, saygılar.

Güz Özlemi 
 19.06.2016 22:59
Cevap :
Size katılıyorum Sayın "Güz Özlemi". Bir şeyler yapıyoruz ama onu pek de ciddiye almıyoruz. Olduğu kadarıyla.. deyip , bırakıyorlar... Saygılar.  19.06.2016 23:27
 

Tespitlerin cok yerin de hocam. Hattaki sapka cikarilir. Yoz bir nesil geliyor arkamizdan diline sahip cikmiyan , yabanci hayranligi icinde. Hatta ki kendi gecmisini inkar edebilecek kadar. Yapilmak istenen se cok daha vahim. Dunya da din kardesligi yada birligi diye bir sey yok! Ulke arayisini fandamentalizm de bulmak istemesi cok uzucu.Su andaki goruntu isid ile is birligi yapan gecimsiz soykirim lekeli bir ortadogu ulkesi. Bu sizler gibi beni de uzuyor ama gercek paylari var. Hep yazarim egitim yasi 4.8 ulkeden ancak bu kadar , yuce tanri beterinden korusun...!

Newyorker 
 18.06.2016 12:38
Cevap :
İşi çok güzel özetlemişsin N.Y.er kardeşim. Ve bu kadar uzaklarda olan bir insanın bu ülkeyi bu kadar içinden görebilmesi beni hem şaşırtıyor, hem üzüyor. Biz kendi sorunlarımızı göremiyoruz. 600 yıldır peşinde olduğumuz hatalarımızın peşinden gidiyoruz. Bu devirde "Din" bir ülkeye doğrudan yol gösteremez. Daha doğrusu "Bilimi" görmemezlikten gelerek bir yere gidemezsiniz... Asıl acı olanı kim nereye gittiğini bilmiyor. Buna yöneticiler dahil. Kalkınmak bina yaparak olmaz...!! Daha akıllı olmamız gerekir.   18.06.2016 19:11
 

İyi sabahlar,Sağ gösterip, sol vurmuşsunuz bu blog yazınızla. Boks maçlarını seviyorsunuz anlaşılan. BLOG kumaşını teğellerle tutturmuşsunuz BLOG mandalı ile. gerisini siyasete ayırmışsınız Hem nalındanhem mıhından hem de etinden yararlandık. Atın etı yenmez ama, sözün gelişi öyle oldu. Geri de alamadım bu sıcaklarda.Ama nallı mıhlı bir blog olmuş.(Sahi,eşekte de nal var, mıh var) Halbuki biz attan bahsediyoruz. Hani söz vermiştik ya,eşekten bahsetmeyecektik.Eşekler kendilerini anladılar nasıl olsa. Daha da eşeklik yapmazlar diye geçirmiştik içimizden. Neyse... Eşekleri anmadan da eşekleri anabiliyoruz.Bu da bir şey. Hem eşek, iki defa (ş) ile yazılırsa, katmetli eşek olurmuş.Biz,eşekler alınmasın diye tek (ş) ile yazıyoruz. Millilerin durumuna gel,ince. Şimdiye kadarki en zayıf ekipler, güçlü rakiplerinin karşısında, daha ilk dakilaradan itibaren böylesi havlu atmadılar bre. Ya son dakikalarda, ya da uzatmalarda mağlup oldular. O da tek golle. Sıkma canını. Hala aynı kanepede misin?

Muzaffer Cellek 
 18.06.2016 12:34
Cevap :
Dün karşı kanapedeydim, bugün bu kanepede... İnsan oğlu kuş misali.. Uçtuk be..(görüyorsun hiç eşetlerden söz ediyor muyum; onlar bana göre saygın hayvanlar...!) Cellek hava o biçim, denizde misin, karada mısın, hali vaziyetini bana telle... Çünkü bu hava ihtiyarlara dokunur::! Haydi Saygılarımla selamlarım.  18.06.2016 12:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 743
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster